AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 20 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 20 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü paçavrasının 20 Temmuz 2012 tarihli “Dış politika tökezledi" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, "Bugünlerde Sözcü ve diğer muhalif medya organlarında parlatılan Ahmet Davutoğlu, bakın Erdoğan'ın yanında olduğu dönemde nasıl itibarsızlaştırılmak istenmiş.. Davutoğlu, Erdoğan'ın arkasından basamaklardan çıkarken, ayağı takılıp, sendelemiş.. Bu insani durumu bile sürmanşetine taşıyıp, "Dış politika tökezledi" başlığı atanlar, şimdi aynı tökezleyen kişiyi, yere göğe sığdıramıyorlar? Niçin acaba? Aslında çok düşünmeye de gerek yok; "Erdoğan'a % 0.5'lik bir zarar verebilir" düşüncesi ile.." dedi.

3

Sözcü, 20 Temmuz 2012“Dış politika tökezledi"Bugünlerde Sözcü ve diğer muhalif medya organlarında parlatılan Ahmet Davutoğlu, bakın Erdoğan'ın yanında olduğu dönemde nasıl itibarsızlaştırılmak istenmiş.. Davutoğlu, Erdoğan'ın arkasından basamaklardan çıkarken, ayağı takılıp, sendelemiş.. Bu insani durumu bile sürmanşetine taşıyıp, "Dış politika tökezledi" başlığı atanlar, şimdi aynı tökezleyen kişiyi, yere göğe sığdıramıyorlar? Niçin acaba? Aslında çok düşünmeye de gerek yok; "Erdoğan'a % 0.5'lik bir zarar verebilir" düşüncesi ile..

4

Bugün, 20 Temmuz 2013“Kaos planında çifte suikast"FETÖ'nün sahibi olduğu Bugün gazetesi, Kaos planında çifte suikast" başlığı ile, DHKPC'nin planının anlatıldığı iddianameyi sürmanşete taşımış.. Kim var kaos planında? DHKPC'lilerin avukatı, aynı zamanda örgüt üyeliği ile suçlanan Av. Ebru Timtik. Kim bu Timtik? Bugünlerde yurtdışına kaçan FETÖ'cülerin sahip çıktığı, İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu'nun sahip çıktığı, açlık grevindeki bir DHKPC'li.. FETÖ'cü hainlerin kirli yüzlerini görüyor musunuz? Bir baro başkanının, hangi örgüt üyelerine nasıl sahip çıktığını görüyor musunuz? İstediklerinde, birbirlerine nasıl destek verdiklerini görüyor msunuz..

5

Sözcü, 20 Temmuz 2013“7 aylık bebeğiyle TOMA’yı durdurdu” Gece vakti illegal eylem yapılıyor, 7 aylık çocuk ortaya sürülüyor... Allah muhafaza, o çocuğa en küçük bir şey olsa, bunun suçlusu kim olacak? İşin ilginci, Sözcü gazetesi bir de, o "anne"ye (!) şu sözü söyletmiş: "Bebeğim uyuyor, lütfen kimse rahatsız etmesin!" Geceyarısı kucağında bebek, yanında 5 yaşında kızın ile polisin karşısına dikil, sonra da bu cümleyi sarfet.. Sözcü de bu rezaletin üstünü örteceğine, arşivlere geçecek şekilde, birinci safyasına koysun. Ne demiş atalarımız, "Kork; korkmayandan.. Utan; utanmayandan!" Aynı tarihli Sözcü'deki "Kına yakın" başlığını alın, bugün AK parti iktidarı döneminde geldiğimiz konumu değerlendirin.. PYD, ABD ve Rus desteğine rağmen, kuyruğunu kısıp oturuyor.. Bugün kına yakması gereken birisi var ise, o da patronu Fransa'ya kaçan Sözcü ekibi olmalı. Bu ahlaksızca manşetleri ata ata, en sonunda patronunuz bile kaçmak zorunda kaldı...

6

Cumhuriyet, 20 Temmuz 2013“Nobellik direniş”Biliyoruz o Nobel’li isimlerinizi, Müslümanlara soykırım yapan Myanmar’ın başındaki kadının da “Nobel Barış Ödülü” var... Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı inkar eden ve Sırp savaş suçlularını savunan Avusturyalı yazar Peter Handke’ye utanmadan Nobel veren de aynı ekip... Aynı günkü Cumhuriyet,. Sözcü'nün yaptığı gibi, "Bebeğiyle Toma'nın önüne geçti" diye geceyarısı 7 aylık bebeği ile polise karşı direnen bir kadını sayfanın göbeğine koyup, övmüş. Dindar bir aile, haklı bir gösteride bile benzeri bir görüntü verse, "Çocukları eylemde istismar ettiler" manşeti atacaklar, gezi isyanında çocukları böyle kullandılar..

