Fransa’daki ITER dahil birçok füzyon projesi, hidrojenin izotopları olan döteryum ve trityumu kullanıyor. Bu çekirdeklerin birleşmesiyle helyum-4, yüksek enerjili bir nötron ve 17,6 megaelektronvolt enerji ortaya çıkıyor.
Bu yaklaşımda radyoaktif trityumun sınırlı bulunması ve maliyeti önemli sorunlar arasında yer alıyor. Reaksiyon sırasında açığa çıkan nötronlar da reaktör malzemelerini yıpratabiliyor ve çevredeki bileşenlerin radyoaktif hale gelmesine neden olabiliyor.
Hidrojen-bor çevriminde ise bir proton ile bor-11 çekirdeğinin birleşmesi sonucunda yüklü alfa parçacıkları, yani helyum çekirdekleri oluşuyor. Yakıtların görece bol bulunması ve enerjinin ağırlıklı olarak yüklü parçacıklarla taşınması, bu yönteme yönelik ilgiyi artırıyor.