AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

Yunanistan, 'Türkiye GCAP'a katılacak' diyordu: İngiltere o ülkeyi çağırdı

Geçtiğimiz aylarda Yunan basınında çıkan 'Türkiye altıncı nesil savaş uçağı programına katılacak' haberleri üzerine İngiltere'den dikkat çeken bir hamle geldi. İngilizler GCAP programına o ülkeyi davet etti.

2

Almanya, Birleşik Krallık, İtalya ve Japonya tarafından yürütülen yeni nesil savaş uçağı programı Global Combat Air Programme’a (GCAP) katılım ihtimalini değerlendirmeye başladı. Berlin ile Londra arasında yürütülen ilk temaslarda, olası bir Alman katılımının sanayi boyutu ve Almanya’nın gelecekteki askerî ihtiyaçları ele alınıyor.

3

Görüşmelerin henüz keşif aşamasında olduğu belirtilirken, Almanya’nın programa hangi statüyle dahil edilebileceği konusunda ise henüz kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Berlin’e konsorsiyumda gözlemci statüsü teklif edilip edilmediği de belirsizliğini koruyor. Öte yandan Birleşik Krallık hükümeti, GCAP ortaklarının programa yeni ülkelerin katılımına açık olduğunu daha önce ifade etmişti.

4

Almanya açısından GCAP seçeneğinin önünde bazı soru işaretleri de bulunuyor. Berlin’de yapılan değerlendirmelerde, mevcut program yapısının Almanya’nın operasyonel ihtiyaçlarıyla ne ölçüde örtüştüğü ve Alman savunma sanayisinin projeden ne kadar pay alabileceği tartışılıyor. GCAP’ın hâlihazırda Birleşik Krallık, İtalya ve Japonya arasında belirlenmiş bir teknoloji ve sanayi iş bölümü üzerinden ilerlemesi, Almanya’nın projeye sonradan dahil olması durumunda Alman şirketlerine geniş bir rol açılmasını zorlaştırabilecek faktörlerden biri olarak görülüyor.

5

Alman tarafındaki bazı değerlendirmelerde, GCAP kapsamında geliştirilen Tempest merkezli platformun Almanya’nın Avrupa kıtasına yönelik operasyonel ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmediği de ifade ediliyor. Ayrıca hâlihazırda ilerleyen bir programa sonradan dahil olarak anlamlı bir Alman sanayi katkısı oluşturmanın güç olabileceği değerlendiriliyor. Berlin’in çekincelerinde, BAE Systems ile Eurofighter Typhoon programı döneminde yaşanan iş paylaşımı ve sanayi katılımına ilişkin deneyimlerin de etkili olduğu belirtiliyor.

6

Bununla birlikte söz konusu değerlendirmelerin Almanya’nın kesinleşmiş resmî politikası olmadığına dikkat çekiliyor. Berlin’in alternatif olarak İspanya ve İsveç ile yeni nesil savaş uçağı geliştirilmesine yönelik olası bir iş birliğini de değerlendirdiği aktarılıyor. Bu seçeneğin GCAP’a kıyasla Alman savunma sanayisine daha geniş bir hareket alanı sağlayabileceği düşünülüyor. Henüz resmî bir programa dönüşmemiş olması ise tarafların sanayi katılımı, teknoloji paylaşımı ve iş bölümü gibi başlıklarda şartları baştan şekillendirmesine imkân tanıyabilir. Bu nedenle Almanya açısından önümüzdeki dönemde temel belirleyicinin yalnızca hangi savaş uçağı programına dahil olunacağı değil, Alman sanayisinin teknoloji, üretim ve karar alma süreçlerinde ne ölçüde söz sahibi olacağı olması bekleniyor.

7

Almanya’nın GCAP seçeneğini değerlendirmesi, Fransa ile FCAS/SCAF’ın yeni nesil savaş uçağı bileşeni NGF üzerindeki anlaşmazlıkların ardından gündeme geldi. Berlin’in özellikle sanayi payı ve teknoloji üzerindeki söz hakkı konusunda yaşadığı sorunlar, alternatif arayışını hızlandırdı. Almanya, ILA Berlin’de sekiz şirketten oluşan “Team Gen 6” girişimini duyurarak NGF kapsamında yürütülen bazı çalışmaları sürdürme kararı aldı. Bu çalışmalar; Combat Cloud, insansız sistemler ve Remote Carriers gibi teknolojileri kapsıyor. Berlin aynı zamanda ek F-35 alımı ve yeni savaş uçağı programlarına katılım seçeneklerini de masada tutuyor. Bu noktada GCAP öne çıkan alternatiflerden biri olurken, programın 2035 hedefi doğrultusunda ilerlemesi Almanya açısından önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Öte yandan Kanada’nın gözlemci olarak katıldığı GCAP’a Singapur da ilgi gösteriyor. Ancak yeni ortakların programa dahil edilmesinin 2035 takvimini etkileyebileceği yönünde uyarılar bulunuyor.

9

Yunan medyası, Türkiye’nin GCAP’e olası katılımı, yeni nesil sensörler, yapay zeka ve ağ merkezli savaş teknolojileri açısından önemli bir fırsat oluşturabileceği yönünde ifadeler kullanmıştı. Söz konusu teknolojilerin Türkiye’nin kendi savaş uçağı geliştirme çalışmalarında da kullanılabileceği değerlendirilmişti. Özellikle KAAN’ın geliştirme sürecinde bazı teknolojilerden yararlanılabileceği ve elde edilecek teknik kazanımların Türkiye’nin yerli motor çalışmalarına da katkı sağlayabileceği öne sürülmüştü.