AKİT MENÜ

İslam

Bursa onu sıradan bir ekmekçi sanıyordu! Ulu Cami’de kürsüye çıkınca herkes şaşkına döndü

Bursa sokaklarında ekmek satıyor, Ulu Cami’nin inşaatında çalışan işçilere somun yetiştiriyordu. Halk onu yalnızca “Ekmekçi Koca” olarak tanıyordu. Ancak rivayetlere göre Ulu Cami’nin açılış günü yaşananlar, onun yıllardır sakladığı kimliğini ortaya çıkardı. Kürsüye çıkan Somuncu Baba’nın Fâtiha Suresi’ni farklı manalarıyla açıklaması karşısında devrin âlimleri hayrete düştü. Ardından yaptığı ise en az o gün yaşananlar kadar dikkat çekiciydi.

3

Osmanlı'nın kuruluş döneminde Bursa... Şehrin sokaklarında sırtında ekmekleriyle dolaşan mütevazı bir adam vardı. Kendi fırınında somunlarını pişiriyor, ardından Bursa sokaklarında “Somunlar müminler!” diyerek ekmeklerini satıyordu. Bursalılar onu “Somuncu Baba” veya “Ekmekçi Koca” olarak tanıyordu. Fakat halkın sıradan bir fırıncı zannettiği bu kişinin asıl adı Şeyh Hamîd-i Velî idi. Kaynaklara göre Kayseri'de doğmuş, Şam ve Erdebil gibi dönemin önemli ilim merkezlerinde eğitim görmüş bir mutasavvıftı.

4

KÜÇÜCÜK FIRININDA EKMEK PİŞİRİYORDU Somuncu Baba Bursa'ya geldiğinde ilmini ve manevi şahsiyetini ön plana çıkarmak yerine kendisini halktan biri gibi göstermeyi tercih etti. Molla Fenari bölgesindeki evinde çilehanesi, ibadet odası ve iki küçük fırını bulunuyordu. Odununu getiriyor, hamurunu hazırlıyor ve ekmeklerini kendi elleriyle pişiriyordu. Bugün dahi Bursa'da Somuncu Baba'ya nispet edilen ev ve fırın bulunuyor. Osmangazi Belediyesi, yapının geçmişini 1390'lı yıllara kadar götürüyor.

5

ULU CAMİ İŞÇİLERİNE EKMEK TAŞIDI O yıllarda Bursa'nın simgesi olacak Ulu Cami'nin inşaatı devam ediyordu. Kaynaklarda aktarılan rivayetlere göre Somuncu Baba, küçücük fırınlarında hazırladığı ekmeklerle caminin inşaatında çalışan işçilerin yiyecek ihtiyacına katkıda bulunuyordu. Türk Kimse onun gerçekte kim olduğunu bilmiyordu. Ta ki Ulu Cami'nin açılış gününe kadar...

6

EMİR SULTAN: “BURADA BİZDEN DAHA BÜYÜK BİR ÂLİM VAR” Rivayete göre Ulu Cami tamamlandığında Yıldırım Bayezid, açılış hutbesini damadı Emir Sultan'ın okumasını istedi. Ancak Emir Sultan kabul etmedi. Çünkü cemaatin arasında kendisinden daha büyük bir âlim bulunduğunu biliyordu. İşaret ettiği kişi ise Bursalıların yıllardır ekmekçi olarak gördüğü Somuncu Baba'ydı. Somuncu Baba, sırrının ortaya çıktığını anlayınca Emir Sultan'a sitem etti. Fakat artık geri dönüş yoktu.

7

KÜRSÜYE ÇIKTI, FÂTİHA'YI TEFSİR ETMEYE BAŞLADI Herkesin ekmekçi olarak tanıdığı adam Ulu Cami'nin kürsüsüne çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığının aktardığı tarihî anlatıya göre Somuncu Baba burada Fâtiha Suresi'ni yedi farklı manada tefsir etti. Bursa'nın önde gelen âlimlerinin de bulunduğu camide onun ilmi böylece ortaya çıktı. Yıllardır fırınında ekmek pişiren, sokaklarda somun satan kişinin büyük bir ilim ve tasavvuf ehli olduğunun anlaşılması Somuncu Baba'nın Bursa'daki gizli hayatını da sona erdirdi.

8

ŞÖHRET GELİNCE BURSA'YI TERK ETTİ İşin en çarpıcı tarafı ise bundan sonra yaşandı. Somuncu Baba ortaya çıkan şöhretin peşinden gitmedi. Tam tersine, insanların kendisine gösterdiği yoğun ilgi üzerine Bursa'dan ayrıldı. Kaynaklar onun Hacı Bayram-ı Veli ile Hicaz'a gittiğini, daha sonra Anadolu'ya döndüğünü aktarıyor. Arkasında ise Anadolu'nun manevi tarihinde dikkat çekici bir silsile bıraktı: Somuncu Baba, Hacı Bayram-ı Veli'nin; Hacı Bayram-ı Veli, Akşemseddin'in; Akşemseddin ise İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet'in hocasıydı. Bursa sokaklarında ekmek satan o mütevazı adamın yetiştirdiği manevi çizgi, böylece İstanbul'un fethine uzanan kuşağın eğitiminde de yer aldı.

9

RİVAYETLE TARİHÎ GERÇEĞİ AYIRMAK GEREKİYOR Somuncu Baba hakkında yüzyıllardır çok sayıda keramet ve menkıbe anlatılıyor. Ulu Cami işçilerine ekmek yetiştirmesinden Fâtiha tefsirine kadar bazı anlatılar resmî kültür kaynaklarında da “rivayet” olarak aktarılıyor. Bu nedenle menkıbeleri tarihî belgeyle kesin olarak kanıtlanmış olaylar gibi değil, Anadolu'nun tasavvuf geleneğinde nesilden nesile aktarılan anlatılar olarak değerlendirmek gerekiyor.