AKİT MENÜ

Gündem

Savaş gemileri burnumuzun dibine getiriliyor: Emekli amiral 'Türkiye için çok ciddi bir mesele' diyerek uyardı

ABD’nin yeni bir Güney Kıbrıs Büyükelçisi John Breslow, Rum tarafına daha çok ABD savaş gemisi desteği vereceklerini duyurarak 'fazlaca tatbikat yapacağız' açıklamasını yaptı. Emekli amiral Cem Gürdeniz ise Breslow'un sözleriyle ilgili önemli uyarılarda bulundu.

3

Emekli amiral Cem Gürdeniz, söz konusu meselenin Ankara tarafından çok dikkatli olunması gerektiğini savunarak şunları söyledi: Değerli araştırmacı gazeteci Erkin Öncan’ın gündeme getirdiği ABD’nin yeni Lefkoşa Büyükelçisi John Breslow’un açıklamaları Ankara’da çok dikkatli okunmalıdır.

4

Sorun 1 Ekim törenlerinde Amerikalı denizcilerin yer alması veya Amerikan savaş gemisinin Limasol’a uğraması değildir. ABD, GKRY’nin siyasi, diplomatik, ekonomik ve artık giderek artan biçimde askeri olarak yanında olduğunu attığı somut adımlarla gösteriyor.

5

Güney Kıbrıs’a bugüne kadar uygulanan tüm ambargoların kaldırılmış olması ve silah satışına izin verilmesi ; 2024–2029 Savunma İşbirliği Yol Haritası; Baf’taki askeri altyapının geliştirilmesi; CYCLOPS (ABD /Güney Kıbrıs kara,deniz ve liman güvenliği merkezi); ortak eğitim ve tatbikatlar; Amerikan askeri satışlarının başlaması ve daha fazla ABD savaş gemisinin adaya geleceğinin açıklanması tesadüf değildir.

6

Bu gelişmelere İsrail boyutunu da eklemek gerekir. İsrail-GKRY ilişkileri savunma, güvenlik ve enerji alanlarında stratejik ortaklığa dönüşürken İsrailli sermayenin Güney Kıbrıs’taki gayrimenkul, arazi ve yatırımlardaki ağırlığı da hızla artıyor. ABD ile İsrail arasındaki stratejik ve simbiyotik bağ düşünüldüğünde ortaya çok daha büyük bir jeopolitik resim çıkmaktadır. Washington küresel önceliğini Çin ile Pasifik rekabetine kaydırırken Doğu Akdeniz’de İsrail’in güvenliği, enerji yolları ve deniz ulaştırma hatları açısından son derece değerli olan Güney Kıbrıs’ı ileri bir siyasi-askeri dayanak noktasına dönüştürüyor.

7

Türkiye açısından asıl jeopolitik sorun adada karşımızda sadece Avrupa birliği değil artık ABD ve İsrail de vardır. Ankara bugün, sadece içinde bulunduğunuz ekonomik krize bağlı olarak değil devlet baskanlari arasındaki yakın ilişkinin de bir sonucu olarak Kafkasya’dan Batı Asya’ya, Orta Asya’dan Kuzey Afrika’ya kadar her yerde Washington’ın taleplerini uyum içinde karşılamaktayken ABD Türkiye’nin en hassas jeopolitik alanlarından birinde GKRY ile askeri bütünleşmesini gözümüze önünde derinleştiriyor.

8

Büyükelçi Breslow daha da ileri giderek ABD’nin gelecekte “Kıbrıs’ı koruyacağını” söylüyor. Kime karşı koruyacaksınız? Adada 1974’ten beri barışı sağlayan Türkiye’ye karşı mı? KKTC’ye karşı mı? Türk askerine karşı mı? Yoksa Mavi Vatan’daki Türk deniz yetki alanlarına karşı mı? Bu sorunun cevabı istenmelidir. Çünkü Doğu Akdeniz’de ABD-GKRY-İsrail ekseninde oluşan askeri ve jeopolitik mimari Türkiye açısından tali bir diplomasi konusu değil, doğrudan ciddi bir jeopolitik meydan okumadır. NATO üyeliğinin Türkiye’yi otomatik olarak koruduğunu düşünenler de Güney Kıbrıs’ta kurulmakta olan bu tabloya dikkatle bakmalıdır.