AKİT MENÜ

Siyaset

Hep aynı alçaklık! Berat Albayrak’a saldırıda yakalandılar

Star yazarı Hüseyin Gülerce, son dönemde gündemi sarsan fon tartışmaları üzerinden eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a yönelik iddialara sert tepki gösterdi. Gülerce, yaşananların 17/25 Aralık sürecine benzer bir kumpas olduğunu belirterek, asıl hedefin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı olduğunu vurguladı. İşte Gülerce'nin yazısı...

2

Fon soygununun, 17/25 Aralık 2013 FETÖ medya-yargı darbe girişiminin benzeri bir saldırı/komplo olduğu yönündeki işaretler netleşiyor. O dönemde olduğu gibi şimdi de FETÖ'cü hainler, firar ettikleri ülkelerde sosyal medya üzerinden algı operasyonu yapıyor, CHP ve Yeni Parti'deki taşeronlar da bunları kullanıyor. Önce iki bakana yalanlar üzerinden iftira attılar. Son olarak da eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın ismini, ipe sapa gelmez iddialarla lekelemeye çalışıyorlar. Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi'nin, bu kumpasta adının geçmesi ise şaşırtıcı oldu.

3

Söz konusu fon işlemleri 2024-2026 dönemine ait olduğu halde görevinden 2020 yılında ayrılan Berat Albayrak'ın isminin lekelenmeye çalışıldığı, itibar suikastı yapıldığı besbelli. Berat Albayrak'ın ismi üzerinden hedefin doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu, fon kumpasının iktidarı ve Cumhur İttifakını hedef aldığı inkâr edilemez.

4

Türkiye'ye düşmanlık hamlelerinin hepsinin arkasında Batı Haçlı-Siyonist şer şebekesi vardır. FETÖ bunların taşeronudur. 17/25 Aralık darbe girişiminde medya, yargı içindeki FETÖ'cüler ve o günün CHP'si kullanılmıştı. Hedef Erdoğan üzerinden devletti ve Türkiye'nin yönetilemediği algısı hedeflenmişti.

5

Şimdi de; finans/ekonomi zafiyeti üzerinden, özellikle Yeni Parti, CHP içindeki görev elemanları, muhalefetin keskin milliyetçi kesilenleri ve yine sosyal medya/Sözcü TV ve gazetesi başrolde... Evet, yine saldırı devletedir ve Türkiye'nin yönetilemediği algısı hedeftir. Bu zihniyeti biz tek parti döneminden, vesayetin insafsız yöneticilerinden tanıyoruz.

7

"Türkiye isterse batsın, isterse milletin gençleri sağ-sol çatışmalarında birbirini öldürsün, yeter ki Türkiye'yi biz yönetelim" diyen egoist acımasızlar güruhudur bunlar... (12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri öncesinde sağ-sol çatışması altında toplam 5 bin üniversite öğrencisi öldü. Evet, tam beş bin...) AK Parti, Cumhur İttifakı, bin bir badireye rağmen Türkiye'yi kalkındırmaya, güçlendirmeye uğraşıyor. Şimdilerde terörsüz Türkiye ile Türkiye Yüzyılı hedefleniyor.

8

"İsterse Türkiye batsın, yeter ki bu iktidar gitsin, bitsin" diyen zihniyet sahipleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bu çarşamba partisinin Grup Toplantısında dediği gibi "tüm umutlarını ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal olarak zayıflamasına, böylece iktidarın kan kaybetmesine bağladılar. Dikkat edin, bugün de aynı ham hayali kuruyorlar..." Fon tartışmalarında da aynını yapıyorlar. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'tan sonra Berat Albayrak'a saldırılması evet, Türkiye düşmanlarının düğmeye basmasıdır. Bu ortamda özellikle Özgür Özel'in yalanları devreye girince ne oluyor? O kadar çok yalan servis ediliyor ki, artık doğrulara inanan azalıyor, doğrular alabildiğine sorgulanıyor.

9

Evet, yalanlar doğruları örtüyor, unutturuyor... Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli çözüm için fon krizinin üzerine bütün samimiyet ve kararlılıkla gidiyor. Cumhur İttifakı tabanı, muhalefetin tabanı gibi asrın yolsuzluk yargılamaları konusunda kulağının üstüne yatmadı.

11

Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın millete seslenişi: "Bilhassa boğazlarına kadar pisliğe bulaşmış olanların dedikodularına, hezeyanlarına kulak asmasınlar. Biz bu meseleye bir cerrah titizliğiyle vaziyet ediyor, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutuyoruz. Allah'ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra asla eğdirmeyeceğiz. Karamsar değiliz, umutsuz değiliz, yeis içinde hiç değiliz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak geleceğimize güvenle bakıyoruz, çok daha çetin badirelerden, krizlerden, sınavlardan güçlenerek çıktık, Allah'ın izniyle buradan da güçlenerek çıkacağız."