AKİT MENÜ

Gündem

İşte CHP riyakârlığı... Ana dilde eğitime yeşil ışık yakarken bir yandan da ‘andımız’ için yırtındılar

Sözcü, 22 Haziran 2013 - ÇÖZÜM SÜRECİNDE, BU OLAYLAR, "PKK SALDIRISI" OLARAK BİZE GÖSTERİLİYORDU. ŞİMDİ 7 YIL SONRA SORALIM: O EYLEMLER, SAKIN FETÖCÜ ASKERLERİN PROVOKASYONLARI OLMASIN Çözüm sürecinde sürekli, "PKK saldırdı, şehid ve yaralı yok" haberleri okuyorduk.. Daha önceki yıllarda, yüzlerce askerimizi şehid eden PKK, ne hikmetse çözüm süreci boyunca, saldırıyor ama başarılı(!?) olamıyordu.. Başarılı tabii ki olmasınlar. Ama gerçek neydi? Yoksa, gerçek; PKK'nın saldırmadığı, TSK içindeki subayların, kendi askerlerimize provokasyon amacı ile saldırdığı olabilir miydi? Kendi kendimize saldırdığımız için de, öldürücü eylem yerine, kimsenin ihbar etmeyeceği türden, küçük küçük yaralanmalarla atlatılan saldırılar mı düzenleniyordu? Bakın işte bir örnek. PKK, askeri helikopterimizi sözüm ona vuruyor, ama Sözcü'nün yorumuna göre, "Asker kaşarak uzaklaşıyor"muş. Maksat ne? "Siyasi iktidarın, askere 'PKK'yla çatışmayın' emri verdiği izlenimi oluşturmak." Ben asker olacağım, benim helikopterime biri ateş edecek, değil hükümet, kralı gelse, anında karşı ateşi açarım. Ama TSK içindeki FETÖ'cü hainlerle, Sözcü'deki hainler el ele vermişler, bu alçakça haberi o gün yayınlamışlar. Neyse ki, TSK içindekiler, 15 Temmuz'da temizlendi. Sıra Sözcü'nün hainliğinin hesabının sorulmasında. Sözcü'nün ikinci haberi ise, gezi isyanı ile ilgili. Sanki gezi isyancıları gösteri yapmıyorlar, her şey güllük gülistanlık.. Durup dururken "Tayyip Erdoğan bir konuşma yapıyor ve döviz yükseliyor"muş gibi algı yapıyorlar. Gerçek ne? Göstericiler polis araçları dahil, toplu ulaşım araçları dahil, her yeri yakıp yıkıyor. Bu anarşik ortam sebebi ile döviz yükseliyor..

1

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Sorumlu Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 22 Haziranlardaki gazete manşetleri yorumladı. Karahasanoğlu, “"FETÖ'cü Taraf gazetesi, "Kürtlere açık çek verdi" diyerek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır'da kapalı toplantıda söylediklerini manşete taşımış.. Neler demiş neler! AK Parti'ye gelince, "Şunu yapamazsın, bunu söyleyemezsin" diyen Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'da, "CHP'nin kırmızı çizgisi yok" müjdesi vermiş. Öyle ki, "Anadilde eğitimi bile reddetmemiş" dedi.

