AKİT MENÜ

Kültür Sanat

Eskişehir'in 'beyaz altın'ı lületaşı Osmanlı'dan günümüze kadar ulaştı

Güncelleme Tarihi:

Eskişehir'de 'beyaz altın' ve 'deniz köpüğü' olarak bilinen lületaşı 5000 yıldır bilinen ve kullanılan minarel bir taştır. Osmanlı’nın dünyaya açılan ilk madeni olan lületaşı, bugün yeniden bir kültürel direnişe ilham veriyor.

2

Lületaşı Müzesi; Belediye tarafından 2008 yılında Kurşunlu Külliyesi içinde açılan müze, Eskişehir’le özdeşleşen lületaşının işlenmiş örneklerini sergiler. Beyaz ve kolay biçimlendirilebilen bu taş, özellikle pipo, takı, biblo ve süs eşyası yapımında kullanılır. Lüle taşı emici özelliğinden dolayı özellikle pipo ve ağızlık yapımında en ideal taşların başında geliyor. Eserler, ustaların oyma becerisini ve lületaşının gündelik bir malzemeden sanatsal bir ürüne dönüşümünü göstermektedir. Eskişehir’de lületaşını işleyen Hasan Ersoy, mesleği eşiyle birlikte sürdürüyor. Ersoy, dedesinin madencilik, babasının hem madencilik hem işlemecilik yaptığını, kendilerinin ise işlemeciliğe devam ettiğini söyledi.

3

Lületaşı işlemeciliği, cam sanatı, ahşap heykel ve dokumacılık Eskişehir’in geleneksel üretim kültürünü günümüzde de görünür kılmaktadır. Kırım Tatar, Balkan, Kafkas ve Anadolu mutfaklarının izlerini taşıyan yöresel yemekler ise kentin kültürel çeşitliliğinin başka bir yansımasıdır. Eskişehir lületaşının dışında tarihi noktalarıyla birlikte sanat severleri kentte ağırlıyor. Öne Çıkan Tarihî ve Kültürel Noktaları İç Anadolu Bölgesi’nin kuzeybatısında yer alan Eskişehir Frig, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan tarihî mirasını, çağdaş sanat ve canlı üniversite yaşamıyla bir araya getiren bir kültür kentidir. Porsuk Çayı çevresinde şekillenen kent yaşamı, geleneksel Odunpazarı evleri, Sivrihisar’ın anıtsal yapıları ve tematik müzeleri şehrin çok yönlü kimliğini yansıtmaktadır. Eskişehir, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nın (TÜRKSOY) Türk halkları arasındaki kültürel bağları güçlendirmeyi amaçlayan programı kapsamında, 2013 yılında Türkiye’den Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanını taşıyan ilk şehir olmuştur.

4

Alemşah Kümbeti: Yapı Melikşah tarafından kardeşi Sultan Şah adına 1328 yılında yaptırılmıştır. Kesme taş ağırlıklı iki katlı yapının alt bölümünde mezar odası yer alır. Taç kapısı ile geometrik ve bitkisel bezemeleri Anadolu’da Selçuklu sanat geleneğinin devamını gösteren ayrıntılardır. Surp Yerortutyun Ermeni Kilisesi: Sivrihisar’da Saat Kulesi’nin eteklerinde bulunan kilisenin bugünkü yapısı, kitabesine göre 1881 yılında mimar Minteş Panoyat tarafından inşa edilmiştir. Kızıl kesme taşları nedeniyle Kızıl Kilise adıyla da anılır. İki yandaki çan kuleleri, iç mekândaki fresk izleri ve vaftiz bölümü yapının dikkat çeken unsurlarıdır. Sivrihisar Saat Kulesi: 1899 yılında dönemin kaymakamı Mahmut Bey tarafından yaptırılmıştır. İlçenin farklı noktalarından görülebilmesi için yüksek bir kaya kütlesi üzerine yerleştirilen kesme taş kulenin dört cephesinde saat bulunur.  Metin Yurdanur Açık Hava Heykel Bahçesi: Sivrihisarlı heykeltıraş Metin Yurdanur’un eserlerini açık alanda buluşturan bahçe, ilçenin kayalık peyzajı ile çağdaş heykel sanatını yan yana getirir. Sivrihisar Havacılık Müzesi MSÖ Hava ve Uzay Müzesi: Sivrihisar’ın Yeşilköy Mahallesi’ndeki Necati Artan Tesisleri’nde bulunan müze 2018 yılında açılmıştır. Havacılık tarihinde yeri olan hava araçlarını sergileyen koleksiyonun ayırt edici özelliği, birçok uçağın hâlen uçabilir durumda korunmasıdır.

