Her horlayan kişide uyku apnesi görülür mü?
Uykuda nefes durması önemli bir belirti. Her horlayan kişide uyku apnesi görülmez. Bazı kişilerde belirgin bir solunum yolu tıkanıklığı olmadan da horlama oluşabilir.
TEDAVİ EDİLMEYEN UYKU APNESİNE DİKKAT!
Tıkanma şeklindeki uyku apnesinde üst solunum yolunun uyku sırasında tekrarlayan biçimde daraldığını veya kapandığını anlatan Koç, bunun hava akışının azalmasına ya da geçici olarak durmasına neden olabildiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Gece boyunca tekrarlayan solunum bozuklukları uyku bütünlüğünü bozabiliyor. Bunun sonucunda kişi sabah yorgun uyanabiliyor, gün içinde uyku hali ve dikkat sorunları yaşayabiliyor. Horlamanın yüksek sesli olması, kişinin uykuda nefesinin durduğunun gözlenmesi, boğulur gibi uyanma, sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu ve dinlenmemiş uyanma, obstrüktif uyku apnesi açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Tedavi edilmeyen uyku apnesi, yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabiliyor."
Her horlama aynı mı?
Horlamanın nedeninin her hastada aynı olmadığını belirten Koç, burun septumundaki eğrilikler, burun eti büyümesi, geniz bölgesindeki darlıklar, bademciklerin büyüklüğü, yumuşak damak ve dil kökü seviyesindeki sorunların solunumu etkileyebildiğini kaydetti.
Seçilmiş hastalarda uygulanan uyku endoskopisinin, üst solunum yolunun uyku benzeri koşullarda değerlendirilmesini sağladığını belirten Koç, işlem sırasında yumuşak damak, bademcik çevresi, dil kökü ve gırtlak girişindeki daralma veya kapanma biçimlerinin incelenebildiğini söyledi. Karaman Koç, "Özellikle cerrahi tedavinin düşünüldüğü uyku apnesi hastalarında uyku endoskopisi, tıkanıklığın hangi seviyede ve nasıl oluştuğuna ilişkin ek bilgi sağlayabiliyor. Ancak bu işlem tek başına uyku apnesi tanısı koymak veya hastalığın şiddetini belirlemek için yeterli değil. Bulguların uyku testi sonuçları, kulak burun boğaz muayenesi ve hastanın klinik durumuyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor" dedi.
TEDAVİ HORLAMANIN NEDENİNE GÖRE PLANLANIYOR
Horlama tedavisinde herkese uygulanabilecek tek bir yöntem bulunmadığını belirten Koç, tedavinin solunum bozukluğunun şiddetine, tıkanıklığın bulunduğu bölgeye, hastanın anatomik özelliklerine ve genel sağlık durumuna göre planlandığını anlattı.
Karaman Koç sözlerini şöyle sürdürdü:
"Uygun hastalarda CPAP cihazı, basınçlı hava aracılığıyla üst solunum yolunun açık kalmasına yardımcı oluyor. Alt çeneyi öne alan ağız içi apareyler de belirli hastalarda kullanılabiliyor. Cerrahi seçenekler ise tıkanıklığın yerine ve biçimine göre değerlendiriliyor. Burun içindeki yapısal sorunların düzeltilmesi burundan nefes almayı kolaylaştırabiliyor ve bazı hastalarda CPAP kullanımını destekleyebiliyor. Ancak tıkanıklık dil kökü veya yumuşak damak gibi başka bölgelerde de bulunuyorsa burun ameliyatı tek başına uyku apnesini ortadan kaldırmayabiliyor. Cerrahide ise yalnızca horlama sesine göre karar verilmemelidir. Bazen tedavi sonrasında horlama azalsa bile uyku apnesinin devam edip etmediği değerlendirilmelidir."
BURUN AÇICI SPREYLER KONTROLSÜZ KULLANILMAMALI
Soğuk havalarda horlamanın azaltılması için öncelikle burun tıkanıklığının nedeninin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Koç, serum fizyolojik içeren burun yıkama ürünleri veya spreylerin bazı kişilerde rahatlama sağlayabildiğini, alerjik rinit gibi durumlarda ise tedavinin hekim önerisiyle düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
akşam'a göre Koç, sözlerini şöyle tamamladı:
"Burun açıcı spreylerin uzun süre ve kontrolsüz kullanılması burun tıkanıklığını artırabiliyor. Sırt üstü yatmak bazı kişilerde horlamayı belirginleştirebildiği için yan yatmak yararlı olabiliyor. Fazla kilolu kişilerde kilo kontrolü, sigaradan uzak durulması ve özellikle yatmadan önce alkol tüketiminden kaçınılması da şikâyetlerin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. Ancak bu önlemler, tanı konmuş uyku apnesinde gerekli tıbbi tedavinin yerini tutmuyor."