AKİT MENÜ

Gündem

WOLAS, Cammu Keşmir raporunu açıkladı: Hint yetkililer hakkında hukuki süreç başlatılıyor

Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS), Cammu Keşmir’de 2019’dan bu yana yaşananları ele alan 95 sayfalık “En Uzun Abluka: Hindistan İşgali Altındaki Cammu Keşmir’de Yerleşimci Sömürgecilik ve Yapısal Şiddet” başlıklı raporunu kamuoyuna sundu. Dernek, hazırlanan delil dosyalarıyla Hint yetkililer hakkında üçüncü ülke mahkemelerinde evrensel yargı yetkisi kapsamında hukuki girişimler başlatılacağını açıkladı. Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS), Cammu Keşmir’deki insani ve hukuki durumu inceleyen “En Uzun Abluka: Hindistan İşgali Altındaki Cammu Keşmir’de Yerleşimci Sömürgecilik ve Yapısal Şiddet” başlıklı raporunu düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Dernek, raporun bölgedeki uygulamaları uluslararası hukuk çerçevesinde ele aldığını ve Hint yetkililere yönelik evrensel yargı sürecini başlatmayı planladığını duyurdu.

2

2019'DAN 2026'YA KADAR OLAN DÖNEM İNCELENDİ WOLAS’ın raporu, özellikle Hindistan Anayasası’nın Cammu Keşmir’in özerk statüsünü düzenleyen 370’inci ve 35A maddelerinin 5 Ağustos 2019’da kaldırılmasından 2026’ya kadarki döneme odaklanıyor. Dernek, bölge halkını temsil eden hiçbir organın rızası alınmadan yapılan bu değişikliklerin sonuçlarını, yaşananları ve sonraki düzenlemeleri uluslararası hukuk normları çerçevesinde belgelediğini belirtti.

3

“KEŞMİR’DE ULUSLARARASI HUKUK AÇIKÇA ÇİĞNENİYOR” Toplantının açılışında konuşan WOLAS Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Enes Kafadar, çalışmanın Cammu Keşmir’de yaşananların basit bir asayiş veya sınır anlaşmazlığı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek şöyle konuştu: “Bugün kamuoyuna sunduğumuz çalışma, Cammu Keşmir’de yaşananların Yeni Delhi yönetiminin iddia ettiği gibi basit bir asayiş meselesi, bir terörle mücadele operasyonu ya da iki ülke arasındaki bir sınır anlaşmazlığı olmadığını; uluslararası hukukun açıkça çiğnendiği planlı bir asimilasyon, mülksüzleştirme ve yerleşimci sömürgecilik süreci olduğunu kanıtlamaktadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1951 ve 1957 tarihli kararları, Keşmir’in statüsünün tek taraflı adımlarla değil, halkoylamasıyla belirlenmesi gerektiğini açıkça hükme bağlamıştır.” Keşmir ile Anadolu arasındaki tarihî ve manevi bağlara da değinen Kafadar, Türkiye kamuoyunun bölgeye ilgisinin coğrafi mesafeyle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.

4

“İŞKENCE MERKEZLERİNDE İSRAİLLİLER DE VAR” Bölgedeki bilgi karartmasına, medya ve sinema yoluyla yürütüldüğünü belirttiği normalleştirme faaliyetlerine ve Hindistan ile İsrail arasındaki askerî ve istihbarî iş birliğine dikkat çeken Kafadar, İngiltere Metropolitan Polisi Savaş Suçları Birimi’ne sunulan dosyalarda dikkat çekici tanık beyanlarının bulunduğunu belirtti. Kafadar, “Keşmir’de bugün tam bir bilgi karartması uygulanmaktadır; gazeteciler tutuklanmakta, pasaportları iptal edilmekte, sivil toplum kuruluşları kapatılmakta ve kitaplar toplatılmaktadır” dedi. Hindistan yönetiminin Bollywood yapımları ve medya üzerinden bölgedeki gelişmeleri bir “iç güvenlik” meselesi olarak sunduğunu belirten Kafadar, “İngiltere Metropolitan Polisi Savaş Suçları Birimi’ne sunulan dosyalarda Keşmir’deki sorgu ve işkence merkezlerinde bizzat İsrailli görevlilerin bulunduğuna dair tanık beyanları yer almaktadır” ifadelerini kullandı.

5

“HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATIYORUZ” Av. Enes Kafadar, raporun yayımlanmasıyla sürecin sona ermediğini, aksine yeni bir hukuki aşamanın başlayacağını açıkladı. WOLAS’ın daha önce farklı ülkeler ve Filistin konusunda hazırladığı çalışmaların uluslararası mekanizmalara taşındığını belirten Kafadar, Cammu Keşmir konusunda da benzer bir yol izleneceğini kaydetti. Kafadar şöyle konuştu: “Bugün buradan kamuoyuna ilan ediyoruz: Keşmir’de işkence, patlayıcılarla ev yıkımları, keyfi infazlar ve demografik gasp suçlarını işleyen Hindistanlı askerî ve sivil sorumlular hakkında da aynı hukuki mekanizmayı işletiyoruz. Bu rapor bir sonuç değil, bir başlangıçtır; hazırladığımız delil dosyalarıyla üçüncü ülke mahkemelerinde Hint yetkililer aleyhine evrensel yargı yetkisi davaları açılması sürecini resmen başlatıyoruz.”

