AKİT MENÜ

Gündem

ABD’li uzmandan Washington’a çağrı: Türk dünyasının yükselişini dikkate alın

Hudson Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Luke Coffey, Türk Devletleri Örgütü’nün Avrasya’da giderek güçlenen bir merkez haline geldiğini belirterek ABD’ye örgütle doğrudan ilişki kurma çağrısı yaptı.

3

Türk devletleri arasındaki ekonomik ve siyasi yakınlaşma, Washington açısından yeni bir diplomatik fırsat olarak değerlendiriliyor. Hudson Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Luke Coffey, “ABD Neden Türk Yüzyılına Dikkat Etmeli?” başlıklı analizinde, Amerikan yönetiminin Türk Devletleri Örgütü’ne (TDT) yönelik ilgisinin örgütün artan ağırlığının gerisinde kaldığını ifade etti.

4

Ankara’daki 13. zirve gündemi üzerinden değerlendirmelerde bulunan Coffey, Türk dünyasında güçlenen ortak kimlik bilincinin ticaret, ulaşım, kültür ve güvenlik alanlarındaki yakınlaşmayı desteklediğini belirtti.

5

Coffey’ye göre TDT, çok kutuplu ve rekabetin yoğunlaştığı Avrasya’da fiilen ayrı bir güç merkezi haline geliyor. Analizde, daha güçlü ve bağımsız hareket edebilen Türk devletlerinin Rusya, Çin ve İran’ın etkisini dengeleyebileceği görüşü dile getirildi.

6

ABD’nin örgütle kuracağı ilişkinin bölge ülkeleriyle mevcut ikili bağlarını tamamlayacağını savunan Coffey, bu yaklaşımın Washington’ın Avrasya’da tek bir gücün hâkimiyet kurmasını önleme hedefiyle de örtüşeceğini kaydetti.

7

Türkiye’nin NATO müttefiki olmasını ve Trump yönetiminin Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini genişletmesini önemli bir zemin olarak değerlendiren Coffey, TDT ile kurumsal temas geliştirilmemesini kaçırılmış bir fırsat olarak nitelendirdi.

8

Analizde Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın üye olduğu örgütün ekonomik potansiyeline de dikkat çekildi. Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ise gözlemci olarak yer aldığı belirtildi.

9

Coffey’nin aktardığı verilere göre üye ve gözlemci ülkeler, yaklaşık 180 milyonluk nüfusu ve 2,4 trilyon doları aşan toplam ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Coffey, bu ülkelerin birlikte değerlendirildiğinde dünyanın 11’inci büyük ekonomisine karşılık geldiğini ifade etti.

10

Türk dünyasının enerji kaynakları ve kritik mineraller bakımından taşıdığı önemi vurgulayan Coffey, küresel uranyum üretiminin yüzde 45’inden fazlasının, ağırlıklı olarak Kazakistan üzerinden, bu ülkelerde gerçekleştirildiğini kaydetti. Analizde Türk devletlerinin bir bütün olarak dünyanın üçüncü büyük enerji sağlayıcısı olduğu değerlendirmesine de yer verildi.

11

Coffey, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkelerinde Türk kimliği, dili ve kültürüne yönelik ilginin yeniden güçlendiğini belirtti. Bu sürecin Türkiye’nin artan jeopolitik hedefleriyle birleşerek ülkeler arasındaki yakınlaşmayı hızlandırdığını savundu.

12

Ulaşım bağlantılarının geliştirilmesi, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve ortak Türk alfabesi çalışmalarını örnek gösteren Coffey, ekonomik iş birliği ile ortak kimlik bilincinin birbirini beslediğini ifade etti. Analizde, belirli alanlarda başlayan ortaklığın zamanla başka alanlara yayılmasının daha derin bir bütünleşmenin önünü açabileceği görüşü işlendi.

13

Coffey, ABD yönetiminin ilk adım olarak TDT’nin yeni genel sekreterini Washington’a davet etmesini ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir görüşme düzenlemesini önerdi. Böyle bir temasın, örgütün artan etkisinin kabul edildiğini gösterecek önemli bir diplomatik mesaj olacağını belirtti.

14

Ticaret, enerji ve ulaşım bağlantılarına odaklanan ortak bir çalışma grubu kurulmasını da tavsiye eden Coffey, İstanbul’dan geçen üst düzey ABD yetkililerinin TDT merkezini ziyaret etmesinin kurumsal ilişkileri ve karşılıklı güveni güçlendirebileceğini kaydetti.

15

Türk dünyasındaki yakınlaşmanın ABD’nin katılımından bağımsız olarak sürdüğünü vurgulayan Coffey, Washington’ın bu süreçte yer almak için mevcut eğilimi fark ederek diplomatik girişimde bulunması gerektiğini savundu. Haber Kaynağı: The National Interest - Luke Coffey