AKİT MENÜ

Aktüel

Berna Laçin'e büyük tepki: 'Yunanistan’ı Severken İzmir’in İşgalini Anlatmak…'

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, oyuncu Berna Laçin’in İzmir üzerinden yaptığı “işgal” ve “korkma” ifadelerine tepki gösterdi. Yazıcı, “Tarihî kavramların siyasi tartışmalarda bu kadar kolay kullanılmaması gerekir” dedi. Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Berna Laçin’in İzmir üzerinden yaptığı, “İzmir daha önce de işgal edildi, korkma” şeklindeki paylaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

3

İzmir’in 15 Mayıs 1919’da Yunan ordusu tarafından işgal edilmesinin, Türk milletinin hafızasında Millî Mücadele’nin başlangıç noktalarından biri olarak yer aldığını belirten Yazıcı, “İşgal; siyasi bir parti tercihi değildir. İşgal, yabancı bir ordunun bir ülkenin toprağına girmesidir. İzmir’in işgali; Hasan Tahsin’dir, Kuvâ-yı Milliye’dir, Millî Mücadele’dir, şehitlerimizin ve milletimizin hafızasıdır” ifadelerini kullandı.

4

“Korkma” ifadesinin İstiklâl Marşı’nın ilk kelimesi olduğuna dikkat çeken Turgay Yazıcı, söz konusu kelimenin Millî Mücadele döneminin ağır şartları içerisinde anlam kazandığını belirterek şöyle devam etti: “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik siyasi hayatı içerisinde gerçekleşen bir parti değişikliğini, 1919’daki İzmir işgaliyle aynı kavram üzerinden değerlendirmek tarihî kavramların ağırlığını hafife almaktır. Siyasi tartışmalar yapılabilir, eleştiriler getirilebilir. Ancak işgal avramının tarihî anlamı bellidir.”

5

Yazıcı, Laçin’in geçmiş yıllarda Yunanistan hakkında yaptığı açıklamalara da dikkat çekerek, “Yunanistan’ı çok severim, Yunan komşuları da severim” şeklindeki ifadelerin ve yine Yunanistan üzerine yazılarında yer alan “Bir elmanın iki yarısıyız biz, onlar bize benzer, biz onlara” sözlerinin kamuoyunun hafızasında olduğunu ifade etti.

6

Turgay Yazıcı, “Elbette bir sanatçının başka ülkelerin halklarına yönelik olumlu duygular beslemesi kendi tercihidir. Ancak İzmir’in işgalinden söz edildiğinde tarih bir bütün olarak ele alınmalıdır” dedi. Yazıcı, bu noktada 1821 Mora İsyanı ve Tripoliçe’de yaşanan Müslüman katliamına da kısa bir hatırlatmada bulunarak şu soruyu yöneltti: “İzmir’in işgalini hatırlarken Mora’yı, Tripoliçe’yi ve o dönemde yaşanan büyük acıları neden aynı tarih hassasiyetiyle konuşmuyoruz” “Fransa ve Batı söz konusu olduğunda gösterilen hassasiyet Türkiye için de gösterilmeli” Berna Laçin’in geçmişte Fransa ve Avrupa şehirleri üzerine kaleme aldığı yazılara da değinen Yazıcı, Avrupa’nın mimarisi, şehirleri ve kültürü hakkında yapılan olumlu değerlendirmelerin kişisel tercih olduğunu belirtti.

7

Yazıcı, “Fransa’yı, Avrupa’yı veya başka bir ülkenin kültürünü beğenmek elbette bir mesele değildir. Ancak başka ülkelerin tarihine ve şehirlerine bakarken gösterilen hassasiyetin, Türkiye’nin tarihine ve milletimizin hafızasına karşı da gösterilmesi gerekir” dedi. “İşgal başka, siyasi tercih başka” Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı açıklamasını şöyle tamamladı: “İzmir’in işgali ile Türkiye’de bugün yaşanan siyasi gelişmeleri aynı kavram üzerinden değerlendirmek doğru değildir. 1919’da İzmir’e giren Yunan ordusu bir işgal kuvvetiydi. Bugün ise Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi hayatı içerisinde yaşanan bir gelişmeden söz ediyoruz. Bunları birbirine karıştırmamak gerekir.

8

Yazıcı, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Yunanistan’a yönelik olumlu sözler söylemek elbette bir tercihtir. Ancak tarih konuşulacaksa tarih bütün olarak konuşulmalıdır. Mora da hatırlanmalıdır, Tripoliçe de hatırlanmalıdır, İzmir’in işgali de doğru bağlamıyla anlatılmalıdır. ‘Korkma’ kelimesi ise sıradan bir siyasi polemik cümlesi değildir. O kelime, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin hafızasında özel bir yere sahiptir. Tarihî kavramları kullanırken daha dikkatli ve sorumlu bir dil kullanmak gerekir.”