5

Kurşunlu Külliyesi: Odunpazarı’nda yer alan 16. yüzyıl Osmanlı yapılar topluluğu, Vezir Çoban Mustafa Paşa tarafından 1517–1525 yılları arasında yaptırılmıştır. Kurşun kaplı kubbesi camiye ve külliyeye adını vermiştir. Cami, imaret, eğitim ve konaklama birimleri gibi farklı işlevlere sahip bölümler, Osmanlı dönemindeki sosyal yaşamın örgütlenmesini yansıtır. Cam Atölyesi ve Cam Sanatları Merkezi: Kurşunlu Külliyesi’ndeki sıcak cam atölyesi, camın ısıtılarak biçimlendirilmesi ve üfleme yöntemiyle işlenmesi gibi üretim aşamalarını tanıtır. Atölye ve sanat merkezi, Odunpazarı’ndaki cam sanatı çalışmalarının önemli mekânlarıdır; uluslararası cam festivalleri ve sanat etkinlikleriyle de ilişkilidir. Ahşap Eserler Müzesi: Kurşunlu Külliyesi’nin kervansaray bölümünde bulunan müze, Odunpazarı’nda gerçekleştirilen uluslararası ahşap heykel festivallerinde üretilen eserleri bir araya getirir.

6

Tarihî Odunpazarı Evleri: Eskişehir’in güneyindeki yamaçlarda gelişen tarihî mahalle; kıvrımlı sokakları, çıkmazları, ahşap ayrıntıları ve cumbalı evleriyle geleneksel Anadolu Türk kent mimarisinin örneklerini korur. Müzeler, atölyeler ve çarşılarla birlikte yaşayan bir tarihî çevre oluşturan Odunpazarı Tarihî Kent Merkezi 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştır. Atlıhan El Sanatları Çarşısı: 1850’li yıllarda pazarcıların, yolcuların ve hayvanlarının konaklaması için yaptırılan han, Odunpazarı’nın tarihî ticaret yaşamına tanıklık eden yapılardandır. 2006 yılında özgün mimarisi esas alınarak yeniden düzenlenen iki katlı yapı bugün el sanatları çarşısı olarak kullanılmaktadır. Odunpazarı Modern Müze (OMM): 2019 yılında açılan OMM tarihî Odunpazarı evleri arasında Türkiye’den ve dünyadan modern ve çağdaş sanat eserlerini bir araya getiren özel bir müzedir. Yaklaşık 4.500 metrekarelik alanda sergi mekânlarının yanı sıra etkinlik alanları ve atölyeler bulunur. Müze, çağdaş sanatın tarihî mahalle dokusu içinde deneyimlenebildiği bir kültür durağıdır.

7

Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi: Bölgedeki kazılarda ortaya çıkarılan buluntuları kronolojik bir anlatımla sunan müze, Eskişehir’in arkeolojik geçmişini tanıtır. Şarhöyük, Pessinus, Demircihöyük, Küllüoba ve Karacahisar gibi yerleşimlerden gelen eserler farklı dönemlerdeki üretim, inanç ve gündelik yaşam hakkında bilgi verir.

8

Gastronomisinde Öne Çıkan Lezzetler. Çi Börek: Kırım Tatar mutfağının Eskişehir’e kazandırdığı en tanınmış lezzetlerden biridir. İnce açılan hamurun içine kıyma, soğan ve baharatlarla hazırlanan harç yerleştirilir; yarım ay biçiminde kapatılan börek kızgın yağda pişirilir.

9

Balaban Kebabı: Et suyuyla ıslatılan pide parçalarının üzerine yoğurt, domates sosu ve köfte ya da et yerleştirilerek hazırlanan yöresel yemektir. Pide, et ve sosun aynı tabakta buluştuğu bu servis biçimi, Eskişehir mutfağının öne çıkan özelliklerinden biridir. Met ve Nuga Helvası: Eskişehir’le özdeşleşen ve hediyelik olarak da tercih edilen geleneksel tatlılardır. Un, yağ ve şekerle hazırlanan met helvası lifli dokusu ve kısa çubuk biçimindeki sunumuyla tanınır. Nuga helvası ise kentteki şekerleme ve helvacılık geleneğinin diğer ürünleri arasındadır.