AKİT MENÜ

Gündem

Dünya gerçekten yuvarlak mı? Düz Dünya tartışmasını bitirecek 7 kanıt

Dünya düz mü, yuvarlak mı? Bilim açısından cevabı çoktan verilmiş bu soru, sosyal medyanın etkisiyle yeniden milyonlarca insanın tartıştığı konulardan birine dönüştü. Üstelik Dünya'nın şeklini anlamak için NASA'nın çektiği uzay fotoğraflarına bakmak zorunda da değilsiniz. Yaklaşık 2 bin 300 yıl önce yapılan basit bir gölge hesabından Ay tutulmasına, yıldızlardan denizde uzaklaşan gemilere kadar Dünya'nın şeklini kendi gözlerimizle anlamamızı sağlayan çok sayıda kanıt bulunuyor.

3

İnsanlığın belki de en eski sorularından biri yeniden gündemde: Üzerinde yaşadığımız Dünya gerçekten nasıl bir şekle sahip? Modern bilim açısından Dünya'nın şekli konusunda bir belirsizlik bulunmuyor. Dünya kusursuz bir top olmamakla birlikte yaklaşık küresel; dönüşünün etkisiyle kutuplardan bir miktar basık, ekvator çevresinde ise daha geniş. Ancak son yıllarda sosyal medyada yeniden yaygınlaşan “Düz Dünya” düşüncesi, çoktan cevaplanmış bir soruyu tekrar tartışmaların merkezine taşıdı. Peki uzaya çıkmadan Dünya'nın şeklini anlamak mümkün mü? Cevap: Evet.

4

1- GEMİLER NEDEN UFUKTA AŞAĞIDAN YUKARIYA KAYBOLUYOR? Deniz kıyısında yapılabilecek en basit gözlemlerden biri uzaklaşan bir gemiyi takip etmek. Gemi yeterince uzaklaştığında yalnızca küçülerek gözden kaybolmuyor. Önce gövdesinin alt kısmı, ardından üst bölümleri görünmez hale geliyor. Tersine, ufuktan yaklaşan bir geminin önce en yüksek noktaları görülüyor. Bu durum, gözlemci ile gemi arasındaki yüzeyin eğriliğiyle açıklanabiliyor.

5

2- AY TUTULMASINDA ORTAYA ÇIKAN GÖLGE Gökyüzü de önemli bir ipucu veriyor. Ay tutulması sırasında Dünya, Güneş ile Ay'ın arasına girdiğinde Dünya'nın gölgesi Ay'ın üzerine düşüyor. Bu gölgenin sınırı tutulmanın farklı aşamalarında eğri ve dairesel görünüyor. Bu gözlem yeni de değil. Antik çağ düşünürleri Dünya'nın küresel yapısına ilişkin çıkarımlarında Ay tutulmalarından yararlanmıştı.

6

3- 2 BİN 300 YIL ÖNCE SADECE GÖLGELERLE HESAPLADI Hikâyenin belki de en şaşırtıcı bölümü yaklaşık 2 bin 300 yıl öncesine uzanıyor. Antik Yunan bilgini Eratosthenes, MÖ 3. yüzyılda bugünkü Mısır'da iki farklı yerde Güneş ışınlarının oluşturduğu gölgeleri karşılaştırdı. Güneş'in aynı zamanda farklı açılarda görünmesinden hareket eden Eratosthenes, iki yer arasındaki mesafeyi de kullanarak Dünya'nın çevresini hesapladı. Modern uydular, GPS sistemleri veya teleskoplar yoktu. Elinde temelde bir çubuk, gölge, açı ve matematik vardı. Buna rağmen Dünya'nın çevresi için gerçeğe oldukça yakın bir sonuç elde etti.

7

4- KUZEYE VE GÜNEYE GİTTİKÇE GÖKYÜZÜ NEDEN DEĞİŞİYOR? Dünya üzerinde kuzeye veya güneye doğru yolculuk yaptığınızda gökyüzündeki yıldızların konumları değişiyor. Kuzey Yarımküre'de görülebilen bazı yıldızlar güneye gidildikçe ufka yaklaşırken, Güney Yarımküre'de kuzeyden görülemeyen yıldızlar ortaya çıkıyor. Kutup Yıldızı'nın ufuk üzerindeki yüksekliğinin enleme göre değişmesi de yüzyıllardır denizcilerin konum belirlemede yararlandığı gözlemlerden biri. Bu değişimler küresel bir yüzey üzerinde hareket ettiğimiz modelle uyum gösteriyor.

