AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 24 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 24 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Cumhuriyet’in 24 Temmuz 2016 tarihli “Fatura demokrasiye” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Cumhuriyet gazetesinin şu manşetine bakar mısınız? Darbeye karşı atamadıkları başlığı, darbecilere karşı alınan önlemler için atıyorlar, sonra da “Bizim FETÖ’yle ne alakamız olur” diye ağlıyorlar… Yuh olsun! Gözaltı süresi 30 güne çıktı ise, FETÖ'cüler korksun.. Savunmaya üç avukat sınırı geldi ise, FETÖ'cüler korksun.. Cumhuriyet niye rahatsız oluyor?” dedi.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 24 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Cumhuriyet’in 24 Temmuz 2016 tarihli “Fatura demokrasiye” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Cumhuriyet gazetesinin şu manşetine bakar mısınız? Darbeye karşı atamadıkları başlığı, darbecilere karşı alınan önlemler için atıyorlar, sonra da “Bizim FETÖ’yle ne alakamız olur” diye ağlıyorlar… Yuh olsun! Gözaltı süresi 30 güne çıktı ise, FETÖ'cüler korksun.. Savunmaya üç avukat sınırı geldi ise, FETÖ'cüler korksun.. Cumhuriyet niye rahatsız oluyor?” dedi.

2

Sözcü, 24 Temmuz 2012. “Mücahitler müteahhit oldu, ülkeyi ganimet gibi paylaşıyorlar!..” “Milli Görüş’çüyüm” diye gezen Bekaroğlu, böyle saldırdığı Tayyip Erdoğan ve ekibi, Erbakan Hoca’nın hayallerini bir bir gerçekleştirirken, “CHP Milletvekili” kimliğiyle her hayra takoz olma peşinde koşuyor… Ne diyelim, utanmıyorsa dilediğini yapsın… Sözcü, halkı tedirgin etmek için de, sürmanşetinde de "Küstah tehdit" başlığı atıyor, Esed'in Türkiye'ye karşı kimyasal silah kullanabileceğini iddia ediyordu. Aslında yapılan Erdoğan düşmanlığı. "Erdoğan, ülkeyi bu hale getirdi" demeye kalkıyorlardı. Bugün bu başlıkları atanlar acaba utanıyorlar mı? Türkiye kendi güvenliğini sağlamak için bugün şu an Suriye'de.. Kendi halkını katleden Esed'in lafını sürmanşete taşıyarak, Türkiye'nin Suriye'deki PYD'ye operasyon yapmamasını isteyenler, bu amaçla o manşeti atanlar, şimdi utanıyorlar mı acaba?

3

Bugün, 24 Temmuz 2012. “Alevilik İslam’dan ayrı düşünülemez.” Vekili Hüseyin Aygün “Alevilik dindir, ibadeti cemdir” diyor, iki hafta sonra genel başkanı “Alevilik İslam’dan ayrı düşünülemez” diye karşı çıkıyor… Devlet vekile göre hareket etse genel başkan homurdanacak, genel başkana göre hareket etse vekil saldıracak… Türk muhalefetinin özeti gibi değil mi? Veya şöyle soralım, bunlar genel başkanları ile, vekilleri ile, bizim zekamızla mı alay ediyorlar? Biri öyle, biri böyle konuşarak, bizi test mi etmeye çalışıyorlar?

4

Taraf, 24 Temmuz 2012. “Akit aileleri de yaktı.” Madımak olaylarının arka planını deşifre ettikçe, CIA'nin gazetesinin ciyaklamasının bir anlamı olmalı. "Bizim çocuklar" dedikleri adamlara burda işlettikleri cinayetlerin ortaya çıkacağı endişesi ile, Taraf kafayı çıkarmış, Madımak'ta kurşunlanarak öldürülen insanların adli tıp raporlarını yayınlayan Akit'e saldırışya geçmişler.. Yayınlanan belgelere cevap verme yerine, katillerin gizlenmesi için, adli tıp raporlarındaki gerçekleri inkar etmişler.. "Akit aileleri de yaktı başlığı kullanmışlar. Nieye ki? Aileler, çocuklarının kurşunlanarak ölmesinden rahatsız mı oluyorlar? Çocuklarının yanarak ölmesinden mutluluk mu duyuyorlar, bunu mu söylüyorsun, CIA'nin uşağı Taraf!