2

Sözcü, 22 Haziran 2013 - ÇÖZÜM SÜRECİNDE, BU OLAYLAR, "PKK SALDIRISI" OLARAK BİZE GÖSTERİLİYORDU. ŞİMDİ 7 YIL SONRA SORALIM: O EYLEMLER, SAKIN FETÖCÜ ASKERLERİN PROVOKASYONLARI OLMASIN Çözüm sürecinde sürekli, "PKK saldırdı, şehid ve yaralı yok" haberleri okuyorduk.. Daha önceki yıllarda, yüzlerce askerimizi şehid eden PKK, ne hikmetse çözüm süreci boyunca, saldırıyor ama başarılı(!?) olamıyordu.. Başarılı tabii ki olmasınlar. Ama gerçek neydi? Yoksa, gerçek; PKK'nın saldırmadığı, TSK içindeki subayların, kendi askerlerimize provokasyon amacı ile saldırdığı olabilir miydi? Kendi kendimize saldırdığımız için de, öldürücü eylem yerine, kimsenin ihbar etmeyeceği türden, küçük küçük yaralanmalarla atlatılan saldırılar mı düzenleniyordu? Bakın işte bir örnek. PKK, askeri helikopterimizi sözüm ona vuruyor, ama Sözcü'nün yorumuna göre, "Asker kaşarak uzaklaşıyor"muş. Maksat ne? "Siyasi iktidarın, askere 'PKK'yla çatışmayın' emri verdiği izlenimi oluşturmak." Ben asker olacağım, benim helikopterime biri ateş edecek, değil hükümet, kralı gelse, anında karşı ateşi açarım. Ama TSK içindeki FETÖ'cü hainlerle, Sözcü'deki hainler el ele vermişler, bu alçakça haberi o gün yayınlamışlar. Neyse ki, TSK içindekiler, 15 Temmuz'da temizlendi. Sıra Sözcü'nün hainliğinin hesabının sorulmasında. Sözcü'nün ikinci haberi ise, gezi isyanı ile ilgili. Sanki gezi isyancıları gösteri yapmıyorlar, her şey güllük gülistanlık.. Durup dururken "Tayyip Erdoğan bir konuşma yapıyor ve döviz yükseliyor"muş gibi algı yapıyorlar. Gerçek ne? Göstericiler polis araçları dahil, toplu ulaşım araçları dahil, her yeri yakıp yıkıyor. Bu anarşik ortam sebebi ile döviz yükseliyor..

3

Cumhuriyet, 22 Haziran 2013 - KOMUTANLARA ATEŞ AÇILDIĞINI GENELKURMAY "TWEET'LEMİŞ.." SAKIN O TWEETLEYENLER, 15 TEMMUZ'DA İHRAÇ EDİLEN FETÖCÜ SUBAYLAR OLMASIN.. PKK, askeri helikopterdeki generali gerçekten kurşunladı ise, bu durum Genelkurmay için ne büyük bir handikap.. Ama onlar, sanki maharetmiş gibi bir de tweetliyorlar. Şimdi anlıyoruz ki, o tweetleyenlerin amacı, siyasi iktidarı itibarsızlaştırmak, askerin elinin ayağının bağlandığı izlenimi oluşturmak.. Bugün ne oluyor? PKK saldırdığında böyle seyir mi ediliyor? Bir kurşun sıktılarsa, anında 100 kurşunla cevap verilmiyor mu?.. Demek ki sorun, "siyasi iktidar"da değil, o tarihde görevde olan "FETÖ'cü subaylar"da imiş. Aynı Cumhuriyet, "Darbe yalanıyla herkesi aldattılar" başlığını da atmış. Evet evet, 27 Mayıs da yalan, 12 Eylül'de yalan, 28 Şubat'ta yalan, 27 Nisan'da yalan, Sarıkız, Ayışığı, Balyoz hepsi yalan. Biz uydurduk tüm bunları. Bu ülkede başörtü yasağı da yalan. İmam Hatiplerin orta kısımlarının kapatıldığı da yalan.. Kim inanıyorsa bunların yalanlarına.. Üçüncü haberleri daha ilginç. Gezi isyanı ile, "iktidar ha gitti, ha gidiyor" algısı oluşturup, istikrarı bozdular.. Dövizi yükselttiler.. Utanmadan, "Darbeyi halk yedi" diye başlık attılar.. Darbeyi halk yiyorsa, geziciler evlerine giderler, istikrarsızlık algısı sona erer, döviz de eski seviyesine inerdi. Ama halk düşmanları, sokakta kalmaya devam ettiler. Dövizi kazandırdılar.. Ülkeye kaybettirdiler..

