AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 12 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 12 Ağustoslardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. CIA bağlantılı FETÖ’cü Taraf’ın 12 Ağustos 2012 tarihli “Tetikçi gazeteye niye paye veriyorsun” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Cengiz Çandar, FETÖ’nün Taraf gazetesinden, Başbakan Tayyip Erdoğan’a soruyor: “Akit’e sevdan nereden kaynaklanıyor.” O gün de cevap vermiştik ama, 8 yıl sonra tekrarlamanın daha başka bir anlamı var.. Akit’in Erdoğan ile yol arkadaşlığı, Erdoğan’ın Akit’e sevdası, menfaate, şuna buna dayanmaz. Samimiyete dayanır.. Ülkeye ihlas ile hizmet etmeye dayanır.. Sürecin sonunda Akit’in mi, yoksa Cengiz Çandar’ın mı, Taraf’ın mı tetikçi olduğu da ortaya çıktı. “ ifadelerini kullandı.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 12 Ağustoslardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. CIA bağlantılı FETÖ’cü Taraf’ın 12 Ağustos 2012 tarihli “Tetikçi gazeteye niye paye veriyorsun” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Cengiz Çandar, FETÖ’nün Taraf gazetesinden, Başbakan Tayyip Erdoğan’a soruyor: “Akit’e sevdan nereden kaynaklanıyor.” O gün de cevap vermiştik ama, 8 yıl sonra tekrarlamanın daha başka bir anlamı var.. Akit’in Erdoğan ile yol arkadaşlığı, Erdoğan’ın Akit’e sevdası, menfaate, şuna buna dayanmaz. Samimiyete dayanır.. Ülkeye ihlas ile hizmet etmeye dayanır.. Sürecin sonunda Akit’in mi, yoksa Cengiz Çandar’ın mı, Taraf’ın mı tetikçi olduğu da ortaya çıktı. “ ifadelerini kullandı.

2

Cumhuriyet, 12 Ağustos 2012 “ABD’nin acelesi yok” Şimdilerde AK Parti’den ayrılarak farklı parti kuran Ahmet Davutoğlu, o günlerde ABD Dışişleri Bakanı olan bayan Clinton ile ne kadar samimi pozlar veriyormuş, bakın hatırlayın.. Gereksiz yere Clinton ile bu kadar samimi olan ve Türkiye’de 5 ayda 3 defa ağırlayan Ahmet Davutoğlu, belki de Suriye politikasında ABD’nin oyunlarına gelinmesinin baş aktörü idi.. Clinton o tarihte PKK’ya izin vermeyeceklerini söylemiş ama.. Sonrasında binlerce tır dolusu silahı veren de kendileri idi.

3

Taraf, 12 Ağustos 2012 “Tetikçi gazeteye niye paye veriyorsun” Cengiz Çandar, FETÖ’nün Taraf gazetesinden, Başbakan Tayyip Erdoğan’a soruyor: “Akit’e sevdan nereden kaynaklanıyor.” O gün de cevap vermiştik ama, 8 yıl sonra tekrarlamanın daha başka bir anlamı var.. Akit’in Erdoğan ile yol arkadaşlığı, Erdoğan’ın Akit’e sevdası, menfaate, şuna buna dayanmaz. Samimiyete dayanır.. Ülkeye ihlas ile hizmet etmeye dayanır.. Sürecin sonunda Akit’in mi, yoksa Cengiz Çandar’ın mı, Taraf’ın mı tetikçi olduğu da ortaya çıktı. Cengiz Çandar kendi ağzı ile anlatıyordu, “Şemdin Sakık’a göre ben ‘PKK’yı ve PKK şefini en fanatik PKK’lıdan daha fazla övüyor ve abartıyor’muşum. ‘Dahası PKK’ya, avuç içi kadar küçük ve düz bir coğrafya olan Suriye Kürdistanı’nda devlet kurdurtmaya kalkışıyor’muşum.” Yediği haltları o gün gizlemeye çalışan Çandar, hadi çıksın bugün anlatsın anılarını… O dönem bu adamlarla kol kola gezen bazı muhafazakarlar da bize sövüp sayıyordu… Ne oldu şimdi? “Sorun Erdoğan’ın saldırganlığında, PKK’nın misillemelerinde değil” diyecek kadar ahlaksızlaşan Cengiz Çandar, bu yorumlarını bugün tekrar yapabilir mi? Bir sene önce Kamışlı’daki PKK toplantısında Can Dündar, Hayko Bağdat, Ergun Babahan gibi firari vatan haini kaçaklarla birlikte boy göstermedi mi Çandar? 2012’de bu heriflerle saf tutan muhafazakarlar söylesin, haksız mıymışız?

