AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 1 Eylüllerdeki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Sorumlu Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 1 Eylüllerdeki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü paçavrasının 1 Eylül 2014 tarihli "Apo'ya pazarlıklar askerden gizlenmiş" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Kemalist Sözcü gazetesi, bir yandan PKK karşıtlığı yaparken, bir yandan da HDP'ye baraj geçirterek, Erdoğan'ı indirmeye çalışıyordu. Apo'yla pazarlık yapan birileri var ise, CHP'nin başındakiler. Hem de Apo ile bile değil.. Apo cezaevinde olduğu için, onun devletin kontrolünde olduğunu düşünüyorlar. Direkt Kandil ile görüşüp, seçimde işbirliği yapıyorlar.. Sözcü gazetesi de, bu kirli pazarlığın içinde. Emin Çölaşan'a, HDP lehine yazılar yazdırtıyor.. Bu manşeti, bu bilgilerle okursanız, işte o zaman, gerçek anlamını fark edersiniz.. “ ifadelerini kullandı.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Sorumlu Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 1 Eylüllerdeki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü paçavrasının 1 Eylül 2014 tarihli "Apo'ya pazarlıklar askerden gizlenmiş" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Kemalist Sözcü gazetesi, bir yandan PKK karşıtlığı yaparken, bir yandan da HDP'ye baraj geçirterek, Erdoğan'ı indirmeye çalışıyordu. Apo'yla pazarlık yapan birileri var ise, CHP'nin başındakiler. Hem de Apo ile bile değil.. Apo cezaevinde olduğu için, onun devletin kontrolünde olduğunu düşünüyorlar. Direkt Kandil ile görüşüp, seçimde işbirliği yapıyorlar.. Sözcü gazetesi de, bu kirli pazarlığın içinde. Emin Çölaşan'a, HDP lehine yazılar yazdırtıyor.. Bu manşeti, bu bilgilerle okursanız, işte o zaman, gerçek anlamını fark edersiniz.. “ ifadelerini kullandı.

2

Sözcü, 1 Eylül 2012. "3'üncü yargı paketiyle vekiller ve paşalar çıkamadı ama" Sözcü'nün yalanlarının bini bir para.. PKK'lıların falan bırakıldığı yok. Ama bahsedilen vekiller de, paşalar da tümü ile serbest kaldı.. Şimdi dışardan Erdoğan'ı devirmek için, kaldıkları yerden yola devam ediyorlar. PKK'lılar mı? Onlar ya içerde, ya da içeriye henüz girmeyenler sonlarını bekliyorlar.. Sözcü de, bu sürmanşeti ile yalancılığını tescilliyor. Gazetenin göbeğinde de “Türkiye fena çuvalladı” şeklinde bir başlık var. Türkiye’nin çuvalladığı yok da, bunlar öyle zannedip sevinçlerinden kına yakacaklardı neredeyse! Bu manşetleri hatırlayıp da Ahmet Davutoğlu “Ben şimdi kimlerle arkadaşlık ediyorum” diyor mudur acaba?

3

Cumhuriyet, 1 Eylül 2012. “Savaşa ‘dur’ de” Kemalist Cumhuriyet'in mantığı şu: “Suriye’ye karışma, suç işleme. Ta ki PKK zora düşene kadar. O zaman IŞİD’le savaşıp PKK’nın elini rahatlatmazsan, başka suç işlemiş olursun…” Bütün kurguları PKK'yı korumak ve kollamak üzere. İşlerine gelince "IŞİD'le savaş" istiyorlar. İşlerine gelince "PKK ile barış" istiyorlar.. Sizi gidi ilkesizler, sizi!

