AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 1 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 1 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı. Kemalist Cumhuriyet’in 1 Temmuz 2013 tarihli “NATO’yla da kavga” haberini değerlendiren Karahasanoğlu, “Solcu geçinen, ABD karşıtı geçinen, "M. Kemal'in emperyalizmle savaşının askerleriyiz" diyen Cumhuriyet gazetesi, "NATO'yla da kavga" başlığı ile, NATOculuğunu itiraf etmiş. Arşive kaydedin, hem Türkiye'nin NATO'yla kavga edebilecek güce geldiğini göstermesi açısından, hem de Cumhuriyet'in NATOculuğunun itirafının belgesi olması açısından.. Solcular, bu başlığa bakıp bakıp, okudukları gazeteden utansınlar” dedi.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 1 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı. Kemalist Cumhuriyet’in 1 Temmuz 2013 tarihli “NATO’yla da kavga” haberini değerlendiren Karahasanoğlu, “Solcu geçinen, ABD karşıtı geçinen, "M. Kemal'in emperyalizmle savaşının askerleriyiz" diyen Cumhuriyet gazetesi, "NATO'yla da kavga" başlığı ile, NATOculuğunu itiraf etmiş. Arşive kaydedin, hem Türkiye'nin NATO'yla kavga edebilecek güce geldiğini göstermesi açısından, hem de Cumhuriyet'in NATOculuğunun itirafının belgesi olması açısından.. Solcular, bu başlığa bakıp bakıp, okudukları gazeteden utansınlar” dedi.

2

Cumhuriyet, 1 Temmuz 2013 “NATO’yla da kavga” Rasmussen dediğiniz, ülkesindeki başbakanlık seçimleri zamanı Hz. Peygamber’e (s.a.v) hakaret karikatürlerini savunan, PKK’nın Roj TV’sine sahip çıkan adam... Gezi’cilere sahip çıkmasa, “Acaba bu eylemler hakikaten masum mu” diye düşünürsün, öyle bir herif... Ama solcu geçinen, ABD karşıtı geçinen, "M. Kemal'in emperyalizmle savaşının askerleriyiz" diyen Cumhuriyet gazetesi, "NATO'yla da kavga" başlığı ile, NATOculuğunu itiraf etmiş. Arşive kaydedin, hem Türkiye'nin NATO'yla kavga edebilecek güce geldiğini göstermesi açısından, hem de Cumhuriyet'in NATOculuğunun itirafının belgesi olması açısından.. Solcular, bu başlığa bakıp bakıp, okudukları gazeteden utansınlar..

3

Zaman, 1 Temmuz 2013 “Sırrı Sakık: İktidarı sandıkta yenemeyenler arayışa girdi” Gezi isyanının ilk günlerinde (28-29 Mayıs 2013) Taksim'de A. Hakan ile boy gösteren Sırrı Süreyya, sonrasında Gezi isyancıları ve ulusalcılar için “Niyetlerinin iyi olmadığını biliyoruz” demiş. Sonra mı? Sonrasında tekrar gezi isyanının ilk günlerindeki gibi, o da, iktidarı değiştirmek için üç tane ağacı istismar ettiğini söylediği kemalistlerin peşine takıldı. Bu kadar yanar dönerlik, ancak filmcilerde olur. Sırrı da filmciliğini göstermiş işte..

4

Cumhuriyet, 1 Temmuz 2014 “İlk taş 13.45’te düştü” ve “Tam 23 yıldır tutuklu” Bütün tartışmaları, bütün kimlikleri bir kenara bırakın... 22 kişinin öldüğü Gazi olaylarını provoke ettiği için hapse giren adamın serbest kalmasını "23 yıldır tutuklu" başlığı ile isterken, tam da aynı gün, bir başka provokasyon olduğunu herkesin kabul ettiği Madımak’ta otelden sağ çıkanlara “Yine endişeliyiz, yine tedirginiz” dedirtmek nasıl bir aklın ürünüdür? Gazi katliamından dolayı cezaevinde olanların tahliye edilmesini isterken, aynı günkü gazete nüshasında Madımak'tan dolayı cezaevinde olanların ömür boyu içerde kalmasını istemek nasıl bir "Cumhuriyet" mantığıdır?

6

Sözcü, 1 Temmuz 2014 “Oyun sırası Tayyip’te” Hadi “Apo’nun adayı” dediğiniz Selahattin Demirtaş tutuklu diye bugün koparttığınız yaygarayı görmezden gelelim... Yahu, bu nasıl gazetecilik ki, “Seçim ikinci tura kalacak, Erdoğan da teröristbaşıyla pazarlığa oturacak” diyebildiniz? Gazeteci olsanız, Erdoğan ilk turda seçilince, “Biz bu işi bırakalım” demeniz lazımdı, utanmadınız, iyice azıttınız... Şimdi Apo ile oyunu esas siz oynuyorsunuz. Demirtaş'ın cezaevinde olmasını hukuksuzluk olarak gösterip, teröristlere destek çıkıyorsunuz.

7

Bugün, 1 Temmuz 2015 “Hukuk böyle bitirildi” Bu ülkede darbe girişimleri oldu mu? Oldu.. Sadece darbeciler sanık sandalyesine oturtulması gerekirken, FETÖ'cüler darbe girişimlerini istismar ederek, darbecilerin yanısıra, FETÖ'ye hizmet etmeyecek kişileri de sanık sandalyesine oturtarak, yargılamaları sulandırdı.. Sonrasında da, gerçek darbeciler bile serbest kaldı. Darbe davalarını sulandıran emniyetçiler gözaltına alınınca da, Adliye içinde gösteri yaptılar.. Tam da bugünlerde baroların adliye içinde gösteri yapmaları gibi.. Daha ilginci, FETÖ'cü Bugün gazetesi, kumpasçı emniyetçilerin savcılığa getirilmesini “Hukukun bitmesi” olarak gösterirlerken, utanmadan İslam karşıtı Sedef Kabaş’ı da kendilerine sözcü tayin ettiler...

