AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Eylüllerdeki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 8 Eylüllerdeki gazete manşetlerini değerlendirdi. Kemalist Cumhuriyet’in 8 Eylül 2013 tarihli "Prens 'bölgeyi' sordu" başlığıyla servis ettiği haberi yorumlayan Karahasanoğlu, “Türkiye'de saltanatın kaldırılmasını her yıl büyük şaşaalarla kutlayan Kemalist Cumhuriyet'in, Monaco'daki prense hayranlığına bakın. Birinci sayfadan "Barış; sözü yetmedi" diyerek, Tayyip Erdoğan'ın barış eksenli konuşmasına rağmen, Tokyo Olimpiyatlarının Türkiye'ye verilmediğini yazmışlar.. Akılları sıra alay ederek de, olimpiyatların Türkiye'ye verilmemesinin gerekçesini de üst başlıkta vermişler: "Prens 'bölgeyi' sordu" Saltanata karşı iseniz. Krallığa, padişahlığa karşı iseniz, o "prens"in, birinci sayfanızda ne işi var, Cumhuriyet?” dedi.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 8 Eylüllerdeki gazete manşetlerini değerlendirdi. Kemalist Cumhuriyet’in 8 Eylül 2013 tarihli "Prens 'bölgeyi' sordu" başlığıyla servis ettiği haberi yorumlayan Karahasanoğlu, “Türkiye'de saltanatın kaldırılmasını her yıl büyük şaşaalarla kutlayan Kemalist Cumhuriyet'in, Monaco'daki prense hayranlığına bakın. Birinci sayfadan "Barış; sözü yetmedi" diyerek, Tayyip Erdoğan'ın barış eksenli konuşmasına rağmen, Tokyo Olimpiyatlarının Türkiye'ye verilmediğini yazmışlar.. Akılları sıra alay ederek de, olimpiyatların Türkiye'ye verilmemesinin gerekçesini de üst başlıkta vermişler: "Prens 'bölgeyi' sordu" Saltanata karşı iseniz. Krallığa, padişahlığa karşı iseniz, o "prens"in, birinci sayfanızda ne işi var, Cumhuriyet?” dedi.

2

TARAF, 8 Eylül 2012 . “Bu kitabı Hrant’ın acıları yazdırdı.” Adam Hrant Dink’in öldürülmesiyle ne amaçlanıyorsa (kaos ve anarşik ortam) ona hizmet eden kiralık kalemlerden biri; ama onu bile nakde çevirmeye çalışıyor… “Soykırıma uğrayan Ermeni kardeşlerim” der de, Müslümanlara bir kere “Kardeşim” diyemez… Kandil'deki teröristler için, "Sigara izmaritini bile dağda yere atmıyorlar" diye yazar da, asker için bir tane lehte kelime yazamaz.

3

CUMHURİYET, 8 Eylül 2013. "Prens 'bölgeyi' sordu." Türkiye'de saltanatın kaldırılmasını her yıl büyük şaşaalarla kutlayan kemalist Cumhuriyet'in, Monaco'daki prense hayranlığına bakın. Birinci sayfadan "Barış; sözü yetmedi" diyerek, Tayyip Erdoğan'ın barış eksenli konuşmasına rağmen, Tokyo Olimpiyatlarının Türkiye'ye verilmediğini yazmışlar.. Akılları sıra alay ederek de, olimpiyatların Türkiye'ye verilmemesinin gerekçesini de üst başlıkta vermişler: "Prens 'bölgeyi' sordu" Saltanata karşı iseniz. Krallığa, padişahlığa karşı iseniz, o "prens"in, birinci sayfanızda ne işi var, Cumhuriyet?

4

SÖZCÜ, 8 Eylül 2013. “Rusya'da savaş istedi, Arjantin'de barış dedi.” Sözcü gazetesinin ahlaksızca attığı manşete bakar mısınız? Erdoğan nerede, "savaş" dedi, gösterebilirler mi acaba? Gösteremezler. Gösterdikleri, "Suriye'de Esed yönetimi seçime gitmeli.." Bu ülkeyi 18 yıldır yöneten bir insana, nasıl ahlaksız başlıklarla saldırıyorlar, nasıl yalanlarla iftiralar atıyorlar, görüyor musunuz. Hem de, Tokyo Olimpiyatları ile ilgili oylama olduğu günün ertesinde, kendi ülkesinin başbakanına bu iftirayı atıyorlar.. Resmen, kendi ülkelerine ihanet ediyorlar..