4

Taraf, 1 Eylül 2012. "Suriye'de tek başına" FETÖ'nün Taraf'ı, AK Parti icraatlarına muhalefete erkenden başlamıştı.. Daha 17-25 Aralık yaşanmamış iken, MİT Müsteşarının gözaltına alınma girişiminden 6 ay sonraki bu manşette, Türkiye'nin yalnızlığından bahsedenler, şimdi kendi yalnızlıklarını yaşıyorlar.. Kimisi cezaevinde, kimisi ABD'de, kimisi Almanya'da.. Ama Türkiye, tek başına ABD'ye karşı da, Rusya'ya karşı da Suriye'de dik duruşunu sürdürüyor. Aynı gazete nüshasında, bir başka başlık, “Erdoğan’ın füzeleri loy loy loy” şeklinde. Bunlar ne istiyor biliyor musunuz? Mesela Yunanistan’ın bugün Akdeniz’de kalkıştığı oyuna, yokluktan cevap veremeyelim… YPG/PKK sınırımızda devlet kurmaya kalktığında, sesimizi çıkaramayalım… PKK’yı bitirecek adımları atamayalım, yıllar yılı yaptığımız gibi dağı taşı boşa bombalayalım… Erdoğan'ın "Söyledim 2500'e çıkacak" dediği füze menzilleri için, bugün CHP kafası ne diyor biliyor musunuz? “Türkiye balistik füze konusunda İran’dan 20 yıl geride” diye şikayet ediyorlar… Bu şimdi muhalefet mi?

5

Taraf, 1 Eylül 2013. “Mezhepçi politika insanlığa tosladı” FETÖ'cü Taraf gazetesi, kendileri mağdur üretip kendileri insanlık öğretiyor… Üç milyondan fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan ülkeye atılacak iftira mı bu? Üstelik, mesela Maraş’ta mülteci kampı yapılmak istendiğinde, “Alevi köyü yakınına Sünni mülteci kampı kuruyorlar” diye mezhepçiliğin kralını yapan adamlar bunlar… Eee, CIA'den emir alırsanız, gerçekleri böyle çarpıtırsınız..

6

Taraf, 1 Eylül 2013. “Mezhepçi politika insanlığa tosladı” FETÖ'cü Taraf gazetesi, kendileri mağdur üretip kendileri insanlık öğretiyor… Üç milyondan fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan ülkeye atılacak iftira mı bu? Üstelik, mesela Maraş’ta mülteci kampı yapılmak istendiğinde, “Alevi köyü yakınına Sünni mülteci kampı kuruyorlar” diye mezhepçiliğin kralını yapan adamlar bunlar… Eee, CIA'den emir alırsanız, gerçekleri böyle çarpıtırsınız..

7

Sözcü, 1 Eylül 2014. "Apo'ya pazarlıklar askerden gizlenmiş" Kemalist Sözcü gazetesi, bir yandan PKK karşıtlığı yaparken, bir yandan da HDP'ye baraj geçirterek, Erdoğan'ı indirmeye çalışıyordu. Apo'yla pazarlık yapan birileri var ise, CHP'nin başındakiler. Hem de Apo ile bile değil.. Apo cezaevinde olduğu için, onun devletin kontrolünde olduğunu düşünüyorlar. Direkt Kandil ile görüşüp, seçimde işbirliği yapıyorlar.. Sözcü gazetesi de, bu kirli pazarlığın içinde. Emin Çölaşan'a, HDP lehine yazılar yazdırtıyor.. Bu manşeti, bu bilgilerle okursanız, işte o zaman, gerçek anlamını farkedersiniz.. Aynı sayfada, 28 Şubatçı, musevi damatlı Çetin Doğan da, "Genelkurmay'ın bile açılımdan haberinin olmaması çok vahim bir durum'" diyor.. Ne yani, açılımın tüm ayrıntılarını, sana, sen de ABD'deki damadına mı aktaracaktın, Çetin bey? Eğer siz üniformanızın hakkını verseydiniz, altınızdaki yüzlerce subayın FETÖ'cü olduğunu bilirdiniz..