6

“2,5 MİLYON KİŞİYE OY HAKKI TANINDI, TEMSİL HAKKI ENGELLENDİ” WOLAS Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hasan Basri Bülbül’ün sunduğu 95 sayfalık raporda Hindistan’ın Keşmir’deki uygulamalarına ve insan hakları ihlali olarak değerlendirilen çok sayıda konuya yer verildi. Raporda aktarılan verilere göre 2019’dan itibaren bölgede 890 merkezi yasa yürürlüğe kondu, 205 yerel yasa kaldırıldı ve 130 yasa değiştirildi. Arazi ve yerleşim kurallarında yapılan değişikliklerle bölge dışından 83 bin 742 kişiye yerleşim belgesi verildiği; mülkiyet ve istihdam imkânlarının Keşmirli olmayan nüfusa açıldığı kaydedildi. WOLAS, bu durumun Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 49(6). maddesi açısından ihlal oluşturduğu değerlendirmesinde bulundu. Seçim düzenlemelerinin de ele alındığı raporda, Ağustos 2022’de bölgede geçici olarak bulunan Hindistan vatandaşlarına oy hakkı tanınmasıyla seçmen listelerine yaklaşık 2,5 milyon kişinin eklendiği ve bu durumun adil temsil hakkını zedelediği ifade edildi.

7

“KEŞMİR, DÜNYADA ASKER-SİVİL ORANI EN YÜKSEK OLAN BÖLGE” Raporda Cammu Keşmir’de 900 bini aşan silahlı personelin bulunduğu belirtilerek, bölgenin dünyada asker-sivil oranının en yüksek olduğu yerlerden biri olduğu kaydedildi. 2019-2026 yılları arasında Kamu Güvenliği Yasası (PSA) ve Yasa Dışı Faaliyetlerin Önlenmesi Yasası (UAPA) kapsamında 26 bin 129 keyfi gözaltının belgelendiği öne sürüldü. Raporda ayrıca 2019’dan bu yana 4 kıdemli siyasi liderin gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde hayatını kaybettiği, Cammu ve Keşmir Yüksek Mahkemesi Barosu’nun (JKHCBA) kurumsal olarak işlevsiz bırakıldığı ve insan hakları savunucuları ile baro yöneticilerinin uzun süreli tutukluluklarla karşı karşıya kaldığı belirtildi.

8

“BAYRAM NAMAZLARI 8 YILDIR KILINAMIYOR” WOLAS, ifade ve bilgiye erişim alanındaki kısıtlamaları da raporuna taşıdı. Gazeteciler ve sivil toplum kuruluşlarının karşılaştığı baskılara, pasaport iptallerine ve yayınlara yönelik kısıtlamalara ilişkin deliller bulunduğu açıklandı. Raporda, Eylül 2026 itibarıyla üniversite ve kütüphanelerden 4 bin 249 kitabın kaldırıldığı belirtildi. Srinagar’daki merkezi Cuma Camii ve Bayram Namazgahı’nda (Eidgah) bayram namazlarının üst üste sekiz yıldır engellendiği kaydedildi. Bölgede gözetim teknolojilerinin kullanıldığı ve Hindistan ile İsrail arasında askerî ve istihbarî yöntem aktarımının bulunduğu da raporda dile getirildi.

9

RAPORDA 7 SOMUT ADIM ÖNERİLDİ WOLAS raporunda uluslararası toplum ve hukuk kurumlarına yönelik 7 somut adım önerisi de sıralandı: BM Özel Prosedürleri’nin etkin şekilde çalıştırılması ve bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulması, Belgelenmiş somut olaylara dayanarak üçüncü devletlerde evrensel yargı yetkisi kapsamında hukuki başvurular yapılması, AFSPA koruması altında gerçekleştirilen ihlallerden sorumlu yetkililere yönelik hedefli yaptırımlar uygulanması, Uluslararası ticari ilişkilerde ve savunma transferlerinde insan hakları şartlılığının gözetilmesi, Bağımsız saha ve delil belgeleme faaliyetlerinin uluslararası teyit standartlarında kesintisiz sürdürülmesi, BM Genel Kurulu kanalıyla Uluslararası Adalet Divanı’ndan 370. maddenin kaldırılması ve yerleşim rejiminin Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 49(6). maddesine uygunluğu konusunda danışma görüşü talep edilmesi, Görünmezleştirme politikasına karşı düzenli aralıklarla toplanacak daimi bir Halk Mahkemesi (Peoples’ Tribunal) sürecinin tesis edilmesi. Basın toplantısı, Cammu Keşmir konusunda saha tecrübesi bulunan katılımcıların değerlendirmeleri ve soru-cevap oturumuyla sona erdi. WOLAS, 95 sayfalık raporun İngilizce ve Türkçe tam metinler