MC-21 Programında Sertifikasyon Hedefi 2027 Sonu:
UAC’nin dijital dönüşüm çalışmaları, Rusya’nın sivil havacılık programlarında yaşanan gecikmelerle aynı dönemde yürütülüyor. Batı menşeli bileşenlerin Rusya’da üretilen alternatiflerle değiştirilmesi, özellikle MC-21 yolcu uçağının geliştirme ve sertifikasyon takvimini etkiledi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Haziran 2026’da MC-21 programının, kanatla ilgili sorunların da etkisiyle yaklaşık iki yıl geciktiğini açıklamıştı. Rusya Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov ise tamamen Rus bileşenleriyle üretilen versiyonun sertifikasyonunun 2027 yılı sonunda tamamlanmasının planlandığını bildirdi.
MC-21 programı, Rusya’nın sivil havacılıkta yerli üretim ve teknoloji kapasitesini artırma hedefinin önemli parçalarından biri. Ancak yapay zekâ destekli tasarım araçlarının kullanılması, sertifikasyon ve üretim takvimindeki gecikmelerin tek başına ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor.
Yapay Zekâ Askerî Uçak Tasarımını Nasıl Etkileyebilir?
UAC; Su-57 ve Su-35 gibi savaş uçakları ile MC-21 gibi sivil platformların geliştirilmesinde görev alan bir şirket. Bu nedenle dijital mühendislik altyapısının geliştirilmesi, şirketin farklı uçak programlarındaki tasarım ve modernizasyon faaliyetlerini etkileyebilecek bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.
Yapay zekâ destekli tasarım araçları, mühendislerin farklı konfigürasyonları analiz etmesine, tasarım seçeneklerini karşılaştırmasına ve belirli hesaplamaları hızlandırmasına yardımcı olabilir. Yapısal dayanım ve aerodinamik analizlerin bu altyapıya dâhil edilmesi, tasarımın farklı mühendislik disiplinleriyle birlikte değerlendirilmesini sağlayabilir.
Bununla birlikte, UAC’nin mevcut pilot projesinin doğrudan yeni bir savaş uçağı geliştirmek için yürütüldüğü açıklanmış değil. Çalışmanın belirli bir askerî uçak programına, özellikle Su-57’nin yeni bir versiyonuna veya yeni nesil bir savaş uçağına bağlandığını gösteren doğrulanmış bilgi bulunmuyor.
Rus Havacılık Sanayisinde Dijitalleşme Yarışı
Rusya’nın yapay zekâ ve yerli mühendislik yazılımlarına yönelmesi, havacılık sektöründe tasarım süreçlerini dijitalleştirme ve dışa bağımlılığı azaltma çabalarının bir parçası. UAC, daha geniş tasarım veri kümelerini analiz ederek yeni uçak konfigürasyonlarının geliştirilmesini hızlandırmayı ve mevcut platformların modernizasyon maliyetlerini düşürmeyi amaçlıyor.
Ancak bu çalışmaların uzun vadeli etkisi, yalnızca tasarım yazılımlarına değil; mühendislik doğrulama süreçlerine, üretim altyapısına, tedarik zincirine ve uçakların sertifikasyon gereksinimlerine de bağlı olacak.
GigaChat ile yürütülen pilot proje, Rusya’nın yapay zekâyı havacılık mühendisliğine entegre etme girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Projenin gerçek uçak programlarında ne ölçüde kullanılacağı ve geliştirme sürelerine sağlayacağı katkı ise ilerleyen aşamalarda ortaya çıkacak.