AKİT MENÜ

Gündem

Türkiye'de yılda 1,5 milyar dolarlık saat satılıyor! Zamanı çöpe attık markalara sarıldık!

Gelişen teknoloji ile artık hemen her elektronik cihazda zamanı öğrenmek mümkün iken, günümüzde birer aksesuara dönüşen marka saatlere rağbet bitmiyor. 10 Ekim Dünya Saatçilik Günü dolayısıyla toparlanan verilere göre, Türkiye’de yılda İsviçre, Çin, Japonya ve Almanya’dan ithal 8 milyon saat satılırken, bu pazarın hacmi 1,5 milyar doları buluyor.

2

Cep telefonlarından bilgisayarlara, otomobillerden akıllı ev sistemlerine kadar günlük hayatta kullanılan hemen her elektronik cihaz artık saati gösteriyor. Ancak zamanı öğrenmek için kol saatine duyulan ihtiyaç büyük ölçüde ortadan kalkmasına rağmen Türkiye'de saatlere olan ilgi hız kesmiyor. Bir zamanlar temel işlevi zamanı göstermek olan kol saatleri, günümüzde aksesuar, prestij ve koleksiyon ürünü olarak öne çıkıyor. Özellikle dünyaca ünlü markalara yönelik talep, Türkiye'deki saat pazarının milyarlarca dolarlık büyüklüğe ulaşmasını sağladı.

3

8 MİLYON SAAT SATILIYOR 10 Ekim Dünya Saatçilik Günü dolayısıyla Tüm Saatçi İş Adamları Derneği (TÜSAD) verilerinden derlenen bilgilere göre, 2023 yılında 1,37 milyar dolar seviyesinde bulunan Türkiye saat pazarının büyüklüğü, 2025 itibarıyla yaklaşık 1,5 milyar dolara ulaştı. Türkiye'de bir yılda yaklaşık 7,5-8 milyon adet saat satıldığı tahmin ediliyor. Saatlerin önemli bölümü ise İsviçre, Çin, Japonya ve Almanya gibi ülkelerden ithal ediliyor.

4

İTHALATA 525 MİLYON DOLAR Türkiye'nin saat ithalatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,7 artarak 525,4 milyon dolara çıktı. İthalat tutarının 2026 yılı sonunda yaklaşık 600 milyon dolara ulaşması bekleniyor. İthal edilen saat miktarı da 2025'te yüzde 1,5 artışla 7,57 milyon adede yükseldi. Verilerde İsviçre'nin ağırlığı ise dikkat çekti. Saat ithalatının değer bazında yüzde 71,3'ünü İsviçre'den gerçekleştirilen alımlar oluşturdu. İsviçre'nin adet bazındaki payının ise yüzde 6,8'de kalması, bu ülkeden getirilen saatlerin yüksek fiyat segmentinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Aynı dönemde Türkiye'nin saat ihracatı 41,4 milyon dolara yükselirken, ihraç edilen saat sayısı 349 bin 608 olarak kayıtlara geçti.

5

“TÜRKİYE İYİ PAZARLARDAN BİR TANESİ” TÜSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aydın, Türkiye'nin oldukça dinamik bir saat pazarına sahip olduğunu belirterek hem erkeklerin hem de kadınların kol saatlerine yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. Saatlerin hediye olarak da ciddi talep gördüğünü aktaran Aydın, markaların oluşturduğu hikâyelerin tüketici tercihlerinde etkili olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Artık her markanın bir hikayesi olduğu için bu hikayeyle birlikte saatler epey rağbet görüyor. Bu nedenle Türkiye iyi pazarlardan bir tanesi.”

