AKİT MENÜ

Aktüel

İstanbul'daki sel felaketinde İBB sınıfta kaldı!

İstanbul’daki sel felaketinin ardından İBB’nin müdahalesi ve hazırlıkları eleştirilere konu oldu. A Haber’e konuk olan siyaset bilimci Elif Şahin, yerel yönetimlerin olası afetlere hazırlıksız yakalanmasının kabul edilemez olduğunu belirtirken, gazeteci Güngör Yavuzaslan da sosyal medya paylaşımlarının şehir yönetiminin yerini tutamayacağını söyledi.

3

Cumhuriyet tarihinin en ağır sel felaketlerinden birinin yaşandığı İstanbul'da çok sayıda ilçede ev ve iş yerlerini su bastı, sokaklar göle döndü. Felaketin ağır bilançosu ortaya çıkarken, 6 kişi için arama çalışmaları sürüyor. Selden etkilenen Sarıyer'in Ayazağa Mahallesi başta olmak üzere birçok bölgede ekiplerin müdahale çalışmaları devam ediyor.

4

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından kuvvetli sağanak ve fırtına uyarısının günler öncesinden yapılmasına rağmen, CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesinin hiçbir önlem almaması ise varolan altyapı sorunları ve hizmetsizliği tartışma konusu haline getirdi. Felaketin ardından megakentin altyapı sorunları ve belediye hizmetleri yeniden gündeme gelirken, A Haber'e konuk olan gazeteci Güngör Yavuzaslan ve siyaset bilimci Elif Şahin, İBB yönetiminin afet karşısındaki hazırlığını ve müdahale sürecini eleştirerek çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

5

"YEREL YÖNETİMİN HAZIRLIKSIZLIĞI KABUL EDİLEMEZ" İklim değişikliğiyle mücadele politikaları üreten Türkiye'nin en büyük metropolünde yaşanan acı tabloya işaret eden Siyaset bilimci Elif Şahin, "COP31'e ev sahipliği yapacağız. İklim değişikliği noktasında bu kadar küresel politikalar üreten bir merkezi hükümetin olduğu bir ülkenin en büyük metropolünde biz meteorolojik afetten dolayı can veriyoruz. Beş kayıp var ve umalım ki sağ salim ulaşılsın ama bu çok ağır bir bilanço. Günler öncesinden hazırlık yapmanız gereken bir krize vatandaş kadar hazırlıksız yakalanamazsınız. Krizi nasıl yönettiğiniz ve krizle çarpışma anında verdiğiniz ilk refleks sizin şehircilik vizyonunuzu ortaya koyar" ifadelerini kullandı.

6

Sahadaki izlenimlerini ve kronikleşen yönetim sorunlarını da aktaran Şahin, "Dün 15 kilometrelik yolu iki saat on beş dakikada gittim ve sokaklarda müdahale eden ekiplere rastlamadım. Çok korkunç görüntülere maruz kaldım ve o felaketin içinde ilerledim. Sel felaketine tepkimiz münferit bir hadiseden kaynaklanmıyor; son yedi yıldır hafızamızda o kadar travma birikti ki bunun psikolojik patlamasını yaşıyoruz. Yağmur yokken bile korkunç bir trafik problemi yaşanıyor. 2024 seçimleri öncesinde Ekrem Bey'e trafik sorunu sorulduğunda 'kucaklaşacağız' demişti. Demek ki bu şehir romantizmi kaldıracak bir şehir değil; bir dünya metropolüyse hak ettiği gibi yönetilmeli" şeklinde konuştu.

7

"TOPLU TAŞIMAYI TEŞVİK ETMEK BİR YÖNETİM VİZYONUDUR" İstanbul'da İETT otobüslerinin bakımsızlığı nedeniyle sürekli gündemde olan araç yangınları ve sefer iptallerine değinen Şahin, "Avrupa'da insanların toplu taşımayı kullanma meyilinin altında bir şehircilik kültürü var. Pandemiden bu yana bu psikoloji yönetilebilirdi. Ancak otobüs vaktinde gelmediğinde, metrolar arıza yaptığında ve yürüyen merdivenler çalışmadığında insanlar mecburen bireysel araçlarına yöneliyor. Kentliyi toplu taşımaya teşvik etmek bir yönetim vizyonudur ama İstanbul'da böyle bir tablodan bahsedemiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

8

Hastanelere giden ulaşım hatlarının akıbetine değinen Siyaset bilimci Elif Şahin, "Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi yapıldığında İBB tarafından ne yolu ne de metrosu yapıldı. Aynı şekilde Sabiha Gökçen hattı da yapılmadı. Keşke mevcut toplu ulaşımın üzerine yeni projeler eklenebilseydi." dedi.