8

5- AYNI ANDA NEDEN HER YERDE GÜNDÜZ DEĞİL? İstanbul'da gündüz yaşanırken dünyanın başka bölgelerinde gece olması günlük hayatımızın sıradan bir parçası. Dünya'nın kendi ekseni çevresinde dönmesi nedeniyle Güneş'e bakan taraf gündüzü, diğer taraf geceyi yaşıyor. Saat dilimleri de bu hareket ve Dünya'nın geometrisi üzerine kuruluyor. Dünya'nın farklı bölgelerinde Güneş'in farklı saatlerde doğması ve batması sürekli ölçülebilen bir olay.

9

6- DÜZ DÜNYA MODELİNDE ANTARKTİKA NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ? Düz Dünya düşüncesini savunan bazı çevrelerin modellerinde Kuzey Kutbu merkeze yerleştirilirken Antarktika kıtası Dünya'nın çevresini saran dev bir buz kuşağı şeklinde tasvir ediliyor. Bu nedenle Antarktika, Düz Dünya tartışmalarının en fazla konuşulan konularından biri haline geldi. Kıtaya insanların girmesinin tamamen yasak olduğu yönünde de çeşitli iddialar ortaya atılıyor. Ancak Antarktika'ya bilimsel araştırma ekiplerinin yanı sıra turistler de seyahat edebiliyor. Kıtanın son derece sert iklimi, uzaklığı, çevresel koruma kuralları ve yüksek seyahat maliyetleri erişimi doğal olarak oldukça zorlaştırıyor. Dolayısıyla “Antarktika'ya kimsenin gitmesine izin verilmiyor” iddiası gerçeği yansıtmıyor.

10

7- DÜNYA'NIN ŞEKLİNİ ARTIK SANTİMETRELERLE ÖLÇEBİLİYORUZ Modern çağda mesele yalnızca uzaydan çekilen Dünya fotoğraflarına dayanmıyor. Uydu yörüngeleri, GPS, jeodezik ölçümler, kıtalararası navigasyon ve Dünya çevresinde gerçekleştirilen seyahatler gezegenimizin boyutlarını ve geometrisini son derece hassas biçimde ölçmemizi sağlıyor. GPS sistemlerinin çalışabilmesi için uyduların konumlarının ve Dünya'nın geometrisinin hassas biçimde hesaplanması gerekiyor. Başka bir ifadeyle, bugün cebimizde kullandığımız navigasyon teknolojisi bile Dünya'nın ölçülmüş geometrisiyle çalışan devasa bir sistemin parçası.

11

AMA DÜNYA TAM OLARAK YUVARLAK DA DEĞİL İşin burada ilginç bir ayrıntısı var. “Dünya yuvarlaktır” sözü günlük kullanım açısından doğru olsa da gezegenimiz kusursuz bir küre değil. Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüşü, ekvator bölgesinde hafif bir şişkinliğe ve kutuplarda basıklığa neden oluyor. Dünya'nın gerçek fiziksel biçimini daha ayrıntılı anlatmak için geoit gibi kavramlar kullanılıyor. Yani tartışmanın bilimsel cevabı “düz mü, kusursuz top mu?” şeklindeki iki seçenekten biraz daha ayrıntılı.

12

PEKİ TARTIŞMA NEDEN HÂLÂ BİTMİYOR? Asıl ilginç soru belki de Dünya'nın şekli değil, bu tartışmanın neden hâlâ devam ettiği. İnternet ve sosyal medya, geçmişte küçük topluluklar içerisinde kalan düşüncelerin dünyanın dört bir yanındaki insanlara ulaşmasını kolaylaştırdı. Uzay görüntülerinin sahte olduğu, bilim insanlarının gerçeği gizlediği veya Antarktika'nın insanların ulaşmasının engellendiği bir sınır olduğu gibi iddialar da böylece geniş kitlelere ulaştı.

15

Fakat Dünya'nın küreselliğini anlamak için herhangi bir uzay ajansının fotoğrafını kabul etmek zorunda değiliz. Güneş'in gölgesi, Ay tutulması, yıldızların hareketi ve ufuk çizgisi binlerce yıldır aynı hikâyeyi anlatıyor. Bilim açısından Dünya'nın düz mü yoksa yaklaşık küresel mi olduğu konusunda devam eden bir belirsizlik bulunmuyor. Belki de günümüzdeki gerçek gizem şudur: İnsanlığın 2 bin yıldan uzun süre önce ölçmeye başladığı bir gerçek, 21. yüzyılda nasıl yeniden böylesine büyük bir tartışmaya dönüştü?