"UYUŞMAZLIK AYIPLI MAL TESLİMİNDEN KAYNAKLANIYOR" GEREKÇESİ HATALI BULUNDU
Yargıtay, kovuşturmaya yer olmadığı kararında yer alan gerekçeleri de değerlendirdi. İlk kararda, müştekinin denetim olanağının ortadan kaldırılmadığı, şüpheliye atfedilen eylemin basit yalan düzeyinde kaldığı, bunun hile olarak kabul edilemeyeceği ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ifade edilmişti. Ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlığın ayıplı mal tesliminden kaynaklandığı belirtilmişti. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bu gerekçelerin eksik soruşturma sonucunda oluşturulduğuna işaret ederek şöyle dedi: "'Müştekinin olayda denetim olanağının ortadan kaldırıldığından söz edilemeyeceği, şüpheliye atfedilen eylemin basit yalan düzeyinde kaldığı, hile olarak kabul edilmesinin mümkün görülmediği, olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ayıplı mal tesliminden kaynaklı olduğu' şeklindeki gerekçe hatalı olmuştur."
KARAR KANUN YARARINA BOZULDU
Yargıtay, eksik soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerekirken itirazın reddedilmesini kanuna aykırı buldu. Kararda, "Eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür" ifadelerine yer verildi. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebini kabul ederek 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararını oy birliğiyle kanun yararına bozdu.