AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 18 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 18 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Zaman’ın 18 Temmuz 2015 tarihli “Dershaneler serbesttir” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Tam ibretlik bir haber, FETÖ’cü Zaman gazetesinde yayınlanmış. “FETÖ’nün bitmeyen bir insan kaynağı olan, aynı zamanda her yıl 2 katrilyon liralık bir maddi imkanı örgüte kazandıran dershanelerin Anayasa Mahkemesi kararına rağmen serbest olduğunu iddia eden ve FETÖ’ye umut olan kişi kim? Anayasa Mahkemesi’nde başkanlık koltuğuna oturmuş, AK Parti’nin Cumhurbaşkanı seçemeyeceği şeklindeki 367 skandal kararına imza atan, aynı zamanda Emin Çölaşan’ın da akrabası olan bir laikçi Tülay Tuğcu. Nasıl bir ilkesizlik bu? Samimi dindar Müslümanların, başörtülü olarak üniversitelere devam edemeyeceğini ısrarla savunan laikçi bir yüksek hakim, bu ülkenin insanlarına kurşun sıkacak olan FETÖ’cüler söz konusu olduğunda, onların ekmeğine bal-yağ sürüyor. Yazıklar olsun, hepinize.” dedi.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 18 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Zaman’ın 18 Temmuz 2015 tarihli “Dershaneler serbesttir” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Tam ibretlik bir haber, FETÖ’cü Zaman gazetesinde yayınlanmış. “FETÖ’nün bitmeyen bir insan kaynağı olan, aynı zamanda her yıl 2 katrilyon liralık bir maddi imkanı örgüte kazandıran dershanelerin Anayasa Mahkemesi kararına rağmen serbest olduğunu iddia eden ve FETÖ’ye umut olan kişi kim? Anayasa Mahkemesi’nde başkanlık koltuğuna oturmuş, AK Parti’nin Cumhurbaşkanı seçemeyeceği şeklindeki 367 skandal kararına imza atan, aynı zamanda Emin Çölaşan’ın da akrabası olan bir laikçi Tülay Tuğcu. Nasıl bir ilkesizlik bu? Samimi dindar Müslümanların, başörtülü olarak üniversitelere devam edemeyeceğini ısrarla savunan laikçi bir yüksek hakim, bu ülkenin insanlarına kurşun sıkacak olan FETÖ’cüler söz konusu olduğunda, onların ekmeğine bal-yağ sürüyor. Yazıklar olsun, hepinize.” dedi.

2

Cumhuriyet, 18 Temmuz 2012. “Değişim vurgusu.” Cumhuriyet’in 8 yıl önce müjdelediği o “değişim” CHP’ye bir türlü gelemedi... Sene oldu 2020, CHP’liler; parti yönetiminden hâlâ “dişe dokunur muhalif bir duruş”u, biz de “milletin değerleriyle barışmaları”nı bekliyoruz... Aslında aynı gün, Cumhuriyet o “değişim”in göz boyama olduğunu bir başka haberi ile göstermiş. O haber hangisi? “3. Köprü yolsuz kaldı” haberi. Mahkeme yol ile ilgili eksiklik tespit etmiş, idari kararı iptal etmiş. Cumhuriyet de yolun yapılmayacak olmasından memnun olmuş. Neyse ki, sonraki süreçte o karar kaldırıldı, o yol yapıldı, şimdi en çok da bu Cumhuriyetçiler ve o gazetenin okurları kullanıyor..

3

Taraf, 18 Temmuz 2012. “Her renk var, yeşil yok.” FETÖ’cü Taraf’tan da bu beklenir.. Adamlar sadece park ve bahçeleri saymış, ormanları saymamış, İstanbul’u son sıraya koymuş... Halbuki İstanbul il sınırlarının neredeyse yüzde 50’si tescilli orman... Kendi ülkesine çamur atmak için bu kadar didinen insanlar işte bunlar!

4

Cumhuriyet, 18 Temmuz 2013. “Kimyasal işkence.” “Niye bu kadar yalan?” diye hiç merak etmeyip peşlerine düşen geziciler, acaba bugün ekonomiyi getirdikleri noktadan, FETÖ’yü darbeye kalkıştıracak kadar palazlandırmalarından memnun mudur? Üç tane ağaç için ülkeyi yangın haline çevirenler, bugün memnun mudurlar? Kasten bu isyana kalkışanlara değil, saf saf o gösterilere katılanlara soruyoruz. Cumhuriyet gazetesi bugün, olayın üzerinden 7 yıl geçtikten sonra, bu manşetini savunabilir mi? “Bilinmeyen maddeli TOMA suyu”nun “kimyasal silah olduğu” iftiralarını tekrarlayabilirler mi? At yalanı, varsa inananı.

5

Sözcü, 18 Temmuz 2013 “Ele verir talkını” Ne kadar ahlaksız, ne kadar ilkesiz haberler yapıldığını, üzerinden bir süre geçtikten sonra, daha iyi anlayabiliyorsunuz.. Bu başlığın üzerinden 7 yıl geçti.. Bu ülkenin yarısından oy alan bir Cumhurbaşkanı’nın cüzdanında TBMM kartı, Emekli kartı ve 4 banka kartı, Sözcü’nün gözünde büyümüş büyümüş, Erdoğan’ın bankacılara para kazandırılmaması için, “Ödeyemeyecek olanlar, kart ile alışveriş yanlışına düşmesinler” uyarısın, böyle ahlaksızca manşete taşımışlar.. “Gezi’yi savunan esnafın dükkanını mühürlediler” başlığı da a,nı Sözcü’den.. “Esnaf Gezi olaylarından şikayetçi değil” diye açıklama yapan Tarkan Konar, esnaf değil TKP üyesi çıktı... Mühürlendiği söylenen dükkan da başkasınınmış, iyi mi? Her şeyleri yalan. Her haberleri iftira..