6

YERLİ ÜRETİM YOK DENECEK KADAR AZ Türkiye'deki yüksek talebe karşın yerli saat üretiminin oldukça sınırlı olması da sektörün dikkat çeken başlıklarından biri. Saat üretiminin ciddi bir bilgi birikimi ve tecrübe gerektirdiğini ifade eden Aydın, İsviçre ve Japonya gibi ülkelerin üretimde öne çıktığını, Türkiye'deki yerli üretimin ise yok denecek kadar az olduğunu kaydetti. Aydın, Türkiye saat pazarının önümüzdeki yıllarda daha da büyümesinin beklendiğini belirterek, 2028 yılında pazar hacminin 2,35 milyar dolara çıkabileceğini ifade etti. Türkiye genelinde yaklaşık 8 bin saat satış ve tamir mağazası bulunuyor. İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Adana ve Bursa gibi büyükşehirlerde özellikle yüksek fiyatlı saatlere talep daha fazla. İsviçre ve Japonya menşeli ürünler ise pahalı saat kategorisinde öne çıkıyor. Dünyanın önde gelen saat markalarının Türkiye'de mağaza açmaya veya distribütörler aracılığıyla pazardaki faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiği belirtiliyor.

7

ESKİ SAATLERE RAĞBET ARTIYOR İstanbul Ticaret Odası Gözlükçülük ve Saatçilik Meslek Komitesi Meclis Üyesi Çağrı Gündoğdu ise tüketici tercihlerinde iki yeni eğilimin öne çıktığını söyledi. Bunlardan ilkinin eski ve “vintage” olarak nitelendirilen saatlere dönüş olduğunu belirten Gündoğdu, teknolojisi eski olmasına rağmen talebi yüksek kalmayı başaran sektörlerin başında saatçiliğin geldiğine dikkat çekti. İkinci önemli eğilimin ise “mikro markalar” olduğunu ifade eden Gündoğdu, küçük atölyelerde daha yenilikçi tasarımlar ve mekanik ağırlıklı koleksiyonlar geliştiren markaların geleneksel üreticileri de yeniliğe zorladığını kaydetti.

8

DÜNYA SAATÇİLİK GÜNÜ FİKRİ TÜRKİYE'DEN ÇIKTI 10 Ekim Dünya Saatçilik Günü'nün ortaya çıkış hikâyesinde Türkiye'nin bulunması da dikkat çekiyor. Gündoğdu, fikrin ilk kez 10 Ekim 2024'te İstanbul'da ortaya atıldığını, ilk kutlamanın ise 10 Ekim 2025'te gerçekleştirildiğini anlattı. Tarih seçiminde saat reklamlarında sıkça kullanılan “10'u 10 geçe” görüntüsünün etkili olduğunu belirten Gündoğdu, akrep ve yelkovanın bu konumunun hem estetik bir görüntü oluşturduğunu hem de kadrandaki marka ve diğer özelliklerin görünürlüğünü koruduğunu söyledi. Gündoğdu, Dünya Saatçilik Günü'nün geçtiğimiz yıl İsviçre başta olmak üzere ABD ve çeşitli Avrupa ülkeleri dahil yaklaşık 15 ülkede etkinliklerle kutlandığını aktardı.

9

HEDEF UNESCO TAKVİMİ Sektör temsilcileri şimdi 10 Ekim Dünya Saatçilik Günü'nün uluslararası bir kültürel mirasa dönüşmesini ve UNESCO takvimine girmesini hedefliyor. Bu kapsamda uluslararası kuruluşlara gerekli başvuruların yapıldığını belirten Gündoğdu, sürecin prosedürlerin tamamlanmasının ardından değerlendirileceğini söyledi. Sektörün bir başka hedefi ise saatçilik eğitiminin Türkiye'de yaygınlaştırılması. Bursa'da lise düzeyinde saatçilik eğitimi veren bir okulun faaliyete geçtiğini aktaran Gündoğdu, ilerleyen dönemde İstanbul'da da benzer bir okul açılmasının hedeflendiğini ifade etti. Üniversitelerde iki yıllık teknik programların açılmasının da gündemde olduğunu kaydeden Gündoğdu, böylece saat sektörünün ihtiyaç duyduğu teknisyen ve servis çalışanlarının Türkiye'de yetiştirilebileceğine dikkat çekti.