AKİT MENÜ

Dünya

İsrail'in uluslararası meşruiyeti aşınıyor: Mehmet Rakipoğlu açıkladı...

Ortadoğu uzmanı Doç. Dr. Mehmet Rakipoğlu, 7 Ekim’in üçüncü yıl dönümünde İsrail’in askerî kazanımlarına rağmen uluslararası meşruiyetini, Batı kamuoyundaki desteğini ve özellikle ABD’de genç kuşaklar üzerindeki etkisini kaybettiğine dikkat çekti. Rakipoğlu, İsrail’in gelecekteki karar alıcı elitleri kaybetmeye başladığını vurguladı.

3

Ortadoğu uzmanı Doç. Dr. Mehmet Rakipoğlu, 7 Ekim 2023’te gerçekleştirilen Aksa Tufanı Operasyonu’nun ardından bölgede değişen güç dengelerini, İsrail’in uluslararası alanda derinleşen yalnızlığını ve Batı kamuoyundaki algı değişimini değerlendirdi. İsrail’in askerî açıdan rakiplerini önemli ölçüde zayıflattığını belirten Rakipoğlu, buna karşın yaşanan gelişmelerin yalnızca savaş meydanındaki sonuçlarla değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

4

İsrail’in Gazze’de yürüttüğü saldırıların bölgesel sınırları aşarak daha geniş bir çatışma ortamına zemin hazırladığını kaydeden Rakipoğlu, İran, Hizbullah, Hamas ve Husiler gibi aktörlerin askerî kapasitesinin ciddi darbeler aldığını, ancak tamamen ortadan kaldırılamadığını belirtti. Bölgedeki vekâlet savaşlarının yerini giderek devletler arası doğrudan çatışmalara bıraktığına işaret eden Rakipoğlu, İsrail’in taktik kazanımlar elde ederken stratejik açıdan kendisini tehdit olarak gören bir bölgesel atmosferin oluşmasına katkıda bulunduğunu vurguladı.

5

Gazze’deki yıkımın İsrail’in uluslararası itibarına ağır darbe vurduğunu belirten Rakipoğlu, Filistin meselesinin Batılı ülkelerin kamuoylarında ve siyasi çevrelerinde daha fazla tartışılır hâle geldiğini ifade etti. Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısındaki artışın yanı sıra bazı Batılı ülkelerin İsrail’in işgal politikalarına yönelik yaptırım ve kısıtlama adımlarının da dikkat çekici olduğunu kaydetti.

6

Rakipoğlu, İsrail’e yönelik eleştirilerin yalnızca Başbakan Binyamin Netanyahu hükûmetiyle sınırlı kalmadığını, işgal politikalarının ve bu politikaları besleyen ideolojik yaklaşımın da sorgulanmaya başlandığını belirtti. Bununla birlikte, Batı ülkelerindeki siyasi tutum değişiminin henüz İsrail’e yönelik askerî yardımların ve diplomatik desteğin tamamen sona ermesi anlamına gelmediğine dikkat çekti.

7

Gazze’de ateşkes ilan edilmesine rağmen saldırıların ve Filistinlilerin yaşadığı mağduriyetlerin devam etmesinin, İsrail’in uluslararası alandaki konumunu daha da tartışmalı hâle getirdiğini ifade eden Rakipoğlu, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin de bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini kaydetti.

8

İsrail açısından en önemli uzun vadeli risklerden birinin ABD’de değişen kamuoyu olduğunu belirten Rakipoğlu, özellikle genç kuşakların İsrail’e yönelik tutumunda dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını ifade etti.

9

2024 yılında Columbia, Harvard, Yale ve MIT gibi üniversitelerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kampüste düzenlenen Filistin’e destek gösterilerinin yeni bir kuşak bilincini ortaya çıkardığını belirten Rakipoğlu, bugün protestolara katılan gençlerin gelecekte ABD’nin diplomasi, bürokrasi ve siyaset kurumlarında önemli görevler üstlenebileceğine işaret etti.

10

ABD’de Demokrat seçmenler arasında İsrail’e yönelik olumsuz tutumun belirgin biçimde arttığını kaydeden Rakipoğlu, İsrail’e askerî yardımın sürdürülmesine yönelik itirazların da siyasi tartışmalarda daha görünür hâle geldiğini vurguladı. İsrail’e verilen desteğin artık ABD siyasetinde sorgulanamaz bir konu olmaktan çıktığını belirten Rakipoğlu, bu dönüşümün uzun vadede Washington yönetiminin İsrail politikasını etkileyebileceğini değerlendirdi.

11

Cumhuriyetçi tabanda da İsrail’e aktarılan milyarlarca dolarlık yardımın sorgulanmaya başladığını ifade eden Rakipoğlu, “Önce Amerika” yaklaşımının dış yardımlara yönelik eleştirileri güçlendirdiğine dikkat çekti. Ancak ABD siyasetindeki geleneksel İsrail yanlısı çevrelerin etkisini koruduğunu da belirtti. NETANYAHU’NUN DEĞİŞMESİ İŞGALİ BİTİRMEYE YETMEYEBİLİR İsrail’de yaşanabilecek siyasi değişimlerin Filistin meselesinde köklü bir dönüşümü beraberinde getirmeyebileceğini belirten Rakipoğlu, eleştirilerin yalnızca Netanyahu yönetimine yöneltilmesinin önemli bir risk taşıdığını ifade etti. İsrail siyasetinde Netanyahu sonrasında öne çıkabilecek isimlerin de Filistin devletinin kurulmasına mesafeli yaklaşabildiğini kaydeden Rakipoğlu, iktidar değişse bile işgal politikalarının farklı yöntemlerle devam etmesi ihtimaline dikkat çekti.

12

İsrail’in Batı’daki gücünün kamuoyu desteği, siyasi elitlerin uzlaşması ve ahlaki üstünlük iddiası olmak üzere üç temel dayanağa sahip olduğunu belirten Rakipoğlu, 7 Ekim’den bu yana bu üç alanda da aşınma yaşandığını vurguladı. İsrail’in askerî açıdan elde ettiği kazanımların uzun vadeli stratejik sonuçları gölgelememesi gerektiğini ifade eden Rakipoğlu, uluslararası meşruiyetin ve gelecek kuşakların desteğinin kaybedilmesinin zaman içinde telafisi zor sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Rakipoğlu, İsrail’in bugün sahada kazanan taraf gibi görünmesine rağmen uluslararası meşruiyetini, müttefiklerinin kamuoyundaki desteğini ve geleceğin karar alıcılarını kaybetmeye başladığını değerlendirdi.