7

Bugün, 20 Temmuz 2014“Balyoz’a tahliye”Aferin, sizin “Kurunun yanına, işimize gelmeyen yaşları da katalım” ihanetiniz yüzünüzden dört dörtlük darbeciler de serbest kaldı... Aynı hain gazete, "Tüm iddiaları çürüten rapor" başlığı ile, o tarihde henüz deşifre olmamış kripto FETÖ'cü amirlerin hazırladığı raporda, "yabancı devlet ve istihbarat kurumu ile bağlantıları tespit edilememiştir" ifadesini kullanarak savunmaya geçmiş. Ama bu haberden üç yıl sonra, hem de bu rapor hazırlandığında cezaevinde olup sonrasında tahliye olduğunda ABD'ye kaçan FETÖ'cü Hüseyin Korkmaz'ın, "CIA'den 50 bin dolar aldım" itirafını gördük bu ülkede..

8

Zaman, 20 Temmuz 2014"Türkiye, baskı ve yasaklar ülkesi oldu" FETÖ'cü Zaman gazetesi, taaa 6 yıl önce bu başlığı atmış.. Öyle bir riyakarlık içindeler ki, 6 yıldır her seçim öncesinde, her kanun değişikliği öncesinde bir daha, bir daha aynısını tekrarlıyorlar.. Emniyet'teki polisler fişlenmiş, hakimler sürgüne gönderilmiş.. FETÖ, yaşanılanlardan ders almamış olmalı ki, o hakimler tümü ile ihraç edildiler de, Türkiye kurtuldu.. Aynı FETÖ'cü gazetede, “Polis 12 yıldır kahramandı, operasyon yapınca mı hain oldu” başlıklı röportaj da, ne kadar sistemli bir algı çalışması yapıldığının ispatı niteliğinde. Biz de bunlara cevap verelim.. "Yok o öyle olmadı, siz hep haindiniz de biz farkında değildik..." Şunu da hatırlatalım, röportaj yapılan İbrahim Cerrah isimli bu sözde profesör, darbenin haftasında, Almanya’ya kaçmaya çalışırken yakalandı... Şimdi sorsanız, bunlardan mazlumu yoktur... Ama gerçek şu ki: Küfür de bunlarda, zulüm de!

9

Bugün, 20 Temmuz 2015“Anneye görüş günü zulmü”Oturdukları koltuğu,FETÖ'nün emirlerini yerine getirmek üzere kullanan iki emniyetçi kardeşin annesi Aysel Hanım, aynı gün aynı saate denk gelen görüş günü için, “Oğullarımı görmeyi engelleyenleri Allah’a havale ediyorum” demiş... Darbe gecesi verdiğimiz 251 şehidin yakınları için de, “Ahirete kadar sevdiklerini görmelerini engelleyenleri Allah’a havale ediyorum” diyebiliyor musunuz Aysel Hanım?Aynı günkü Bugün gazetesinde bir yalan daha: "30 bin aile hekimi işten çıkarılacak." Üzerinden 5 yıl geçti. Değil 30 bin, 3 tane aile hekimi işten çıkarıldı mı?

10

Cumhuriyet, 20 Temmuz 2016"En büyük tasfiye", “Darbenin sırları” ve “Bu acı unutulmaz” Cumhuriyet gazetesi, "En büyük tasfiye" başlığı ile, darbeye bakış açısını göstermiş.. Bu ülkede darbe girişiminde bulunulmuş, 40 yıla yakın süredir devlette kadrolaşan bir yapı, TSK'da iki generalden birisini kendisine katmış.. Bu darbe sonrasında, FETÖ'cüler ihraç edilirken, bir gazete "Tasfiye" derse, o da FETÖ'cülere destek vermiş olmaz mı? 6 soru sormuşlar ilk sayfadan, soruların hepsi de “Tiyatro” edebiyatı yapmaya bahane... Sorsanız “FETÖ’yü hiç savunmadık” derler... "Erdoğan ve Yıldırım'la neden paylaşılmadı" sorusundan başlayın, "Komutanların düğünde ne işi vardı"ya kadar.. İkinci haber de ayrı bir fecaat, Kobani’de PKK devleti kurulsun diye eylem yapanlara, belki de Kobani’ye gidip PKK lehine eline silah alacak insanlara “Savaş mağduru çocuklara oyun park yapmaya gidiyorlardı” diye tanıtmak nasıl bir ahlaksızlığın ürünüdür? Terörist IŞİD’in öldürdüğü insanların bile gerçek kimliğini niye yazamıyorsunuz?

11

Sözcü, 20 Temmuz 2016“10 yıl önce siz Fethullah’a ‘Hocaefendi’ derken biz, ‘FETO’ diyorduk”Mesele de o zaten... Adamı kendi halinde bir Müslüman zannediyordu bütün dünya, o zaman saldırıyordunuz... Çünkü siz de onu müslüman zannediyor ve tüm müslümanlara saldırdığınız gibi, ona da saldırıyordunuz.. Ne zaman ki o adam, vatan haini bir CIA maşası olduğu ortaya çıktı, siz de sahip çıkmaya başladınız... 9 tane manşet gösteriyorsunuz, bir tanesi bile adamların ilk hükümet yıkmaya kalkıştığı 17 Aralık sonrasında değil, bu bile gerçek yüzünüzü ortaya koyuyor... 17 Aralık sonrasındaki başlıklarınızı hatırlatalım mı? Bir tanesi şöyle: "Şimdi cemaati savunma zamanı". Alın tepe tepe kullanın..