9

DÜŞEN YATIRIM BÜTÇELERİ VE SORUMSUZLUK ELEŞTİRİSİ İBB'nin mali tablosunu ve yetersiz altyapı yatırımlarını eleştiren Siyaset bilimci Elif Şahin, "İştirakler hariç 940 milyarlık bütçenin tamamının kullanıldığı ve kredi limitlerinin aşıldığı bir yönetimden bahsediyoruz. İSKİ'nin yatırım bütçesi yüzde 58-59'lardan yüzde 38-39'lara gerilemiş durumda. Afetleri siyasallaştırmak istemesek de ortada ciddi bir kapasite yetersizliği var. İstanbullu olarak mazgalların, kolektörlerin ve menfezlerin neden temizlenmediğini, dere ıslahlarının neden tamamlanmadığını sormak bizim hakkımız. Geçmişte bir daha su baskını olmayacağına dair verilen iddialı sözlere rağmen bugün bu felaket yaşanıyorsa bir özeleştiri görmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.

10

"DEVLET BOŞLUK KABUL ETMEZ, ACİL EYLEM PLANI ŞART" İstanbul'un ertelenemez bir afet riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan gazeteci Güngör Yavuzaslan, "İstanbul'un hem deprem hem de sel konusunda acil bir eylem planına ihtiyacı var. Karar vericiler ve sorumlular bu işin altından kalkamıyor. Yolların altından geçen dereler taştı ve felaket ortaya çıktı. Bu durum yarın başka bölgelerde de yaşanabilir" uyarısında bulundu.

11

Yere yönetimin görevini yerine getirmesi gerektiğini dile getiren Yavuzaslan, "Sorunların nerede olduğu biliniyor ama bunu kim düzeltecek? On beş gün sonra daha şiddetli bir yağmur yağarsa bu senaryo tekrarlanacak mı? İstanbul 16 milyonluk nüfusuyla 24 saat yaşayan dinamik bir şehir. İBB sorumlu olduğu alanlarda görevini yapmıyorsa devlet hiçbir zaman boşluk kabul etmez. Siyaset üstü bir strateji oluşturulmalı ve afetten önce tedbir alınmalı. Sanal medyadaki algı yönetimiyle şehir yönetilemez; sokaklardaki insanlar büyük bir tedirginlik yaşıyor. Sıfır ve eksi kotlarda yaşayan vatandaşların ve sokaktaki canlıların durumu ne olacak?" sözleriyle tepki gösterdi.

12

KONTROLSÜZ NÜFUS BASKISI VE ALTYAPI DÖNÜŞÜMÜ ÇAĞRISI Şehir planlamasının ve radikal adımların zorunluluk haline geldiğini belirten Gazeteci Güngör Yavuzaslan, "Nüfus artışı ve altyapı hesaba katılarak İstanbul acil bir eylem planıyla elden geçirilmeli. Kentsel dönüşüm bakanlık eliyle nasıl yürütülüyorsa mevcut sorunlar için de bir altyapı dönüşümü başlatılmalı. Şehir sahipsiz bırakılamaz" dedi.

13

Hükümetle yerel yönetimlerin koordine olması gerektiğini vurgulayan Güngör Yavuzaslan, "Gerekirse bir kararname veya düzenlemeyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıkları bünyesinde bir koordinasyon merkezi ya da acil durum yürütme kurulu kurulmalı. Sorumlu olanlar hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi davranıyor. En ufak meselede ses çıkaranlar İBB söz konusu olunca sessizliğe bürünüyor. Bu şehir hepimizin ve bir reçete ortaya konularak sorunlar acilen çözülmeli" çağrısında bulundu.