AKİT MENÜ

Dünya

Dr. Muhammed Mazhar Şahin'den dikkat çekici çıkış: Türkiye Yemen’e savaşmaya gitmiyor, Suudi Arabistan’ın savunmasına katkı sağlıyor

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL Türkiye’nin Mekke İttifakı kapsamında Suudi Arabistan’a asker göndermesinin “Yemen’de savaşa girme” şeklinde yorumlanmasının doğru olmadığını belirten Dr. Muhammed Mazhar Şahin, “Burada asıl mesele Suudi Arabistan’ın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve bölgesel caydırıcılığın artırılmasıdır” dedi.

3

Mekke Savunma İttifakı, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları sonrası olağanüstü toplandı. Mekke ve Medine’nin güvenliğine yönelik saldırıların kınandığı toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride, Türkiye, Suudi Arabistan ve diğer ittifak ülkelerinin güvenliğinin birbirinden ayrılmaz olduğu vurgulandı. Bildiride, ulusal mevzuat çerçevesinde Suudi Arabistan’ın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla askeri kuvvet ve yeteneklerin sağlanmasına karar verildi. Bu kapsamda gazetemize özel açıklamalarda bulunan Dr. Muhammed Mazhar Şahin, Türkiye’nin Mekke İttifakı kapsamında Suudi Arabistan’a asker göndermesinin bölgesel güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Söz konusu askeri varlığın Yemen’de savaşa girme anlamına gelmediğini söyledi. Türkiye’nin 2017 yılında Katar’a asker göndermesi öncesinde de benzer tartışmaların yaşandığını hatırlattı. O dönemde “Türk askerinin Katar’da ne işi var?” şeklinde söylemlerin gündeme getirildiğini belirten Şahin, Türkiye’nin Katar’daki askeri varlığının herhangi bir savaşa dahil olma sonucunu doğurmadığını ifade etti.

4

Türkiye’nin Katar’daki askeri varlığının güvenlik ve caydırıcılık açısından önem taşıdığını belirten Şahin, “Türkiye Katar’a gitti diye Katar’da herhangi bir ülkeyle savaşa girmedi. Tam tersine, Türkiye’nin askeri varlığı Katar’ın güvenliğine katkı sağlayan bir caydırıcılık unsuru oldu” değerlendirmesinde bulundu.

5

Suudi Arabistan açısından da benzer bir durumun söz konusu olduğunu ifade eden Şahin, Türkiye’nin bölgedeki temel amacının Husilerle savaşmak veya Yemen’e yönelik bir kara harekâtı gerçekleştirmek olmadığını kaydetti.

6

Şahin, “Türkiye’nin Suudi Arabistan’a asker göndermesinin temel amacı Husilerle savaşmak ya da Yemen’e kara harekâtı düzenlemek değildir. Amaç, Suudi Arabistan’ın özellikle hava savunması olmak üzere savunma kapasitesini güçlendirmek ve ülkenin güvenliğine katkı sağlamaktır” dedi.

7

Türkiye’nin önüne “Ya Husilerle savaşırsın ya da Suudi Arabistan’a asker göndermezsin” şeklinde bir seçenek konulmasının doğru olmadığını vurgulayan Şahin, üçüncü bir seçeneğin bulunduğuna dikkat çekti. Şahin, “Savunma kapasitesini güçlendirmek, caydırıcılık oluşturmak ve diplomasiye alan açmak mümkündür. Çünkü güçlü bir savunma kapasitesi sadece savaşmak için değil, gerektiğinde savaşı önlemek için de kullanılır. Caydırıcılık ne kadar güçlü olursa karşı tarafın saldırı hesapları da o kadar zorlaşır” ifadelerini kullandı.

8

Türkiye’nin dış politika kararlarını Husilerin açıklamalarına göre şekillendiren bir ülke olmadığını belirten Şahin, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesel gelişmeleri kendi ulusal çıkarları ve güvenlik perspektifi doğrultusunda değerlendirdiğini söyledi. Şahin, “Türkiye, Husilerden gelen tehditlere göre dış politika belirleyen bir ülke değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlarını Husilerin açıklamaları değil, kendi ulusal çıkarları ve bölgesel güvenlik yaklaşımı belirler” dedi.

9

Bölgede yaşanan gelişmelerin yalnızca tek bir ülke üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Şahin, Hürmüz Boğazı, Bab el-Mendeb ve Suudi Arabistan’ın güvenliğinin birbirinden bağımsız meseleler olmadığını dile getirdi. Şahin, “Bölgede güvenlik boşluğu büyüdükçe dış güçlerin müdahale alanı da genişlemektedir. Bu nedenle bölgesel güvenliğin bölge ülkelerinin kendi imkânlarıyla sağlanması büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.

10

Türkiye’nin Mekke İttifakı içerisindeki rolünün bu açıdan önem taşıdığını belirten Şahin, ittifak kapsamında ortaya konulan yaklaşımın bölgenin güvenliğinin mümkün olduğunca bölge ülkelerinin kendi kapasitesiyle sağlanması olduğunu söyledi. Türkiye’nin Suudi Arabistan’a asker göndermesinin bir savaş kararı olarak değil, savunma ve caydırıcılık hamlesi olarak okunması gerektiğini vurgulayan Şahin, değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Türkiye Yemen’e savaşmaya gitmiyor. Türkiye, Suudi Arabistan’ın savunmasına katkı sağlıyor. Eğer Türkiye’nin ortaya koyduğu bu caydırıcılık; saldırıların azalmasına, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin güçlenmesine ve tarafların yeniden diplomasi masasına dönmesine katkı sağlarsa, Türkiye’nin askeri varlığının amacı zaten gerçekleşmiş olacaktır. Çünkü Türkiye’nin hedefi savaşa girmek değil, gerektiğinde güçlü bir caydırıcılıkla savaşı önlemektir.”