4

Zaman, 12 Ağustos 2013 “Askeri alanlarda betonlaşma tehlikesi” FETÖ’nün gazetesi Zaman’ın derdi, askeri kışlaların şehir içinden dışına çıkarılacak olması. 3 sene sonra yaptıkları darbe ile anlaşıldı, dertlerinin ne olduğu. Kışlalar şehir dışına çıkarılsaydı, o kadar rahat, tankları caddelerde yürütemeyeceklerdi, köprüyü trafiğe kapatamayacaklardı. “Askeri alanlarda betonlaşma tehlikesi” başlığı ile kendileri için bu tehlikeyi dillendirmişler ama, millet sandı ki, “Yeşile sevdalılar” da, ondan böyle yazıyorlar.. Askeri alanların şehir dışına çıkarılması başarı ile tamamlansaydı, belki de darbeye hiç teşebbüs edemeyeceklerdi, belki de 251 insanımızı şehit vermeyecektik…

5

Sözcü, 12 Ağustos 2013 “Teröristlerin kahraman, kahramanların terörist olduğu ülkede aldığımız madalyanın değeri yok” Sözcü gazetesi, Engin Alan üzerinden bu başlıkla çıkmış. TSK’daki 300 generalden 150’sinin FETÖ’cü olmasına zemin hazırlayan adamlar, bir de böyle afra tafra yapıyorlar. Söylesin Engin Alan, neyin kahramanı imiş: Ne yapmışlar bu ülke için? PKK’yı mı bitirmişler, Suriye’yi mi çözmüşler, Ege adalarını mı çözmüşler, Libya ile sorunlarımızı mı çözmüşler? Hiçbir şey yapmamışlar. Bugün kahraman edasıyla caka satan Engin Alan’lar TSK’da değil. Ama bu sorunların hepsi, çözülme noktasında.. Sürmanşetteki Uğur Dündar-Şükrü Elekdağ ikilisinin Erdoğan hükümetine gösterdiği sopa ise tam bir rezalet. İfade aynen şu; “Duayen diplomat Elekdağ, Mısır örneğinden yola çıkarak, AKP’nin korkusunu şu tespitlerle açıkladı” Ahlaksız adamlar, hain oğlu hainler. Vicdansız despotlar. Mısır’da seçimle işbaşına gelen Mursi’ye darbe yapılmış. Türkiye’de de benzeri darbe tehdidini yapıp, “AK Parti’nin korkusu” diyerek, darbeden korktuğu imasında bulunuyorlar.. Ne oldu, hainler.. Darbeye kalkıştınız.. Halk sokağa indi ve darbeyi önledi.. Kim korktu, siz mi, biz mi? Hep söylüyoruz, söyleyeceğiz; Bu darbe tahrikçilerinden şu haberlerin hesabı sorulmadığı müddetçe, Türkiye’ye demokrasi gelmez..

6

Bugün, 12 Ağustos 2013 “Darbe çağrısı özgürlük değil” FETÖ’nün Bugün gazetesi, Ergenekoncuların darbecilikleri üzerinden bu başlığı atmışlar. Doğru yapmışlar. Ama bugün de kendileri için bu başlık doğru. Dolayısı ile, bu manşeti her gün, cezaevinden ya da yurtdışından “Biz bir şey yapmadık, Erdoğan diktatör ya, onun için buradayız” diyenlerin gözüne gözüne sokmamız lazım…

7

Cumhuriyet, 12 Ağustos 2013 “Taraftara tehdit” Cumhuriyet gazetesinin aslında derdi ne? Sokaktaki militanların tribünlere de girip, oradan hareketlenmelerde bulunulması. Onun için eşeğin aklına karpuz kabuğu koyuyor.. İktidarda, statlara sıçrayacak olan “Gezi korkusu” var diyor.. Onun için “taraftara tehditler savruluyor” diyor.. Kaç sene geçti aradan, bir tane taraftara “Sen tribünlerden hükümeti eleştiren slogan attın” diye tek bir dava açıldı mı? Hepi topu, spor müsabakası adı altında, meşru hükümete küfretmeyecekler, bu bile ağır geliyor Cumhuriyet’çilere…

8

Bugün, 12 Ağustos 2014 “Kutuplaşma bertaraf edilmeli” FETÖ’nün Bugün gazetesi, gerçekleri nasıl da kamufle etmiş.. TÜSİAD Başkanı’nı manşete taşımışlar. Bunların “kutuplaşmayı bertaraf” ile kastettikleri aslında, “Bizim istediğimiz istikamete dönün, biz de ortalığı karıştırmaktan vazgeçelim” demekti… Bugün de aynısını yapıyorlar ya, tutmuyor artık… Aynı gazetenin sürmanşetindeki Abdullah Gül açıklaması tam bir ibretlik. Ne demiş Gül: “Kurucusu olduğum partime dönemeyeceğim”. Döndü mü? Hayır.. CHP’nin adayı olmaya kalkıştı. Onu da yüzüne gözüne bulaştırdı.

