Eritre, 1993'te BM gözetiminde yapılan referandumun ardından bağımsızlığını kazandı. Etiyopya'nın yeni yönetimi de Eritre'nin egemenliğini ve bağımsızlığını tanıdı. Ortak mücadeleden çıkan iki yönetim, başlangıçta yakın işbirliğine dayanan ilişkiler kurdu.
Bağımsızlık sonrası bozulan ilişkiler
Etiyopya, Eritre limanlarından yararlanmayı sürdürürken iki ülke vatandaşlarının karşılıklı hareketini kolaylaştıran düzenlemeler yapıldı. İki yönetim, Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi'nin (IGAD) ekonomik işbirliği ve çatışmaların çözümündeki rolünün geliştirilmesini de birlikte destekledi.
Sınırın belirlenmesi, limanların kullanımı ve ticaret koşulları ise anlaşmazlıklar doğurdu. Eritre'nin 1997'de Etiyopya para birimi yerine kendi para birimini kullanmaya başlaması, ödemeler ve döviz üzerinden yapılan ticarette yeni sorunlar doğurdu.
Mayıs 1998’de Badme çevresindeki anlaşmazlık silahlı çatışmaya dönüştü. İki yıl süren çatışmalar, eski müttefikleri karşı karşıya getirirken ticaret, ulaşım ve halklar arasındaki bağlantıları ağır biçimde etkiledi. Etiyopya’nın deniz ticareti de Eritre limanlarından Cibuti’ye yöneldi.
Aralık 2000’de imzalanan Cezayir Anlaşması, çatışmaları sona erdirdi. Anlaşma kapsamında kurulan sınır komisyonunun Nisan 2002’de açıkladığı karar, Badme’yi Eritre tarafında bıraktı.
Ancak kararın uygulanması üzerindeki anlaşmazlık, diplomatik normalleşmeyi engelledi ve iki ülke yaklaşık 20 yıl süren çıkmaza girdi.
2018 yakınlaşmasının siyasî ve bölgesel zemini
Abiy Ahmed'in 2018'de Etiyopya Başbakanı olması, ilişkilerde yeni dönemin önünü açtı. Abiy yönetiminin sınır komisyonunun kararını koşulsuz kabul etmesi, Eritre'nin uzun süredir dile getirdiği temel talebe karşılık verdi. TPLF'nin Etiyopya'daki merkezi iktidarda belirleyici konumunu kaybetmesi de yakınlaşmayı kolaylaştırdı. Uluslararası Kriz Grubunun değerlendirmesine göre, Abiy ile Eritre Cumhurbaşkanı İsaias Afwerki'nin TPLF'ye karşı ortak tutumu, yeni ilişkinin önemli siyasî dayanaklarından biriydi.
Asmara'da Temmuz 2018'de başlayan normalleşme, diplomatik ilişkilerin ve ulaşım bağlantılarının yeniden kurulmasını sağladı.
Yakınlaşma, Etiyopya için ekonomik işbirliği ve limanlardan yararlanma, Eritre için ise diplomatik yalnızlığını azaltma fırsatı taşıyordu.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bu sürece diplomatik ve ekonomik destek verdi.
BAE'nin Etiyopya'ya açıkladığı 3 milyar dolarlık yardım ve yatırım paketi ekonomik zemini güçlendirirken iki ülke, Eylül 2018'de Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde barış anlaşması imzaladı.
Pretoria sonrasında ortaklık yeniden ayrıştı
2018'de kurulan yakınlık, 2020-2022 Tigray çatışmalarında askerî işbirliğine dönüştü. Eritre güçleri, TPLF'ye karşı Etiyopya federal ordusunun yanında yer aldı.
Ancak federal hükümet ile TPLF arasında imzalanan Pretoria Anlaşması'na Eritre'nin dahil edilmemesi, iki yönetimin güvenlik beklentilerini ayrıştırdı.
Uluslararası Kriz Grubu'na göre Asmara yönetimi, süreç dışında kalmasının yanı sıra güvenlik tehdidi olarak gördüğü TPLF'nin siyasî varlığını korumasından rahatsız oldu.
Abiy'in 2023'ten itibaren Etiyopya'nın denize erişimini ülkenin geleceği açısından temel mesele olarak gündeme getirmesi, tarihi kıyı ve egemenlik tartışmalarını yeniden öne çıkardı.
Eritre, özellikle Assab Limanı çevresindeki tartışmaları egemenliğine yönelik tehdit olarak değerlendirirken Etiyopya, Eritre'yi işgal etme niyetinin bulunmadığını açıkladı.
Eritre, Etiyopya'yı limanlarını hedeflemekle ve Eritreli silahlı muhalif grupları desteklemekle suçladı. Etiyopya ise Eritre'nin ulusal güvenliğini tehdit eden faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürerken anlaşmazlıkların barışçıl çözümü ilkesine bağlı olduğunu bildirdi.
Suudi Arabistan ve BAE etkisi
İkili ilişkilerdeki ayrışma, bölgesel ortaklıkların değişmesiyle de derinleşti. BAE, Etiyopya'nın önemli ekonomik ve güvenlik ortaklarından biri olmayı sürdürürken Eritre, Mısır ve Suudi Arabistan ile yakınlaştı. Mısır'ın Etiyopya ile Nil suları ve Büyük Etiyopya Rönesans Barajı üzerindeki anlaşmazlığı, bu rekabete ayrı boyut ekliyor.
2018'de birlikte barış sürecini destekleyen Suudi Arabistan ile BAE'nin bugün Afrika Boynuzu'nda ayrışan çıkarları, yakınlaşmanın bölgesel zeminini de değiştirdi.
Sudan'daki çatışmada karşıt taraflara verilen destek, rekabetin yerel ortaklar üzerinden yürüyen vekalet boyutunu ortaya koyuyor. Uluslararası Kriz Grubu, bu kutuplaşmanın Eritre-Etiyopya gerilimini ağırlaştırdığına ve arabuluculuğu zorlaştırdığına dikkati çekiyor.
Afrika Birliği ve IGAD ise Pretoria Anlaşması'nın uygulanmasını ve diyaloğa dönüşü destekliyor. IGAD, 23 Eylül'de tarafları çatışmaları durdurmaya çağırırken komşu ülkelerden de gerilimi artıracak adımlardan kaçınmalarını istedi ancak Eritre'nin Aralık 2025'te IGAD'dan çekilmesi, geçmişte bölgesel işbirliğini birlikte geliştiren iki ülkeyi aynı kurumsal çatı altında buluşturma imkanını daralttı. Kaynak: gzt