AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 27 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Sorumlu Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 27 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü gazetesinin "Dış politikanın iflas ettiğinin resmidir!” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, "Ah Davutoğlu ah! Clinton’ın karşısında el pençe duran Ecevit için söyleyemediklerini, sırf Erdoğan’ın yanındasın diye sana böyle söylüyorlardı… Şimdi sen de, onlarla birlikte, aynı yolun yolcusu oldun ya, ne diyelim? İfadeye bakın, "Obama, telefonlara çıkmıyor, bakanı ise 'taban' gösteriyor". Bu hakaretler, Davutoğlu'na mı yapıldı sanıyorsunuz? Fotoğrafta Davutoğlu da olsa, Erdoğan'a yapıldı bu hakaretler. Erdoğan'a ihanet edildiği an, Davutoğlu'na övgüler düzülmesi de, gerçeği ispat ediyor.. Davutoğlu ise, sanıyor ki, o gün kendisine hakaret ediliyordu, şimdi Sözcü hidayete geldi, övgüde bulunuyor! Ah Davutoğlu, ah.. Nefis, insanı böyle şaşırtıyor işte.. " ifadelerini kullandı.

1

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Sorumlu Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 27 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü gazetesinin "Dış politikanın iflas ettiğinin resmidir!” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, "Ah Davutoğlu ah! Clinton’ın karşısında el pençe duran Ecevit için söyleyemediklerini, sırf Erdoğan’ın yanındasın diye sana böyle söylüyorlardı… Şimdi sen de, onlarla birlikte, aynı yolun yolcusu oldun ya, ne diyelim? İfadeye bakın, "Obama, telefonlara çıkmıyor, bakanı ise 'taban' gösteriyor". Bu hakaretler, Davutoğlu'na mı yapıldı sanıyorsunuz? Fotoğrafta Davutoğlu da olsa, Erdoğan'a yapıldı bu hakaretler. Erdoğan'a ihanet edildiği an, Davutoğlu'na övgüler düzülmesi de, gerçeği ispat ediyor.. Davutoğlu ise, sanıyor ki, o gün kendisine hakaret ediliyordu, şimdi Sözcü hidayete geldi, övgüde bulunuyor! Ah Davutoğlu, ah.. Nefis, insanı böyle şaşırtıyor işte.. " ifadelerini kullandı.

2

Taraf, 27 Temmuz 2012 “Alo, Bilgi Üniversitesi mi? Ben Başbakan, orda içki satmayın ha” dini bir grup gibi görüntü veren FETÖ'nün çıkarttığı Taraf gazetesindeki alkol sevdasına bakın.. Bilgi Üniversitesi'nin düzenlediği festivalde, su gibi içki içilmesine tepki koyan Başbakan'a saldırıyorlar. Böyle söylenmemiştir ama söylense yeridir ki, söyleten utandı mı acaba? Haberdeki Bilgi Üniversitesi hocası “Üniversitede alkollü içki gayet doğaldır” demiş. Ayık halleriyle porno film çekip “bitirme tezi” diye veren öğrencileri, acaba sarhoş kafayla ne yapar?

3

Cumhuriyet, 27 Temmuz 2012 “Umut Barzani" PKK'yı dize getirmek için, Barzani ile görüşülüyor, karşı çıkan Cumhuriyet. PKK'ya destek vermemesi için, Suriyeli kürtlerle görüşülüyor, karşı çıkan Cumhuriyet.. PKK'lılara operasyon düzenlendiğinde, PKK'lılara bile destek çıkan Cumhuriyet.. Bunu göstermek için, "Umut Barzani!" diye başlık atmışlar.. Türkiye sonuçta PKK ile mücadelesini başarıya doğru, emin adımlarla götürüyor. Bakalım Cumhuriyet, umudunun ne olduğunu açıklayacak. Aynı gazetedeki Davutoğlu karikatürü de ilginç. Davutoğlu'nu ne şekillere sokanlar, şimdi Erdoğan'ı devirmek için o Davutoğlu'ndan medet umuyorlar..

4

Sözcü, 27 Temmuz 2013 “Artistle uğraşacağına bunlarla uğraş” O artistler, o paçavraları asanlara destek verirken, onlarla siz uğraşsaydınız, hem paçavralar asılmazdı, hem de iş Başbakana düşmezdi.. O artistlerde azıcık da siz uğraşsaydınız, “Bunlarla uğraş” dediklerinize operasyon yaptığımızda seslerini çıkaramazlardı belki… Ama işiniz bu sizin, yapılana karşı çık, “Yapılsın” dediğin yapıldığında bile!

5

Zaman, 27 Temmuz 2014 “Hukuk ayaklar altında” FETÖ medyasından Zaman gazetesi, dersaneye giden her öğrenciye zorla yaptırdığı aboneliklerle, kamuoyunu kendi lehine oluşturduğu dönemde, FETÖ'cü emniyet müdürlerini böyle savunuyordu. İllegal dinlemeler yapmışlar, kumpaslar kurmuşlar, darbeciyi sorguluyorum diyerek, darbecinin yanına üç tane de masum insanı eklemişler, suçüstü olunca da, "Hukuk ayaklar altında" diye manşet atarak, suç işleyenleri kurtarmaya çalışıyorlar. Gördük hukuku kimin ayaklar altına aldığını… Avukatlarıyla duruşmayı sabote edip uzattırdılar, sonra utanmadan hem hakim karşısına çıkıp ifade vermeyi bekleyen adamlarına “Duruşma devam ederse etsin, benim gözaltı sürem doldu, ben gidiyorum” dedirttiler, hem de avukatlarına “Uzatma” denilmesine kızdılar… "Hukuk darbesine tepki yağdı" başlığı altında da, baro başkanlarını konuşturmuşlar. hepsi, FETÖ'cü polislere sahip çıkıyorlar. Sorsak, "Biz FETÖ'ye karşıyız, biz solcuyuz" derler.