8

Taraf, 1 Temmuz 2015 “Sıra Mehmetçiğin kanına mı geldi” Bu söylemlerle Tayyip Erdoğan'a en iğrenç saldırıları yapanlar, iftiraları atanlar, sonraki süreçte nasıl haksız çıkıyorlar, görüyor musunuz? Erdoğan, Suriye'ye iç politikada kullanmak üzere, yapılacak erken seçimde tekrar iktidara gelmek için istiyormuş! Erken seçim yapıldı, o tarihe kadar Suriye'ye girmiş miydik? Hayır.. Seçimden sonra, sonraki seçim yıllar sonra yapılacağı halde, Suriye'ye girdik mi? Girdik.. Oradaki terör örgütlerini bitirdik mi? Bitirdik.. Bunu iç politikada mı kullandık. Hayır.. Bu ihanet gibi açıklamanın üzerinden 5 yıl geçti. Nasıl bir iftira attıkları bugün çok daha iyi anlaşılıyor..

9

Sözcü, 1 Temmuz 2016 “Hatalarının bedelini halk canıyla ödüyor” FETÖ'nün eline tutuşturduğu sahte belgelerle MİT'in IŞİD'e silah yolladığı iftirasını atan Sözcü gazetesi, o terör örgütü Türkiye'de silahlı saldırılar yapınca, bu sefer de "Hatalarının bedelini halk canıyla ödüyor" başlığını attılar. Doğrusu ne? Türkiye hiçbir zaman IŞİD'e destek vermedi. IŞİD, Musul Konsolosluğumuzu bastı, çalışanlarımızı rehin aldı.. Bunu gizleyerek, sanki IŞİD'e yardım yapılıyormuş gibi yıllarca iftira atan Sözcü, o örgüt direkt Türkiye'ye saldırdığında da, bu sefer "halk canıyla ödüyor" tahrikinde bulundu. Bugün o IŞİD bitti. Sözcü'nün suçladığı Türkiye, IŞİD'i bitirdi. Ama bunu bile yazamaz, FETÖ'cülerle kolkola giren Sözcü.. “Madem hükümet IŞİD’e toleranslı, bu IŞİD’liler niye Türkiye’ye saldırıyor” diye soracak akılları bile yoktur, bu Sözcü ekibinin.. Olaya bir de şöyle bakalım: 15 Temmuz hain darbe girişimine giden Türkiye'de, bakın darbeden 15 gün önce hangi manşetler atılmış. Bu manşetler, aslında darbeye nasıl zemin hazırlamış. Sözcü, “Türkiye'de IŞİD büyük eylemler yapıyor, yapmayı sürdürüyor” algısı oluşturmuş. Boğaz köprüsünü kesen askerlere de, "IŞİD büyük bir eylem yapacak. Onun için tedbir almaya geldik." söylemini dillendirmek kalmış. Algının bir kolunda Sözcü var. Diğer kolunda da TSK'ya sızmış FETÖ'cü subaylar..

10

Yeni Hayat, 1 Temmuz 2016 “IŞİD'e Destek delilleri ortada, AKP suskun" FETÖ'cü olmadığını iddia eden Sözcü gazetesi ile FETÖ'cülüğü tescillenmiş Yeni Hayat benzer başlıklar ile çıkıyor. Sözcü "IŞİD'e destek" diyor. FETÖ'cü Yeni Hayat da, "IŞİD'e destek delilleri ortada" diyor.. Yalan, yalan, yalan.. Bugün de çıkın, "İşte IŞİD'e destek belgeleri" desenize.. Sözcü'sü ile FETÖ'cüsü ile desenize.. Diyemiyorsunuz değil mi? Çünkü IŞİD'i, Türkiye bitirdi.. Suçladığınız Erdoğan bitirdi..

11

Özgür Düşünce, 1 Temmuz 2016 “Polisin komşusu IŞİD" Ahlaksız FETÖ'cüler, 17 Aralık darbesini yapan hainler gözaltına alınınca, "Emniyet'te işinin ehli polis kalmadı, terör arttı, suçlar arttı" haberlerini yaptılar.. 15 Temmuz hain darbe girişiminden 15 gün önce de, "Polisin komşusu IŞİD" başlığı attılar. Hatta, “Türkiye'de son bir yılda düzenlenen 17 kanlı saldırının 9'u Emniyet, MİT ve Genelkurmay'ın yanı başında gerçekleştirildi" iddiasında bile bulundular.. Şimdi soru şu: "15 Temmuz darbe girişiminin akabinde, FETÖ'cüler tasfiye edildikten sonra benzer saldırılar niye devam etmedi? TSK'nın 320 generalinden 150'si tutuklandı. Onlarca Emniyetçi tutuklandı, memuriyetten atıldı. Binlerce KHK'lı değişik görevlerden atıldı. FETÖ'cülere göre, bunlar suçsuzdu. İşlerini yapıyorlardı. Ehil insanlardı. Dolayısı ile, devletteki ehil kadro tasfiye edildiğine göre, terörün artması lazım, güvenliğin yerlerde sürünmesi lazım, her yerde bombaların patlaması lazım. Niye tam aksi oldu? Niye şimdi, terör örgütleri bombaları patlatamaz oldu? Yoksa, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra tasfiye edilen FETÖ'cülerin kendileri mi, o bombaları patlatıyorlardı? FETÖ'cüler tasfiye edildiği için mi, artık bombaları patlatacak ‘içerdeki hırsızlar’ kalmadı?”