AKİT MENÜ

Ekonomi

Türkiye genelinde 390 istasyonu bulunan akaryakıt devi satılıyor: Herkesin aklında aynı soru var

Ekonomi yazarı Davut Dallı, kaleme aldığı yazıda, Türkiye genelinde 390 istasyonluk bir ağa sahip akaryakıt devinin kimin tarafından satın alınacağı sorusuna yanıt aradı.

2

Patronlar Dünyası'nda yer alan habere göre, Sabah Lukoil dosyasını yazarken mesele Washington ile Moskova arasındaki pazarlıktı. Birkaç saat sonra Türkiye tarafına baktığımda karşıma çok daha yakından takip etmemiz gereken bir tablo çıktı. Çünkü yaklaşık 20 milyar dolarlık Lukoil pazarlığının içinde Türkiye de var. Hem de 390 akaryakıt istasyonuyla.

3

Reuters’ın The New York Times’a dayandırdığı habere göre Lukoil’in uluslararası varlıklarının satışı artık yalnızca ticari bir işlem değil. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 5 Eylül’de Kremlin’de Steve Witkoff ve Jared Kushner ile yaptığı görüşmede Lukoil’in yurtdışı varlıklarının satışını gündeme getirdiği belirtiliyor. ABD’li milyarder Todd Boehly’nin başını çektiği, Körfez sermayesinin de yer aldığı yeni yapı bu varlıklar için sahaya çıkmış durumda.

4

Bu grup, Lukoil’in daha önce anlaşmaya vardığı Carlyle’ın karşısındaki yeni güçlü aday. Paketin büyüklüğü yaklaşık 20 milyar dolar. İçinde petrol ve doğalgaz sahaları, rafineriler, terminaller ve dünyanın farklı ülkelerindeki akaryakıt istasyonları bulunuyor. Türkiye açısından soru daha basit. Bu satış gerçekleşirse Lukoil tabelalarının arkasındaki şirketlerin sahibi kim olacak?

5

Hikâyeyi 18 yıl geriye sarmak gerekiyor. Lukoil, 2008’de Akpet’in yüzde 100’ünü satın aldı. Bedel 555 milyon dolardı. Lukoil’in o tarihte yaptığı resmi açıklamaya göre Akpet’in 693 istasyonla bayilik anlaşması vardı. Satın alınan yapı yalnızca istasyon ağından ibaret değildi; petrol ürünleri terminalleri, depolama tesisleri ve madeni yağ üretim altyapısı da paketin içindeydi. Yani Rus şirketi Türkiye’ye yalnızca tabela asarak girmedi. Bir dağıtım ve lojistik ağı satın aldı.

6

Aradan 18 yıl geçti. Lukoil Türkiye’nin kendi internet sitesindeki güncel istasyon aramasını bugün yaptığımızda sistemin verdiği sayı: 390. Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Bunların tamamının Lukoil’in mülkiyetindeki istasyonlar olduğunu söylemek doğru değil. Akaryakıt sektöründe dağıtım şirketleri büyük ölçüde bayilik sistemiyle çalışıyor. Nitekim Lukoil’in 2008’de Akpet’i satın alırken yaptığı kendi açıklamasında da o günkü 693 istasyonun “dealer agreements”, yani bayilik anlaşmaları üzerinden faaliyet gösterdiği açıkça belirtiliyordu. Dolayısıyla satış masasındaki Türkiye değerini 390 adet gayrimenkul olarak değil, 390 noktaya ulaşan bir dağıtım ve marka ağı olarak okumak gerekiyor.

7

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC’ın 18 Eylül’de güncellediği düzenlemeye göre LUKOIL International GmbH ve bağlı şirketlerinin satışı için görüşme yapılmasına ve şarta bağlı sözleşmeler imzalanmasına verilen izin 22 Ekim 2026’da sona eriyor. Fakat bu izin satışın kendisini kapsamıyor. OFAC bunu son derece açık yazıyor: Fiili satış, varlık devri veya şirket kontrolünün değiştirilmesi için ayrıca OFAC izni gerekiyor. Dahası, satıştan Lukoil’e ödenecek paranın yaptırımlar kaldırılıncaya kadar ABD yargı alanındaki bloke bir hesapta tutulması öngörülüyor. Yani alıcıyla satıcının el sıkışması yetmiyor. Washington’ın da “evet” demesi gerekiyor.

10

Türkiye ayağında ise dosyanın önüne iki önemli kurum çıkıyor: EPDK ve Rekabet Kurumu. Türkiye akaryakıt piyasasında lisanslı şirketlerin yapısındaki değişiklikler enerji mevzuatının konusu. Rekabet Kurumu açısından ise büyük akaryakıt devirleri zaten yakından inceleniyor. Bunun en yakın ve önemli örneklerinden biri BP’nin Türkiye operasyonlarının Petrol Ofisi’ne satışında yaşandı. Rekabet Kurulu yalnız şirketlerin toplam pazar payına bakmadı; yaklaşık 12 bin 500 akaryakıt istasyonunu koordinatları ve satış miktarlarıyla inceleyerek yerel pazarlardaki yoğunlaşmayı analiz etti ve işleme taahhütlerle izin verdi. Dolayısıyla Lukoil Türkiye ağının yeni sahibinin kim olacağı yalnız Moskova ile Washington arasında verilecek bir karar olmayabilir. Alıcının Türkiye’deki mevcut akaryakıt yatırımları ve pazar payı da önem kazanabilir.

11

Kamuya açık kaynaklarda Türkiye ağının yeni sahibinin kim olacağına ilişkin kesinleşmiş ayrı bir işlem bulunmuyor. Bu nedenle Türk şirketlerinin isimlerini belge olmadan “talip” diye yazmak doğru değil. Ama artık yanıtlanması gereken somut sorular var: Akpet Akaryakıt, Akpet Gaz ve Lukoil İstasyon İşletmeciliği LUKOIL International GmbH satış paketinin hangi bölümünde yer alıyor? 390 istasyonun kaçı bağımsız bayi, kaçı grup şirketleri tarafından işletiliyor? Türkiye’deki depolama ve dolum altyapısının mülkiyet yapısı nasıl? Türkiye operasyonunun tamamı küresel paketle birlikte mi devredilecek, yoksa ayrı bir satış mümkün mü? 18 yıl önce 555 milyon dolarlık satın almayla Rusların kontrolüne geçen Akpet’in yeni sahibi kim olacak? Washington ile Moskova yaklaşık 20 milyar dolarlık dev enerji paketini konuşuyor. Türkiye açısından o pazarlığın tabelası ise çok daha tanıdık: LUKOIL. O tabela bugün Türkiye’nin 390 noktasında duruyor.