Husilerin Velâyet Günü etkinlikleri ve Gadîr-i Hum kutlamaları üzerinden söz konusu anlayışı toplumsal düzeyde yaygınlaştırmaya çalıştığını kaydeden Erdeğer, velâyet öğretisinin siyasi itaatle ilişkilendirilmesinin mezhepçi söylemleri derinleştirebildiğine dikkat çekti.
“MEHDİ’SİZ VELÂYET-İ FAKİH” YORUMU
Erdeğer, Husi hareketinin ideolojik dönüşümünü açıklarken İran’da geliştirilen Velâyet-i Fakih anlayışıyla kurulan ilişkiye de dikkat çekti.
İran İslam Devrimi sonrasında Ayetullah Humeyni tarafından sistemleştirilen Velâyet-i Fakih öğretisinin, On İki İmamcı Şiilikte dinî otoritenin yönetimdeki rolüne ilişkin bir yaklaşım olduğunu belirten Erdeğer, Husi hareketinin ise bu anlayışı kendi Zeydî-Cârûdî imamet yorumuyla birleştirdiğini savundu.
Erdeğer, bu sentezi “Mehdi’siz Velâyet-i Fakih” şeklinde tanımladı. Bu yorumun, klasik Zeydî imamet anlayışının doğrudan devamı olarak değil, Husi liderliğinin siyasi hedefleri doğrultusunda geliştirilmiş modern bir yorum olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.