9

Cumhuriyet, 12 Ağustos 2014 “Artık güçlü değil” Cumhuriyet gazetesi her gün bu minvalde manşet atıyor da, bu sefer de Türkiye Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı’na söyletmişler.. “Artık güçlü değil” dedikleri Erdoğan ise, bugün Akdeniz’de kimseye göz açtırmadı, Amerika’yı Suriye’den kaçırdı, Ayasofya’yı açtı… Daha ilave etmeye gerek yok sanırım.. Yorumumuz bu kadar…

10

Sözcü, 12 Ağustos 2014 “Cumhuriyet elden gidiyor, millet uyuyor” Sözcü gazetesi, milleti nasıl tahrik etmiş görüyor musunuz. Seçim yapılıyor. Erdoğan en yakın rakibini nerede ise ikiye katlayarak galip çıkıyor.. Sözcü hemen oy kullanmayanların tamamı Erdoğan karşıtı imiş gibi algı ile, seçim sonucunu itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Sonraki seçimlerde, oy kullanma oranının daha yüksek çıktığını da gördük, ne oldu, onları siz mi kazandınız? Yooo. Ama olsun, milleti tahrik edecekler, gerçekleri çarpıtacaklar.. Sözcü gazetesi,. Nazım Hikmet’in “Akrep gibisin kardeşim” şiirini de yayınlayarak, sözümona halkı tahrik ediyor da, şunu unutuyor: Akrep bile, en nihayetinde bir karakter sahibidir, ne yapacağını bilirsin… Belki karanlıkta saklanır ama, parmağının ucunu yuvasına sok, ya da yavrularına el uzat bakalım… Sizde o bile yok, ihanete fırsat, ifsada bahane arıyorsunuz… Kendi seçmeninize sandığa gitmediler de yine yolunuzu bulamayacaksınız diye “akrep” yakıştırması yapıyorsunuz ama, sizde akrep kadar bile karakter yok!

11

Zaman, 12 Ağustos 2015 “Yakalama kararı rezaletin daniskası” FETÖ’cü Zaman gazetesi, yıllarca bu ülkenin insanlarına, “Biz eğitim hareketiyiz. Bizim siyasetle, devlet yönetimi ile işimiz olmaz” dedi. Devlete öyle sızmışlar ki, yargı, TSK ve bakanlıklar hemen hemen tümü ile bunların adamları ile dolu. Yaptıkları ihanetin hesabı sorulmaya başlanıp, yakalama kararları çıkınca da, “Yakalama kararı rezaletin daniskası” başlığı ile eleştiri getirdiler. Oysa, rezaletin daniskası şu: Yargıdaki bu FETÖ’cüleri yakalayamadık, yargılayamadık.. Yurtdışına kaçışlarını önleyemedik.. Esas rezalet bu.. O adamların hain oldukları da, şimdi Alman istihbaratı, ABD istihbaratının koruması altında olmalarından belli.. Gerçekten bu ülkede hakimlik-savcılık yapıyor idi iseler, Alman istihbaratı bunları niye koruyor? CIA niye koruyor?

13

Taraf, 12 Ağustos 2015 “AKP’nin operasyon yetkisi yok” Bu başlıktaki ifadenin sahibi, bu ülkede Cumhurbaşkanlığı yapmış Fahri Korutürk’ün oğlu ve aynı zamanda CHP’nin değer verdiği bir diplomat.. Adam neyin peşinde koşuyor? Terör örgütlerine karşı yaptığımız operasyon hukuksuz imiş! Sen de, hukukun da yerin dibine batsın be adam. Terör örgütü gelip benim askerimi şehid ederken, hukuka uygun mu hareket ediyor, sanki.. Böylece gerçekler de ortaya çıkıyor.. CHP’nin içler acısı hali ispatlanıyor… Operasyon yapmasan “Teröre göz yumuyor” diye propaganda yapıyorlar, yapsan “Yetkin yok” diye…

14

Birgün, 12 Ağustos 2016 “Partimize gangster gibi giremezsiniz” Bu sözü, PKK’nın uzantısı HDP’nin başındaki Demirtaş’ın ağzından duymak da nasıl komik oluyor… Türkiye’de sizden âlâ gangster mi var? Millet kör mü, sırtınızı PKK’ya dayayıp yaptıklarınız görülmüyor mu sanıyordunuz?

14

15

Cumhuriyet, 12 Ağustos 2016 “Ya itiraf ya ihbar” Cumhuriyet gazetesi, “Biz yıllardır FETÖ’ye karşı idik” diye algı oluşturur ya. İşte gerçek. FETÖ ile mücadele edilirken, sağ yandan olmazsa, sol yandan bir bahane bulup, kılçıklık yapıyorlar.. Esenler’in sağlık müdürlüğü mü yapmış artık, başka bir kurum mu, nihayetinde sınırlı bir yere sınırlı bir yazı gitmiş… De, nesi tartışmalı bu uygulamanın? “İftira at” mı denmiş, niye rahatsız oldunuz ki kemalist Cumhuriyetçiler?