4

Taraf, 22 Haziran 2013 - FİŞLEDİLER, DİNLEDİLER, İFTİRALAR ATTILAR, SONRA DA "FİŞLENDİK HEPİMİZ" DİYE BAŞLIK ATTILAR.. FETÖ'cü Taraf gazetesi, "Fişlendik hepimiz" diye başlık atıp, iktidara vuruyor.. Okul idarecilerinin öğrencilerle, öğretmenlerle birlikte tam kadro, hem de okul saatinde Taksim'e gezi parkına gidenlerin araştırılmasını, "Fişlendik hepimiz" diye göstermeye kalkışmış.. Bu arada M. Ali Alabora da, gençleri sokağa davet ederken, "Mesele ağaç değil, sen daha anlamadın mı" derken, pabucun pahalı olduğunu görünce, "Ne yapmak istiyorsunuz" diye ağlamaya başlamış.. Kendisi siyasi iktidarı hedef gösterirken, polis araçlarını devirtirken hedef göstermemiş şimdi kendisi aleyhine duyarlı medyada gerçekler yazılınca, "Yapılan haberlerle hedef gösteriliyor" diye ciyaklamaya başlamış. Şu da ilginç: Askeriye ile ilgili her gizli haberi ilk veren Taraf, "Bizim FETÖ'cülerin organize ettiği anlaşılmasın" diye düşünmüş olmalı ki, askeri helikoptere sıkılan kurşunu 1. sayfadan vermemiş

5

Taraf, 22 Haziran 2014 - KILIÇDAROĞLU'NUN HDP ÜZERİNDEN PKK'LILARA YOLLADIĞI SICAK MESAJLAR 2014'TE BAŞLAMIŞ "FETÖ'cü Taraf gazetesi, "Kürtlere açık çek verdi" diyerek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır'da kapalı toplantıda söylediklerini manşete taşımış.. Neler demiş neler! AK Parti'ye gelince, "Şunu yapamazsın, bunu söyleyemezsin" diyen Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'da, "CHP'nin kırmızı çizgisi yok" müjdesi vermiş. Öyle ki, "Anadilde eğitimi bile reddetmemiş". Bunlar güzel de, "Öğrenci andını kaldıran AK Parti'nin bu icraatını, mahkemeye taşıyanlar, iptal ettirip, tekrar okullarda okutulması için, "Ne mutlu Türküm diyene" sözlerini öğrencilere her gün tekrarlatmak için çırpınan kim? CHP değil de kim? Bunun için ölümüne mücadele veren İyi Parti ile seçim ittifakı yapan kim? "Rojava olmazsa komşumuz İŞİD" başlığı da aynı gazetede. İŞİD'i gösterip, bizi PYD'nin kucağına itenlerin nasıl büyük bir oyunun aktörleri olduğunu, bugün daha iyi anlıyoruz.

6

Sözcü, 22 Haziran 2014 - BALYOZCU GENERALLERİN CESARETİNE BAKIN, "İNTİKAM ALMADIKÇA ÖLMEYECEK"MİŞ.. SANKİ DARBEYE GİRİŞMEMİŞLER, SANKİ HİÇBİR SUÇLARI YOKMUŞ.. FETÖCÜLERE İSTEDİKLERİNİ SÖYLESİNLER. AMA AK PARTİLİLER İÇİN DE SUÇ DUYURUSU YAPACAĞINI SÖYLEYİNCE, BİZE DE SORMAK DÜŞER: "BALYOZ DARBE DEĞİL MİYDİ?" SANKİ ALLAH İLE ANLAŞMASI VARMIŞ GİBİ "ÖLMEYECEĞİM" DİYEN BU KOMUTAN, HATIRLATALIM 2018'DE VEFAT ETTİ.. FETÖ'cüleri gösterip, dindar herkesi suçlayan darbeciler, intikam yemini etmişler. Lafın arasında da, "Bir başbakan yardımcısı 'Balyoz bal gibi darbe planıdır' dedi. Onun hakkında suç duyurusu yapacağım" diyor.. Tarih, 22 Haziran 2014. O tarihte yargının yarısı FETÖ'cü.. Bu adam daha, o gün yargının yarısının FETÖ'cü olduğunu bile bilmiyor.. Kalkmış, "İntikam alacağım" diyor.. Kimbilir belki de, ileriki yıllarda AK Parti'yi devirmek için, PKK'lısı, İP'lisi, CHP'lisi, ulusalcısı hepsinin bir araya geleceğini tahmin ederek, "FETÖ'cü hakimlerle anlaşıp, Ak Partilileri içeri attırırız" diye düşünerek bu sözleri etmiş olabilir.. Özden Örnek manşette, bugünlerde meşhur olan Saygı Öztürk de, Çetin Doğan üzerinden AK Parti'ye saldırıyor.. Hiç düşünmüyorlar, AK Parti olmasa, darbecisi ile darbeci olmayanı ile, işine gelmeyen tüm subayları içeri attıran FETÖ'nün hakkından kim gelecekti? AK Parti olmasaydı, bu cezaevindeki subaylar, nasıl dışarı çıkacaktı?

