İsa Karakaş, Yargıtay kararı üzerinden işveren ve çalışan ilişkisine ilişkin şu değerlendirmeleri aktardı:
"‘Evdeki hesap çarşıya uymaz’ misali, işverenlerin fevri kararlarla ve hukuka aykırı yollardan elde edilen özel yazışmaları dayanak yaparak işçi çıkarması hukuki bir duvara çarpmaktadır. ‘Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz’ atasözümüzde olduğu gibi, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerle de haklı bir fesih yapılamayacağı bu kararla bir kez daha mühürlenmiştir. Bu tarihi karar, dijitalleşen dünyada özel hayatın gizliliğinin ve hukuka uygun delil elde etme zorunluluğunun iş hukukundaki sarsılmaz kalesidir. İşverenler ne kadar haklı görünürlerse görsünler, işçilerinin rızası dışındaki gizli WhatsApp yazışmalarını bir sopa gibi kullanamazlar. Hak, haklı yoldan aranmalıdır; aksi hâlde ‘kaş yaparken göz çıkarılır’ ve haksız duruma düşülür. Diğer taraftan karar, adaletin çift taraflı bir kılıç olduğunu gösterir. İşçi de soyut iddialarla, net çalışma saatlerini ortaya koymadan ve somut delil sunmadan havada kalan iddialarla fazla mesai ücreti talep edemez. Herkes emeğinin de hakkının da sınırını hukuk dairesinde bilmelidir."