8

Taraf, 1 Eylül 2014. “IŞİD ve AKP mantığı aynı” Eski Milli Görüşçü Mehmet Bekaroğlu'nun CHP'ye yelken açarken söyledikleri "Güler misin, ağlar mısın?" dedirtiyor. “İkisi de ‘iktidarı ele geçireceğiz, iktidar gücüyle toplumu dönüştüreceğiz’ diyor”muş… CHP ne diyor? “İktidarı ele geçirmeyeceğiz, istemeden geçirsek bile toplumu olduğu gibi bırakacağız” mı diyor? Bu kafaya göre CHP’nin mantığı da IŞİD’le aynı değil mi, çok bilmiş psikolog Mehmet bey?

9

Sözcü, 1 Eylül 2015. "Sözcü susarsa, Türkiye susar" Yaptıkları riyakarca yayınlar, Tayyip Erdoğan'a "Öl Recep" ifadeleri ve hatta küfürleri savuran Sözcü "Sözcü susarsa, Türkiye susar" başlığı ile çıkmış. Bugün ise, Akit tv'yi susturmak için, RTÜK ile iş kotarmaya çalışıyor. ne kadar riyakarsınız. ne kadar ilkesizsiniz.. Kendiniz için küfür hakkı istiyorsunuz, başkaları için ise, maddi hatanın bile cezalandırılmasını.. Sizi gidi riyakarlar sizi..

10

Zaman, 1 Eylül 2015. "El koyma, G-20'de Türkiye'yi zora sokar" Şimdilerde İyi Parti'de siyaset yapan Durmuş Yılmaz, FETÖ'cü Zaman gazetesinde sürmanşete çıkmış. FETÖ'cü şirketlere avukatlık yapıyor, "İşadamlarının mallarına el koyma"dan bahsediyor.. Şimdi çıkıp söylesene Durmuş efendi, o tarihde yapılanlar, işadamlarının malına el koyma mıydı, yoksa bu ülkeye çöreklenen CIA'ye hizmet edenleri tasfiye miydi? Şu da ilginç.. Ne kadar FETÖ'ye böyle destek veren adam varsa, hepsi İyi Parti'de buluşmuşlar.. Neden ki acaba? Aynı gazetedeki diğer haber ise, “Akademisyeni uydudan takip, tamircide deşifre oldu” başlığını taşıyor. Akademisyenin kardeşi, sözde takip cihazını, “Tamircideyken bulduk” diye eline alıp polise götürüyor… “İstihbarat servislerinin kullandığı öğrenilen” cihazın üzerinde ışık yanıp sönüyormuş, “Gel beni bul” diye bağırandan kullansaymış ya o istihbarat servisi… Çok mu film izlemişler, hayal güçleri mi çok kuvvetli?

11

Cumhuriyet, 1 Eylül 2016. “Barışı istiyoruz, savaşı yaşıyoruz” Cumhuriyet gazetesi, işine gelince, ABD'nin illegal telefon dinlemesine tek kelime itiraz etmeden, "Hakan Fidan'da İran şüphesi" diye manşet atıyor. ABD'nin Ortadoğu'yu kan gölüne çevirmesine itiraz etmiyor.. sonra da, Türkiye'de "barış istiyor"muş gibi bir algı oluşturuyor.. Barış istiyorsan; PKK’ya, DHKP-C’ye destek vermeyi bırak, bak bakalım nasıl barış geliyor ülkeye… Konuşturdukları kişilere bakın, hepsi PKK destekçisi isimler. DHKPC destekçisi kişiler. Aynı sayfadaki "Kaçak Saray'da 'zikir'le laikliğe meydan okuma" başlıklı haberleri de, dindar insanları bile düşman gördüklerini ifşa ediyor.. Camide ibadeti bile "laikliğe meydan okuma" olarak gören, bir başka anlamı ile kendisine savaş sayan Kemalist zihniyet, "barış" nasıl isteyebilir ki?