AKİT MENÜ

Aktüel

Erkan Tan’dan yalan haber uyarısı: Yalan ve iftira haber değildir

Güncelleme Tarihi:

Takvim gazetesi yazarı Erkan Tan, köşe yazısında doğrulanmamış iddiaların haberleştirilmesini eleştirerek gazetecilikte teyit sorumluluğuna dikkat çekti. Tan, GastroAntep ve Fatma Şahin’in çalışmalarını değerlendirirken, İsrail ordusunda görev yapan Türk vatandaşlarının hukuki sorumluluklarının araştırılması çağrısında bulundu.

2

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL Takvim gazetesi yazarı Erkan Tan, köşe yazısında gazetecilikte doğrulama sorumluluğuna, Gaziantep’in gastronomi vizyonuna ve İsrail ordusunda görev yapan Türk vatandaşlarına ilişkin tartışmalı konulara dikkat çekti. Tan, dezenformasyonun kişiler üzerinde bir “infaz ve suikast silahına” dönüşebileceğini savundu. Takvim gazetesi yazarı Erkan Tan, kaleme aldığı köşe yazısında medya etiği, Gaziantep’in gastronomi alanındaki çalışmaları ve İsrail ordusunda görev yapan Türk vatandaşları hakkındaki değerlendirmelerini paylaştı. “Yalan ve iftira haber değildir” başlığını taşıyan yazısında gazetecilikte teyit mekanizmasının önemine vurgu yapan Tan, siyasi tartışmaların etkisiyle doğrulanmamış iddiaların haberleştirilmesini eleştirdi.

3

“HER DUYULAN İDDİA HABER DEĞİLDİR”

4

Siyasi rekabetin ve iktidar karşıtlığının bazı çevrelerde gerçeklerin önüne geçtiğini öne süren Erkan Tan, yazısında CHP’li bazı siyasetçilerin gündeme gelen iddialar karşısındaki tutumlarını ele aldı. Tan, bir iddianın araştırılmadan ve doğruluğu teyit edilmeden kamuoyuna aktarılmasının gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirtti. Gazeteciliğin temel görevinin iddiaları araştırmak, belgeleri incelemek ve farklı kaynaklardan doğrulama yapmak olduğunu vurgulayan Tan, doğrulanmamış bilgilerin haber adı altında yayılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret etti.

5

“İFTİRA, İNFAZ VE SUİKAST ARACINA DÖNÜŞEBİLİYOR” Yazısında sosyal medyadaki bilgi kirliliğine de değinen Tan, yanlış bilgilerin siyasetçiler, gazeteciler, bilim insanları, sanatçılar ve sivil toplum temsilcileri aracılığıyla geniş kitlelere ulaşabildiğini savundu. Tan, bazı internet siteleri ve dijital mecraların doğruluğu araştırılmamış iddiaları yayımladığını, gerçekler ortaya çıktığında ise paylaşımların silinmesi veya sorumluluğun başka kaynaklara yüklenmesiyle yetinildiğini ileri sürdü. Sahte sosyal medya hesaplarının ve kimliği belirsiz kaynakların bu süreci daha da karmaşık hâle getirdiğini belirten Tan, yanlış bilgilerin düzeltilmemesi durumunda kişilerin itibarının ağır zarar görebileceğine dikkat çekti.

6

İSRAİL ORDUSUNDA GÖREV YAPAN TÜRK VATANDAŞLARINI GÜNDEME TAŞIDI Tan’ın yazısındaki bir diğer başlık ise İsrail ordusunda görev yapan Türk vatandaşları oldu. Konuyu daha önce de gündeme getirdiğini belirten Tan, çifte vatandaşlığı bulunan ve İsrail ordusunda askerlik yapan kişilerin durumunun araştırılması gerektiğini belirtti.

7

İsrail’in Gazze’deki askerî faaliyetleri ve savaş suçlarına ilişkin tartışmalar çerçevesinde değerlendirmelerde bulunan Tan, İsrail ordusunda görev alan Türk vatandaşlarının hukuki sorumluluklarının incelenmesini istedi. Tan, İsrail ordusunda görev yapan ve savaş ya da soykırım suçlarına iştirak ettiği ileri sürülen kişilerin Türkiye’ye dönmeleri hâlinde yargılanmaları gerektiğini savunarak vatandaşlık haklarının sona erdirilmesi talebini de dile getirdi. Yazısında Gazze’de hayatını kaybeden sivilleri ve İsmail Haniyye’yi de anan Tan, söz konusu kişilerin faaliyetlerinin hukuki yönden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.