AKİT MENÜ

Yaşam

Gedelek turşusunu çıtır yapan doğal kaynak! Yılda 40 bin ton üretiliyor, sırrı suyunda saklı

Güncelleme Tarihi:

Bursa’nın Gedelek Mahallesi’nde asırlardır sürdürülen turşuculuk geleneğinin arkasında bölgeye özgü bir kaynak suyu bulunuyor... 600-700 yıllık anıt çınarların gölgesinden çıkan Pınarbaşı suyu, sebzelerin yumuşamasını önleyerek turşuya kendine has sertlik ve lezzet kazandırıyor; bölgede üretilen ürünler Türkiye’nin yanı sıra yurt dışına da gönderiliyor.

3

Bölgede sebze ve meyvelerden yaklaşık 35 çeşit turşu üretilirken, ürünlerin kalitesinin ve lezzetinin arkasındaki en büyük sırrın ise doğrudan kaynak suyundan kaynaklandığı belirtiliyor.

4

Gedelek Mahalle Muhtarı ve turşu üreticisi Orhan Çakar, coğrafi işaret tescilli turşunun üretiminde Pınarbaşı suyunun vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

5

"Gedelek turşusunun yılda yaklaşık 40 bin tonluk turşunun tüm sırrı Pınarbaşı suyumuzdadır. Bu su olmadan olmuyor. Bu suyun yüksek kalsiyum ve kireç oranı, sebzelerin yumuşamasını önleyerek kendine has 'çıtır' (sert) bir doku kazanmasını sağlar. Bu su evlere, turşuhanelerimize ve tarıma gidiyor. BUSKİ'nin döşediği borularla her imalathaneye ulaşıyor. Sebzeyi sağlam ve sert tutuyor, ayrıca lezzet veriyor. Turşu yerken aldığınız o sertlik de sudan geliyor." Bursa'nın yanı sıra Afyonkarahisar, İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Adana ve Konya gibi farklı illerden getirilen sebze ve meyvelerin bu özel suyla işlendiğini belirten Çakar, yıllık 30 ila 40 bin ton arasındaki üretimin İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin her yerine ve Almanya, Fransa ile Arap ülkeleri başta olmak üzere yurt dışına gönderildiğini kaydetti.

6

Gedelek turşusunun asırlık kökenine ve katkısız üretim geleneklerine dikkat çekmek amacıyla Muhtar Orhan Çakar, Pınarbaşı suyunun çıktığı kaynak başında bizzat turşu kurdu. Katkısız, doğal ve dededen kalma yöntemlerle hazırlanan turşuya tuz ve sirke kaynağında eklendi. Öte yandan bölgedeki 600-700 yıllık tescilli çınarların bulunduğu Pınarbaşı mevkii, köy halkının ve ziyaretçilerin serpme kahvaltı yapabileceği, çay içebileceği bir mesire alanına dönüştürülüyor.