5

Sözcü, 24 Temmuz 2013. “Yüzde 50 yollarda.” Sözcü'nün bu manşetine çıkan Aylin Kotil, üç yıl sonra “Ben CHP’nin değiştiğine inanmak istemiş, öyle siyasete girmiştim, meğer eskisinden de betermiş” diye istifa etti… Erdoğan’a isyanı bu kadar önemli görülüp haber yapılırken, Kılıçdaroğlu’na isyanı ise görmezden gelindi… Eh, ikiyüzlülük ruhlarına işlemiş bir defa! Sözcü'nün faiz lobisi ile ilgili başlığı da ilginç.. Önce insanları sokağa döküyorlar, faiz lobisinin emrini yerine getiriyorlar, sonrasında faiz lobisi paraları toplayınca, Erdoğan'ın buna fırsat verdiğini iddia ediyorlar. Ey Sözcü, siz gençleri sokağa dökmeseydiniz, faiz lobisi öyle kazanabilir miydi?

6

Bugün, 24 Temmuz 2014. “O polisler casus avcısı.” FETÖ'nün gazetesi Bugün, "O polisler casus avcısı" diye manşet atmışlar. Bunu söyleyen de, “Tahşiye” kumpasının bir numaralarından, şimdi yurtdışında kaçak olan, bylock kullanıcısı Tufan Ergüder… "Casus avcısı" iseniz, niye casusların ülkelerine gidip, oraralara sığındıınız, hainler..

7

Cumhuriyet, 24 Temmuz 2014. “Çete içi kavga." Erdoğan'ın FETÖ'yü tasfiye girişimini "Çete içi kavga" olarak tanımlayanları unutmayacağız, unutturmayacağız. FETÖ, bu ülkede darbe peşinde koşanların yanına, kendi ekibine yer açmak için başkalarını da eklerek gözaltılar yaptı.. Onları kurtaran Erdoğan oldu. O Erdoğan'ı devirmek için harekete geçen CIA'nin uşaklarının operasyonlarına destek veren ise Cumhuriyet gazetesi oldu.. Unutmuyoruz, unutmayacağız. FETÖ ile iş tutan ve Erdoğan'ı devirmeye çalışanlar, hep hafızamızda olacak..

8

Sözcü, 24 Temmuz 2014. “Bu ikili yüzünden." Sözcü gazetesi, Tayyip Erdogan ve Fetullah Gülen'i yan yana getirme ahlaksızlığını yaparak, askerin askere, polisin polise kırdırıldığı yalanını attı. Bugün Fetullah Gülen'i devletten tasfiye eden kim, Sözcü'nün manşete çektiği İlker Başbuğ'u yargılanmaktan kurtaran kim? Tayyip Erdoğan değil de kim?

9

Zaman, 24 Temmuz 2014. “Ben hırsız annesi değil, polis annesiyim.” FETÖ'nün Zaman gazetesi, tabanı diri tutmak için, bu başlığı atarak, hainliklerini gizlemeye çalışıyordu.. "Hırsız annesi değil"miş.. Ah ahh.. Evlatlarınız polislik değil, FETÖ’nün tetikçiliğini yapıyordu. Hatta onunla da yetinmiyor, CIA'nin uşaklığını yapıyordu. Hepsi bir kenara, soruları çalarak girilen memuriyette, başkalarının ayağını kaydırarak alınan terfiyle kazanılan maaşları niye hırsızlıktan saymıyorsunuz?

10

Taraf, 24 Temmuz 2015. “Güvenliği biz alırız demedik.” Suruç'taki patlama sonrasında HDP'liler "Güvenliği biz alırız demedik" açıklaması yaptılar. Oysa hepimiz biliyoruz ki,. HDP tüm gösterileri, mümkün olduğu nispette gizli yaparak, kendiliğinden oluşmuş gibi yapar ki, orada polis bulunmasın, onlar da devlete istedikleri gibi düşmanlık etsinler. Bu sefer de öyle olmuş. Ama patlama olunca, hemen çark etmişler, "Polis niye yoktu" diyorlar.. HDP gösteri düzenleyecek, “Ne olur ne olmaz, Türk polisi de burada dursun” diyecek, duy da inanma…

11

Cumhuriyet, 24 Temmuz 2016. “Fatura demokrasiye.” Cumhuriyet gazetesinin şu manşetine bakar mısınız? Darbeye karşı atamadıkları başlığı, darbecilere karşı alınan önlemler için atıyorlar, sonra da “Bizim FETÖ’yle ne alakamız olur” diye ağlıyorlar… Yuh olsun! Gözaltı süresi 30 güne çıktı ise, FETÖ'cüler korksun.. Savunmaya üç avukat sınırı geldi ise, FETÖ'cüler korksun.. Cumhuriyet niye rahatsız oluyor?