6

Sözcü, 27 Temmuz 2014 “Dış politikanın iflas ettiğinin resmidir!” Ah Davutoğlu ah! Clinton’ın karşısında el pençe duran Ecevit için söyleyemediklerini, sırf Erdoğan’ın yanındasın diye sana böyle söylüyorlardı… Şimdi sen de, onlarla birlikte, aynı yolun yolcusu oldun ya, ne diyelim? İfadeye bakın, "Obama, telefonlara çıkmıyor, bakanı ise 'taban' gösteriyor". Bu hakaretler, Davutoğlu'na mı yapıldı sanıyorsunuz? Fotoğrafta Davutoğlu da olsa, Erdoğan'a yapıldı bu hakaretler. Erdoğan'a ihanet edildiği an, Davutoğlu'na övgüler düzülmesi de, gerçeği ispat ediyor.. Davutoğlu ise, sanıyor ki, o gün kendisine hakaret ediliyordu, şimdi Sözcü hidayete geldi, övgüde bulunuyor! Ah Davutoğlu, ah.. Nefis, insanı böyle şaşırtıyor işte..

7

Bugün, 27 Temmuz 2014 “Borç için 220 milyar $ lazım" Bugünlerde, kendi bakanlık dönemlerini öve öve bitiremeyen Ali Babacan, 6 yıl önce, Başbakan Yardımcısı iken, bakın nasıl kara bir tablo çizmiş. "220 milyar dolar lazım.." diyerek, aksi takdirde durumun kötü olduğunu ima eden Babacan, şimdi ise o yılları övüyor. Peki o yıl 220 milyar dolar lazımmış, sonuç ne oldu? O yıl geçti. 2015 geçti, darbeye teşebbüs yapılan 2016 geçti, 2017, 2018, 2019 geçti.. Birileri hala aynı sakızı çiğniyor: "Şu kadar milyar dolar lazım".. Devam edin siz o sakızı çiğnemeye.. Türkiye dimdik ayakta. Hatta dünyaya da gündem belirliyor.. Libya'da, Akdeniz'de oyun kuruyor..

8

Cumhuriyet, 27 Temmuz 2015 "Gül'düren satış" Erdoğan'a fatura edileceğini bilerek, dün Abdullah Gül'ün oğlu üzerinden saldırı yapan Cumhuriyet, bugün o Abdullah Gül'ü, Erdoğan'ı devirebilir diye cumhurbaşkanı yapmaya kalktı. Nasıl bir ilkesizlik bu? Nasıl çelişkiler yumağı?

9

Zaman, 27 Temmuz 2015 “Siyasi hesaplarla terörle mücadele olmaz” Bunu söyleyen, Bingöl Emniyet Müdürü iken liste tutup hangi polisin himmet verip vermediğini kayda alan almaktan utanmayan bir FETÖ'cü müdür.… “Siyasi iradenin talimatı üzerine yapıldığı için suçla mücadele değil siyasi operasyondur” diyen bu müdüre soralım: "Abinin talimatıyla yapılınca ne oluyordu?" ABD'deki örgütün verdiği talimatlar sonrasında, “Bizimkilerin illegal işlerine dokunmayalım” demeniz sıkıntı değil de, “siyasi irade”nin “İşinizi yapın” demesi mi dert?

10

Taraf, 27 Temmuz 2015 “Gazi Mahall esi’nde AKP logolu plastik mermi” Olur da, bu kadar da yalan olur mu? CIA'den emir alıp, dindar görünümlü FETÖ'nün isteklerine hizmet ederseniz, böyle yalan da olur, iftira da.. Çocuklara dağıtılan oyuncağın içinden çıkardıkları topu, CHP’li Barış Yarkadaş’ın sitesinden alıp “plastik mermi” diye okurlarına satmaya kalktılar… Laf etsen, “Sansür var bu ülkede” derler…

11

Cumhuriyet, 27 Temmuz 2016 “Bir ordu çelişki” Adamların darbe girişimi başarısız olmuş, belli ki ağır ceza alacaklar, ne olacaktı, ifadelerinde yaptıklarını olduğu gibi anlatacaklar mıydı? Hadi anlattılar, “Evet böyle planladık, şöyle uyguladık” dediler diyelim, o zaman “Bunlar niye böyle takır takır anlatıyor, kendilerini yakıyor? Tiyatro bu darbe” demeyecek miydiniz? Kısaca, her durumda işinize geleni söylemeyecek miydiniz? "O şunu demiş, bu, bunu demiş" üzerinden, darbenin ciddiyeti hakkında şüphe uyandırmaya çalışanlar, aslında darbecilere hizmet ettiklerinin farkında değiller mi?