AKİT MENÜ

Siyaset

Son ankette yer yerinden oynadı! AK Parti en yakın rakibine neredeyse üç kat fark attı

GENAR araştırma şirketinin Eylül 2026'ya ilişkin yayımladığı 'Türkiye Raporu' çalışmasında, vatandaşlara yöneltilen "Türkiye'nin stratejik önceliklerine ve milli meselelerine en fazla önem veren parti" sorusunun sonuçları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yüzde 32,5 oy oranıyla zirvenin tek sahibi olan AK Parti, en yakın rakibine neredeyse 3 kat fark atarak sahadaki ağırlığını bir kez daha kanıtladı. Terörsüz Türkiye süreci, dış tehditler ve güncel siyasi dengelerin ele alındığı raporda, Cumhur İttifakı'nın bütünlüğünü koruyarak rakiplerine karşı avantajlı konumunu sürdürdüğü vurgulandı.

2

Kamuoyu araştırma şirketi GENAR, 'Türkiye Raporu' çalışmasının Eylül 2026 sayısını paylaştı. Türkiye genelinde 2 bin 200 kişiyle yapılan araştırmada, katılımcılara, "Türkiye'nin stratejik önceliklerine ve milli meselelerine en fazla önem veren siyasi partileri" soruldu.

3

3

AK Parti zirvede yer alırken, diğer partilerle olan farkı ve genel dağılım dikkat çekici türdendi: AK Parti: Yüzde 32,5 Yeni Parti: Yüzde 14,2 Hiçbiri: Yüzde 7,4 İYİ Parti: Yüzde 7,2 MHP: Yüzde 5,2 DEM Parti: Yüzde 4,9 CHP: Yüzde 4 Zafer Partisi: Yüzde 2,2 Anahtar Parti: Yüzde 1,8 YRP: Yüzde 1,6 Hepsi: Yüzde 0,4 Diğer: Yüzde 1,7 Kararsız: Yüzde 0,7 Cevap yok: Yüzde 16,2

4

GENAR ekibi söz konusu çalışmaya ilişkin olarak şu tahlilde bulundu: "Bütün bu veriler bir arada okunduğunda Türkiye siyasetinde çok sayı da değişkenin belirleyici olduğu görülüyor: Terörsüz Türkiye süreci, dış tehditler, kurulan yeni ittifaklar ve ekonominin seyri gibi pek çok geliş me siyaseti doğrudan etkiliyor. Cumhur İttifakı siyasî bütünlüğünü koruyor ve bugün itibarıyla rakiplerine göre daha avantajlı bir konumda bulunuyor. Önümüzdeki dönemde muhalefetteki aktör paylaşımının ve adaylık tartışmasının nasıl sonuçlanacağı ise seçmen eğilimlerinin yönünü belirleyeceğe benziyor.

6

Bununla birlikte bu dönüşümün sınırlarını da görmek gerekir. Millî meselelerde ortaya çıkan geniş mutabakat, bu siyasal dönüşümün her başlıkta aynı ölçüde karşılık bulduğu anlamına gelmiyor. DEM Parti’nin Demokratik Türkiye Hareketi’ne dönüşmesi hedefine toplumun yalnızca yüzde 24’ünün olumlu bakması, buna karşılık DEM Parti seçmenlerinde bu oranın yüzde 80’e çıkması bunun açık örneğidir. Dolayısıyla millîleşme, güvenlik ve dış politika başlıklarında ortak bir zemin üretirken siyasal kimliklerin yeniden tanımlanması alanında aynı hızda ilerlemiyor. Bu iki düzey arasındaki mesafenin nasıl kapa nacağı, muhalefetteki yeniden yapılanmanın kalıcı olup olmayacağını da belirleyecektir."