Araştırmacılara göre yıldızın kırmızı dev aşamasında uzaya savurduğu maddeler, daha sonra bir araya gelerek yeni bir gezegenin oluşmasına zemin hazırlamış olabilir. Bu nedenle keşfedilen dünya, yıldızının ilk yaşam döneminde oluşan "birinci nesil" gezegenlerden farklı değerlendiriliyor. Bilim insanları bu tür dünyalara "ikinci nesil gezegenler" adını veriyor.
Togg’da ekim fırsatı! Yüzde 0 faizli kredi, şarj hediyesi ve indirim: İşte T10X ve T10F'de kampanya detayları
Fenerbahçe'den çılgın transfer planı! 2 yıldız için flaş hamle
Emekli maaşında ocak hesabı! 2027 zammıyla SSK ve Bağ-Kur'lu ne kadar alacak? TAKVİM hesapladı
Gezegenin varlığına ilişkin en önemli ipuçlarından biri, beyaz cücenin atmosferinde bulundu. HS 0209+0832'nin atmosferinde çinko, bakır ve özellikle niyobyum elementlerinin olağanüstü yüksek miktarlarda bulunduğu tespit edildi. Bu elementlerin bazıları Güneş'tekinden yaklaşık 1000 kat daha yüksek seviyelerde.
Araştırmacılar, bu sıra dışı kimyasal bileşimin yıldızın kırmızı dev döneminde gerçekleşen "s-süreci" adı verilen nükleer reaksiyonlarla bağlantılı olduğunu belirledi.
Bu kimyasal izler, gezegenin sıradan bir ötegezegen olmadığını ve yıldızın ölüm sürecinde ortaya çıkan maddelerle bağlantılı olabileceğini düşündürdü.
Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden Nicholas Stone, bu element deseninin normal birinci nesil gezegenlerde görülmesi beklenmeyen bir kimyasal imza olduğunu belirtti.
JÜPİTER BÜYÜKLÜĞÜNDE VE YILDIZINA ÇOK YAKIN
Araştırmacılar, gezegenin özelliklerini incelemek için NASA'nın ötegezegen avcısı TESS uzay teleskobundan yararlandı. Gözlemler, gezegenin yaklaşık 4,4 Dünya gününde beyaz cücenin etrafındaki turunu tamamladığını ortaya koydu. Gezegenin boyutunun ise Jüpiter'e yakın olduğu belirlendi. Ancak bu dev gezegenin geleceği oldukça dramatik.
Beyaz cüceye son derece yakın olduğu için yoğun yıldız radyasyonuna maruz kalan gezegenin atmosferinin zamanla ısınarak uzaya kaçması ve sonunda tamamen yok olması bekleniyor.
NEDEN BU KADAR NADİR?
Araştırmacılara göre böylesine bir gezegenin oluşabilmesi için olağan dışı koşullar gerekiyor. Tek başına ölen bir yıldız, maddesini büyük ölçüde çevresine dağıtarak kaybediyor. Bu maddelerin yeniden bir araya gelip gezegen oluşturabilecek bir disk meydana getirmesi ise oldukça zor.
Bilim insanları, HS 0209+0832 sisteminde bir eş yıldızın bulunmasının bu süreci mümkün kılmış olabileceğini düşünüyor. Eş yıldızın kütleçekimi, yıldızın ölümü sırasında dışarı savrulan maddelerin bir bölümünü sistem içerisinde tutarak yeni bir gezegenin oluşabileceği diskin meydana gelmesine yardımcı olmuş olabilir.
GÜNEŞ'İN GELECEĞİNE DAİR İPUCU OLABİLİR
Keşfin en çarpıcı yönlerinden biri ise Dünya'nın geleceğiyle bağlantısı. Güneş'in yaklaşık 6 milyar yıl içinde yaşamının son aşamalarına ulaşarak kırmızı deve dönüşmesi ve daha sonra geride bir beyaz cüce bırakması bekleniyor. Bu süreçte Güneş'in dış katmanlarını uzaya savurması, bugün bildiğimiz Güneş Sistemi'nin tamamen farklı bir yapıya dönüşmesine yol açacak.