AKİT MENÜ

Gündem

İşgal rejimine karşı tarihi dava İstanbul’da başladı! Netanyahu ve Ben-Gvir dahil 35 sanık yargılanıyor

İşgal rejiminin 2025 yılında Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan sivil filolara yönelik müdahalelerine ilişkin dava İstanbul’da görülmeye başlandı. Netanyahu ve Ben-Gvir’in de aralarında bulunduğu 35 sanık hakkında ağır suçlamaların yöneltildiği davada 101 mağdur temsil ediliyor. Aktivistler ve avukatlar, İstanbul Adalet Sarayı önünde yaptıkları açıklamada sürecin yalnızca Türkiye’de değil, 20 ülkede devam ettiğini bildirdi.

3

İşgal rejiminin Gazze’ye yönelik saldırıları ve insani yardım girişimlerine yönelik müdahaleleri hukuk önünde hesap konusu olmaya devam ediyor. 2025 yılında Gazze’ye insani yardım ulaştırmak üzere yola çıkan sivil filolara yönelik saldırılarla ilgili açılan davanın ilk duruşması İstanbul’da başladı. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davada, işgal rejimi Başbakanı Benjamin Netanyahu ve aşırı sağcı Bakan İtamar Ben-Gvir’in de aralarında bulunduğu 35 sanık yargılanıyor.

4

101 MAĞDUR DAVADA TEMSİL EDİLİYOR Dava kapsamında 101 mağdurun temsil edildiği belirtilirken sanıklar hakkında işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, nitelikli yağma ve deniz ulaşım araçlarının kaçırılmasının yanı sıra soykırım ve insanlığa karşı suçlar kapsamında cezalandırma talep ediliyor. Sabah saatlerinde başlayan duruşmada filolarda yer alan müştekiler ile avukatların beyanları mahkeme tarafından dinlendi. Duruşma devam ederken aktivistler ve müşteki avukatları da İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı.

5

“PEŞ PEŞE TARİHİ DAVALAR AÇILMAYA BAŞLANDI” Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS) Başkanı Av. Enes Kafadar, davanın evrensel yargı yetkisi kapsamında görüldüğünü belirterek Gazze’de yaşananların uluslararası alandaki adalet arayışını güçlendirdiğine dikkat çekti. Kafadar, işgal rejimi ve yetkilileri hakkında hem uluslararası mahkemelerde hem de evrensel yargı yetkisi çerçevesinde ulusal mahkemelerde peş peşe davalar açıldığını ifade etti.

6

“HAKİKATLER MAHKEME TUTANAKLARINA GEÇİYOR” İstanbul’daki yargılamanın yalnızca insani yardım filolarına yönelik müdahalelerden ibaret görülmemesi gerektiğini kaydeden Kafadar, iddianamede söz konusu eylemlerin Gazze’deki sivil nüfusa yönelik politikalar ve soykırım suçlamaları bağlamında ele alındığını söyledi. Kafadar, filolarda bulunan mağdurların mahkeme heyeti karşısında yaşadıklarını anlattığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yıllardır susturulmaya çalışılan hakikatler, şu an mahkeme tutanaklarına resmi olarak geçmektedir.”

7

20 ÜLKEDE HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR Global Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Danışmanı Av. Hüseyin Dişli ise 2025’teki müdahalelerle ilgili hukuki mücadelenin yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını açıkladı. Dişli, 20 ülkede hukuki sürecin devam ettiğini, Türkiye’nin ise bu sürecin ön sıralarında bulunduğunu söyledi. İtalya’daki gelişmelere de değinen Dişli, Roma Başsavcılığının 16 Ekim’de yayımladığı açıklamaya işaret ederek Avrupa adli iş birliği çerçevesinde 11 Avrupa ülkesi arasında deliller ve soruşturmalar konusunda eşgüdüm sağlandığını aktardı.

8

ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ’NE DE BAŞVURU YAPILDI Dişli, filolara karşı gerçekleştirilen eylemlerin savcılık iddianamesinde soykırım bağlamında değerlendirildiğini belirterek, 26 Mayıs 2026 tarihinde Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne de başvurduklarını hatırlattı. İstanbul’daki yargılamanın uluslararası hukuk açısından önem taşıdığını söyleyen Dişli, hukuki süreçlerin önümüzdeki dönemde daha da genişlemesini beklediklerini ifade etti.

9

“GAZZE BİR AÇIK HAVA HAPİSHANESİ DEĞİL, SOYKIRIM KAMPIDIR” Mavi Marmara Derneği Başkanı Beheşti İsmail Songür ise Gazze için kullanılan “açık hava hapishanesi” tanımlamasının dahi yaşananları anlatmakta yetersiz kaldığını söyledi. Songür, hapishanedeki bir mahkûmun dahi gıda, temiz su, temiz hava ve ilaca ulaşma gibi temel haklarının bulunduğunu hatırlatarak Gazze’de insanların bu imkânlardan mahrum bırakıldığını ifade etti. Songür, “Şunu açıklıkla söylemek gerekiyor: Gazze bir açık hava hapishanesi değil, bir soykırım kampıdır” dedi.

10

“NETANYAHU YAPTIKLARININ HESABINI VERECEK” Özgürlük Filosu katılımcılarından Milletvekili Sema Silkin Ün de dünyanın farklı bölgelerinde adalet bekleyen milyonlarca insanın İstanbul’daki davayı takip ettiğini belirtti. Ün, mahkemeden çıkacak kararın işgal rejiminin “cezasızlık” algısına karşı önemli bir hukuki adım olacağını söyledi. Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe de Netanyahu’nun yaptıklarının hesabını vermesi gerektiğini belirterek İstanbul’daki davanın ve bundan sonra açılacak hukuki süreçlerin takipçisi olacaklarını kaydetti.

11

“BU DAVA SONUNA KADAR TAKİP EDİLMELİ” MAZLUMDER Başkanı Av. Kaya Kartal ise İstanbul’da başlayan yargılamayı geçmişte kapatılan Mavi Marmara davasıyla ilişkilendirdi. Mavi Marmara davasının kapatıldığı dönemde mağdurlar, şehit yakınları ve avukatlarla birlikte karara tepki gösterdiklerini hatırlatan Kartal, o tarihte sürecin bitmediğini söylediklerini ifade etti. Kartal, 7 Ekim sonrasında Gazze’de yaşananların dünyanın gözü önünde gerçekleştiğine dikkat çekerek İstanbul’daki davanın sonuna kadar takip edilmesi çağrısında bulundu. “Avukatların, sivil toplumun, basının ve aktivistlerin bu davadan elini çekmemesi lazım” diyen Kartal, işgal rejiminin farklı ülkelerde devam eden yargı süreçlerinde hesap vermesi gerektiğini söyledi. İSTANBUL’DAKİ DAVANIN GÖZÜ DÜNYADA Netanyahu ve Ben-Gvir dahil 35 sanığın yargılandığı İstanbul’daki dava, yalnızca 2025’te insani yardım filolarında bulunan mağdurlar açısından değil, işgal rejimi yetkilileri hakkında farklı ülkelerde yürütülen hukuki süreçler bakımından da önem taşıyor. Mahkemenin müştekilerin ve taraf avukatlarının beyanlarını almasının ardından yargılamanın ilerleyen aşamalarında vereceği kararlar merakla bekleniyor.