7

Zaman, 22 Haziran 2014 - FETÖCÜ ZAMAN, DEŞİFRE OLACAKLARINI ANLAMIŞLAR, GERÇEKLERİN YAZILMASINI, "EYLEM PLANI İLE İFTİRA ATILIYOR" SAVUNMASI YAPIYORLAR Zaman gazetesindeki manşette, "Meğer o manşetler eylem planının parçasıymış" diyorlar.. O manşetlerde ne deniliyor? "Silahlı örgüt".. "Cinayetlerin arkasında paralel yapı var." "Paralel yapı bazı kişilere haksız isnatlar yaptı." Bu iddiaların tamamı, bugün gerçek çıktı mı? Çıktı.. Silahlı örgütlermiş. Cinayet de işlemişler.. Hatta o tarihten sonra da cinayet işlemeye devam ettiler. "TİB'i kopyalayıp arşivi sildiler" başlığının ne kadar doğru olduğu, bugün daha net görülüyor. Zaman'ı çıkaranlar ise, şimdi ABD'ye kaçtı.. Hainliklerini tescillediler.. Attıkları bu manşet, o günkü takiyyeleri olarak arşive kaydoldu..

8

Cumhuriyet, 22 Haziran 2015 - FETÖ'CÜ YAYIN ORGANLARINDA UZUN SÜRE ÇALIŞAN FEHMİ KORU, 7 HAZİRAN 2015 SEÇİM SONUÇLARINDAN CESARETLE, ERDOĞAN'A ÇAĞRI YAPIYOR.. ÜZERİNDEN 5 YIL GEÇTİ.. ERDOĞAN BUGÜN YİNE KÜLLİYE'DE.. FEHMİ KORU BUGÜN NEREDE, BİLEN YOK. Cumhuriyet gazetesi, yıllarca "takkeli liboş" diyerek suçladığı Fehmi Koru'yu, Erdoğan'a vurmak için manşete taşımış. "Cumhurbaşkanı'nı kızdıracak sözler" diye Fehmi Koru'nun öngörüsüzlüğünü haberleştirmişler. "Erdoğan, Saray'ı kendisi vermeli" imiş.. Kime vermeli? TÜSİAD'çılara mı? Boğaz kenarında yalısı olan PKK destekçilerine mi? Koç'a mı, kime? Bu ülkenin özbeöz çocuklarına, ülkeyi yönetmeyi çok görenler, muhalefette olsalar bile, iktidara sürekli sopa göstererek, arka planda ülkeyi yönetmeye kalkışanlara şirinlik yapan Fehmi Koruların yüzleri, bugün daha iyi görülüyor.. Erdoğan ülkeye hizmete devam ediyor. Yine 7/24 çalışıyor.. Tatil nedir bilmeden, koşturuyor.. Peki Fehmi Koru, bugün nerede, bir bilen var mı?