6

Bugün, 18 Temmuz 2014 “Siyah kurdeleli protesto”-“Rehine bebek hastalanmış.” FETÖ’nün gazetesi Bugün’ün yaptığı kışkırtma bir yana, bugün İyi Parti içinde toplanan Kamusen’ciler, yaptıkları bu eylem sebebi ile acaba bugün birazcık da olsa utanıyorlar mı? Musul Başkonsolosluğu’ndaki çalışanlarımız için devlet tüm adımları attığı halde, Kamusenciler bu eylemleri yapmışlardı. Sonradan İyi Parti’ye geçecek olan Kamusenciler eyleme soyunur da, CHP hiç geri durur mu, Umut Oran da hemen kafayı çıkartmış, rehine olanlardan bir bebeğin hastalandığını, nasıl öğrenmiş ise, basın toplantısında açıklamış, siyasi iktidarı topa tutmuş.. Bu çalışanlarımızın hepsi kurtarıldı. Bu eylemleri yapanlar, bu saldırıya imza atanlar, devlete bir teşekkürde bulundular mı? Hayır. Bu da, onların ne kadar kötü niyetli olduklarının ispatı..

7

Sözcü, 18 Temmuz 2014. “Oğlum Tayyip, gel bu işten vazgeç.” “Vahdettin Köşkü için yıkılacak” denilen yerin asıl sahibinin başkası olduğunu, tapusuz gecekonduların bulunduğu arazi boşaltılsın diye daha önce dava açtığını, meselenin Erdoğan’la falan alakasının olmadığını bir kenara bırakın... Bu sözleri söyleyen “Makbule Çeliker” teyzemiz sakın, haberin üst köşesine “Rant” meselelerini yazan Sözcü’nün Uğur Dündar’ıyla, 1980’lerde “Mezardan çıkan adamın karısı” olarak röportaj yapan “Makbule Çeliker” olmasın? Bu Sözcü, işine gelince arsaya bir çardak yapılmasını bile, “Boğaziçi’nde kaçak inşaat” diye manşete taşır, işine gelince iki katlı kaçak inşaat yapıp oturanlara böyle sahip çıkar..

9

Zaman, 18 Temmuz 2015. “Dershaneler serbesttir.” Tam ibretlik bir haber, FETÖ’cü Zaman gazetesinde yayınlanmış. “FETÖ’nün bitmeyen bir insan kaynağı olan, aynı zamanda her yıl 2 katrilyon liralık bir maddi imkanı örgüte kazandıran dershanelerin Anayasa Mahkemesi kararına rağmen serbest olduğunu iddia eden ve FETÖ’ye umut olan kişi kim? Anayasa Mahkemesi’nde başkanlık koltuğuna oturmuş, AK Parti’nin Cumhurbaşkanı seçemeyeceği şeklindeki 367 skandal kararına imza atan, aynı zamanda Emin Çölaşan’ın da akrabası olan bir laikçi Tülay Tuğcu. Nasıl bir ilkesizlik bu? Samimi dindar müslümanların, başörtülü olarak üniversitelere devam edemeyeceğini ısrarla savunan laikçi bir yüksek hakim, bu ülkenin insanlarına kurşun sıkacak olan FETÖ’cüler sözkonusu olduğunda, onların ekmeğine bal-yağ sürüyor. Yazıklar olsun, hepinize.

10

Özgür Düşünce, 18 Temmuz 2016. “2 günde 6 bin gözaltı.” Utanmanın “U”su yok adamlarda... İngiltere’ye kaçan Akın İpek sermayesi ile, gazete çıkartıyorlar.. Darbeyi başaramamışlar ama, hâlâ “Acaba ne yapar eder de hükümeti suçlarız” derdindeler... Ne bekliyorlardı, “Darbeye teşebbüs ettiniz. Halk önledi. Serbestsiniz. Bir başka gece, bir daha denersiniz” mi denilmeli idi? Maalesef ki, bugün bile bu riyakar FETÖ’cülere alet olan parti genel başkanları var, onlara da yazıklar olsun! Aynı gazete, darbeyi ABD’nin yaptırdığı iddiasına da, Kerry açıklaması ile cevaplandırmayı görev bilmiş. Darbeyi siz yapmadı iseniz, size ne ABD’den suçlanmasından, size ne darbeyi kimin yaptığından?

11

Cumhuriyet, 18 Temmuz 2016. “Sokaktaki tehlike.” Yıllarca FETÖ ile mücadele ettik diyen Cumhuriyet, tam da FETÖ’cülerin hakkından gelinirken, “Darbe karşıtı gösteriler, bazı gruplar tarafından saldırı eylemlerine dönüştürüldü” üst başlığı ile, FETÖ savunmasına geçmiş. Hatta logo kenarındaki haberi ile, FETÖ’cülere yönelik engellemeleri, “Medyaya sansür başladı” diye göstermeye çalışmışlar..

12

Taraf, 18 Temmuz 2016. “Cunta bölündü.” CIA’den aldığı talimatla manşet atan Taraf, darbenin başarısız olmasına üzülmüş. “Cunta bölündü” diye başlık atmışlar.. Cunta bölünmedi, millet Erdoğan’ın etrafında birleşti... Onu bile hazmedemediniz, Amerikancı hainler!