AKİT MENÜ

Ekonomi

Hilal Kaplan 'Fon krizinde sıra belli' diyerek duyurdu: Hesaplaşma zamanı gelecek

Gazeteci yazar Hilal Kaplan 'ihanet ve güven' başlıklı yazısında fon krizine yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İşte Kaplan'ın Sabah'ta kaleme aldığı o yazısı...

2

on krizinin ardından en çok duyduğum soru şu: "Bu iş nasıl çözülecek?" Altında daha derin bir soru yatıyor aslında: "Kime güveneceğiz?" Cevabımı duygularla değil, kayıtlarla vermek istiyorum. 2013 yazında Kahire'de sokak gösterileri bir darbenin zeminine dönüştürüldü, seçilmiş bir cumhurbaşkanı devrildi. Eşzamanlı olarak Gezi olaylarıyla Türkiye benzer bir senaryoya zorlandı; üstelik emniyetin içinde FETÖ yapılanması varken... Tutmadı.

3

Üç yıl sonra aynı yapı tankla, jetle geldi; 15 Temmuz gecesi milletle birlikte püskürtüldü. Arada şehirlerimiz hendeklerle teröre teslim edilmek istendi; o dosya da kapatıldı. Bu sicilin öğrettiği şey şu: Erdoğan krizi ilk saatte değil, doğru saatte yönetir. Devlete zarar gelmesin diye yutkunması gereken yerde yutkundu, celallenmesi gereken yerde celallendi, yumruğunu masaya vurması gereken anda vurdu. Ama zamanlamayı hiçbir zaman başkalarına bırakmadı.

4

2018'deki kur saldırısında da pandeminin ilk aylarında da önce yangını söndürdü, hesabı sonra sordu. Panikle atılan adımın, krizi çıkaranlardan çok mağdura zarar verdiğini iyi bilir. Bazılarının "Neden hâlâ harekete geçilmiyor" diye sabırsızlandığı anlar, çoğu zaman masada en çok iş yapılan anlar oldu.

5

Fon krizinde de sıra belli. Önce mağdur vatandaşın kaybını telafi etmek ve yangının ekonominin geri kalanına sıçramasını önlemek. Küçük yatırımcıya öncelik verilmesi, tasfiyenin iki büyük bankaya emanet edilmesi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında tam yetkili bir kurulun kurulması bunun işaretleri. Altı aylık tasfiye takvimi de bu sıralamanın parçası.

6

Ardından hesaplaşma zamanı gelecek. Devlet Denetleme Kurulu görevlendirildi, soruşturma derinleşiyor. Haksız kazancın iadesi için hesaplar açıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözü ortada: Devletin, milletin malına el uzatanla işimiz olmaz, olamaz.

7

Adalet Bakanı Akın Gürlek, haksız kazancı iade edenlerin dosyasının kapanmayacağını açıkladı, "Hukuk çerçevesinde sonuna kadar sürecin takipçisi olacağız" dedi.

8

Güvenmek, sorgulamamak demek değildir. Bu dosyada sorulacak çok soru var; uyarılara rağmen o çarkın neden aylarca döndüğü, sorumlu devlet kurumları bunların başında geliyor. Bu soruları sormak, davaya sahip çıkmanın ta kendisidir. Ama bu soruların cevabını kimin alacağını da biliyoruz. Yirmi beş yıldır milletin sırtını yasladığı irade, bu kez kendi içerisinden gelen darbeyi de en doğru şekilde aşacaktır.