5

BUGÜN, 8 Eylül 2014. "Hükümet bindiği dalı kesiyor." FETÖ'cü Bugün gazetesinde, bir CHP'li konuşuyor ve FETÖ'cülere ait banka hakkındaki işlemler için "Gün gelir, hesabı sorulur" diyor.. CHP'li Umut Oran, acaba neyi kastediyor, 15 Temmuz hain darbe girişimini mi? Darbe başarılı olursa, sorulacak hesabı mı kastediyordu? Yoksa, yıllarca "Biz FETÖ ile mücadele ettik" diyen CHP'de milletvekilliği yapan birisi, nasıl olur da, FETÖ'nün bankasıyla ilgili soruşturmaya köstek olur? Aynı gazetedeki Asansör faciası haberini de, hafızamıza kaydetmeliyiz. Soma faciası o yıl yaşandı. Ardından başka toplu iş kazaları yaşandı. Bu haberdeki de onlardan birisi.. Acaba derin bir el, "17-25 Aralık'ta başaramadık, bunlarla başaralım" mı diyordu, o yıl içinde ardı ardına bu sabotajları gerçekleştiriyordu, soruşturmaya değer..

6

7

SÖZCÜ, 8 Eylül 2015 . “Yıllardır aynı masal.” "Kaç şehidimiz var bilmiyoruz" diye manşet atmış.. PKK'nın saldırısında, Reuters, ANF'ye dayanarak şehid olan asker sayısını 31 olarak iddia etmişti, PKK'nın propagandası olsun diye.. Sözcü de, gazeteye koyamamış ama, internet sitesine hemen alıntılamıştı. O tarihde, akit gazetesi, "bunun hainlik olduğu"nu yazınca, Sözcü gazetesi dava açmış, bir de üstüne üstlük, AK Parti'nin diktatörlük kurduğu iddia edilen bu yıllarda, hem şehid asker sayısını fazla gösterip, PKK'ya hizmet edip, bir de buna itiraz eden Akit'ten tazminat kazanmıştı.. Gelelim bugüne. PKK'nın propagandasını yapmak için "kaç şehidimiz var" bilemediğimizin iddia edildiği günlerden, FETÖ'yü tasfiye ettikten sonra, "Kaç PKK'lı etkisiz hale getirildi, sayılamıyor" noktasına geldik.. Peki bu Sözcü'de bir değişiklik var mı? Yok.. O PKK'nın uzantısı HDP'nin eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener'i, kahvaltıda buluşturma hazırlıkları yapıyorlar şimdi.. PKK'ya karşıtlıkları da yalan, Atatürkçülükleri de yalan, bunların..

8

BİRGÜN, 8 Eylül 2016. “Rakka macerası tehdidi büyütür.” Birgün niye Türkiye’yi Rakka’da istemez? Çünkü PKK’nın orada gözü vardır… Bugün Rakka harabe halde, halkı PKK’nın zulmünden bezmiş… Peki, Birgün’ün umrunda mıdır? Değildir. TSK orda olmasın, ama ABD olsun. PKK olsun.. Hatta katliamcı Esed olsun. Onların derdi o!

9

SÖZCÜ, 8 Eylül 2016. “Aynen öyle oldu at izi, it izine karıştı.” Hani bu söylenecekse de en son söyleyecek olan Sözcü’dür… Emin Çölaşan’ın “Şimdi cemaati savunma zamanı” başlığı altında, “Burada açıkça söylüyorum... Bugüne kadar hakkında nice yazılar yazıp mahkemelik olduğum Fethullah ekibinin, başka bir deyişle cemaatin, terörle ilgisi olduğuna hiçbir zaman inanmadım” diye başlayan, “Şimdi piyasaya adına FETÖ dedikleri en son terör örgütünü sürdüler (Fethullahçı terör örgütü). Cemaati yok etmek amacıyla, durduk yerde, aslı astarı olmayan yeni bir dandik örgüt yarattılar. Hiç kimse bu sözde terör örgütünün hangi silahlı eylemi gerçekleştirdiğini bilmiyor! Devlet belgelerinde, savcılık iddianamelerinde ve mahkeme kararlarında böyle bir bilgi ve belge yer almıyor. Taktik çok ilginç! Hükümete karşı olanları terör örgütü ilan edeceksin!” diye açık açık örgütü meşru gösterdiği gazete yazmasın bari bunu!