İNME BELİRTİSİNDE 3K: KAYMA, KOL, KONUŞMA: İnme riskinin yaşla birlikte arttığını ancak hastalığın yalnızca ileri yaşlarda görülmediğini, genç erişkinlerde hatta daha erken yaşlarda da inme vakalarının görülebildiğine dikkati çeken Giray, gençlerde inmenin nedenleri arasında kalp ritim bozuklukları, bazı kalp hastalıkları, damar duvarı yırtılmaları, pıhtılaşma bozuklukları ile bazı genetik veya yapısal durumların bulunabildiğini anlattı. Giray, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, obezite ve hareketsiz yaşam gibi risk faktörlerinin de genç yaşlarda önem kazandığına işaret ederek, yaşam tarzı ve nikotin ürünlerinin kullanımı konusunda toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi. İnmenin en önemli özelliklerinden birinin belirtilerin çoğunlukla aniden ortaya çıkması olduğunu, gençlerde gelişen belirtilerin basit nedenlere bağlanarak göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Giray, "Genç bir insanda aniden gelişen yüz asimetrisi, kol veya bacakta güç kaybı, konuşma bozukluğu ya da görme ve denge sorunu varsa bunun yorgunluğa, strese veya başka basit bir nedene bağlanarak geçiştirilmemesi gerekir. İnme yaşa bakmaz. Belirtiler aniden başladıysa yaş ne olursa olsun acil değerlendirme gerekir." diye konuştu.
Prof. Dr. Giray, toplumun inme belirtilerini kolayca hatırlayabilmesi için "3K: Kayma, Kol, Konuşma" yaklaşımını önemsediklerini belirterek, "Kayma, yüzün bir tarafında ani sarkma veya gülümserken yüz simetrisinin bozulmasıdır. Kol, kolda ya da bacakta, özellikle vücudun bir tarafında ani güç kaybı veya uyuşma yaşanmasıdır. Konuşma ise konuşmanın bozulması, kelimeleri söylemekte zorlanma, peltekleşme ya da söylenenleri anlamada güçlük çekilmesidir." dedi.
Bu belirtilerin yanı sıra ani görme kaybı, çift görme, denge kaybı, yürüme güçlüğü ve daha önce yaşanmamış, aniden başlayan çok şiddetli baş ağrısının da acil değerlendirme gerektirebileceğini kaydeden Giray, "Bu bulgulardan yalnızca biri bile ortaya çıksa hemen 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Belirtilerin geçmesini beklemek, hastayı kendi aracımızla götürmeye çalışmak veya önce başka bir sağlık kuruluşundan randevu almaya çalışmak zaman kaybına neden olabilir." uyarısında bulundu. Giray, acil çağrı sırasında belirtilerin ne zaman başladığının veya kişinin en son ne zaman normal durumda görüldüğünün bildirilmesinin tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını vurgulayan Giray, "Belirtilerin kendiliğinden düzelmesi tehlikenin geçtiği anlamına gelmez. Geçici nörolojik belirtiler de acil değerlendirme gerektirir, çünkü bunlar yaklaşan bir inmenin habercisi olabilir." açıklamasını yaptı.