AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 11 Eylüllerdeki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 11 Eylüllerdeki gazete manşetlerini yorumladı. Sözcü ve Cumhuriyet paçavralarının 11 Eylül 2012 tarihli "İlk dersimiz Tayyip" ve "İlk dersleri Erdoğan" başlıklı haberlerini değerlendiren Karahasanoğlu, “AK Parti iktidarı öncesinde, bir yandan "çocuklar okula" kampanyaları düzenlenirken, bir yandan da okula giden çocuklar da 50 kişilik sınıflara doldurulurdu.. Kitapları bumak, almak ise başlıbaşına dert idi. Evet, fiyatları yüksek değildi ama, kitabı bulup alana kadar, zaten ders yılının ortası gelirdi.. İstanbul Cağaloğlu'nda kitap kuyrukları, nerede ise Eminönü'ne kadar inerdi. AK Parti ile birlikte, ders kitapları hem ücretsiz oldu, hem de ders yılının ilk günü, hazır poşet içinde öğrencilerin sırasında teslim edilir oldu.. Kitapların ilk sayfalarında, Din Kültürü ve diğer dini meslek kitapları dahil hepsinde yine Atatürk fotosu var.. Ama, ücretsiz ders kitapları ilk günden öğrenciye teslim edilmesi ile birlikte, bir sayfalık da Başbakan Tayyip Erdoğan'ın öğrencilere bir mesajı ulaştırılıyor.. Kemalist Sözcü hemen tepinmeye başlamış: "İlk dersimiz Tayyip" diye.. "Atatürk'ü sildiler" diye.. Ne kadar yalancısınız, ne kadar nankörsünüz!” dedi.

2

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 11 Eylüllerdeki gazete manşetlerini yorumladı. Sözcü ve Cumhuriyet paçavralarının 11 Eylül 2012 tarihli "İlk dersimiz Tayyip" ve "İlk dersleri Erdoğan" başlıklı haberlerini değerlendiren Karahasanoğlu, “AK Parti iktidarı öncesinde, bir yandan "çocuklar okula" kampanyaları düzenlenirken, bir yandan da okula giden çocuklar da 50 kişilik sınıflara doldurulurdu.. Kitapları bumak, almak ise başlıbaşına dert idi. Evet, fiyatları yüksek değildi ama, kitabı bulup alana kadar, zaten ders yılının ortası gelirdi.. İstanbul Cağaloğlu'nda kitap kuyrukları, nerede ise Eminönü'ne kadar inerdi. AK Parti ile birlikte, ders kitapları hem ücretsiz oldu, hem de ders yılının ilk günü, hazır poşet içinde öğrencilerin sırasında teslim edilir oldu.. Kitapların ilk sayfalarında, Din Kültürü ve diğer dini meslek kitapları dahil hepsinde yine Atatürk fotosu var.. Ama, ücretsiz ders kitapları ilk günden öğrenciye teslim edilmesi ile birlikte, bir sayfalık da Başbakan Tayyip Erdoğan'ın öğrencilere bir mesajı ulaştırılıyor.. Kemalist Sözcü hemen tepinmeye başlamış: "İlk dersimiz Tayyip" diye.. "Atatürk'ü sildiler" diye.. Ne kadar yalancısınız, ne kadar nankörsünüz!” dedi.

3

SÖZCÜ, 11 Eylül 2012 "İLK DERSİMİZ TAYYİP" AK Parti iktidarı öncesinde, bir yandan "çocuklar okula" kampanyaları düzenlenirken, bir yandan da okula giden çocuklar da 50 kişilik sınıflara doldurulurdu.. Kitapları bumak, almak ise başlıbaşına dert idi. Evet, fiyatları yüksek değildi ama, kitabı bulup alana kadar, zaten ders yılının ortası gelirdi.. İstanbul Cağaloğlu'nda kitap kuyrukları, nerede ise Eminönü'ne kadar inerdi. AK Parti ile birlikte, ders kitapları hem ücretsiz oldu, hem de ders yılının ilk günü, hazır poşet içinde öğrencilerin sırasında teslim edilir oldu.. Kitapların ilk sayfalarında, Din Kültürü ve diğer dini meslek kitapları dahil hepsinde yine Atatürk fotosu var.. Ama, ücretsiz ders kitapları ilk günden öğrenciye teslim edilmesi ile birlikte, bir sayfalık da Başbakan Tayyip Erdoğan'ın öğrencilere bir mesajı ulaştırılıyor.. Kemalist Sözcü hemen tepinmeye başlamış: "İlk dersimiz Tayyip" diye.. "Atatürk'ü sildiler" diye.. Ne kadar yalancısınız, ne kadar nankörsünüz!

4

CUMHURİYET, 11 Eylül 2012 "İLK DERSLERİ ERDOĞAN" Kemalist Sözcü nankörlük yapar da, kemalist Cumhuriyet hiç geri durur mu? Bir yandan "Eğitim, eğitim, eğitim" diyorlar. Sonra sadece isteyen veliler çocuklarını 66 aylık iken okula başlattığı halde, "minik kurbanlar" ve "Ağlamayın bakan geliyor" gibi algı başlıkları ile çocukların erken okula başladıklarını iddia ediyorlar.. Kreş isteyen insanlar, okula karşı çıkıyorlar!

5

TARAF, 11 Eylül 2013 "HERKES GÖRDÜ, AHMET DÜŞMEDİ" FETÖ, 17-25 Aralık'tan önce, Taraf gazetesi ile ilerde yapacağı hainliklerin haberini vermiş.. "Herkes gördü, Ahmet düşmedi" diyor ama, "Polis 'çatıdan düştü' diyor, görgü tanıkları ise 'gaz kapsülü isabet etti' diyor" şeklinde yazıyor ama.. Binanın tepesinden, polise bir şeyler atarken isabet eden gaz kapsülü ile yaralanıp, düştüğü söylenmiyor.. Eee, başları takıyenin kralı FETÖ olunca, böyle çarpıtıyorlar, olayları..

6

SÖZCÜ, 11 Eylül 2013 "İLERİ DEMOKRASİ BİR CAN DAHA ALDI" Gezicilerin "üç ağaç" bahanesi ile, nasıl gencecik fidanların canlarına mal olacak isyan hareketini yürüttüklerinin fotoğrafıdır. Onlar istedikleri kadar "ileri demokrasi" desinler.. Ölen gençlerden birisi, otobana çıkıp, yol kapatmak isterken bir aracın çarpması ile ölüyor.İleri demokrasi ne yapsın bu aldatılmış gence? Bir diğeri, binanın tepesinden polise bir şeyler atarken gaz kapsülü başına isabet ediyor, düşüyor, vefat ediyor. Polise bina üstlerinden bir şeyler atmak, ileri demokrasilerde serbest de, biz mi bilmiyoruz? Bir diğeri, "3 günde sadece 5 saat uyudum. Sayısız biber gazı yedim, 3 defa ölüm tehlikesi atlattım." diye diye gösterilere devam edip, sonra bir gaz kapsülü başına isabet ettiğinden dolayı ölüyor.. Bir diğeri, caddede gösteri yaparken, elindeki taşı gerilmiş, polise atacak iken, polis onu vuruyor.. Polise taş atmak, ileri demokrasilerde serbest miydi, acaba? Kemalist Sözcü, aldatılmış gençleri tamamen suçsuz gibi gösterip, yeni gençlerin de sokağa çıkması, sorumlu gösterilen meşru hükümetin devrilmesi için, bu başlığı atmış. Ama bu başlık ile ülkeye yaptıkları hainlik, tarihe çoktan not düşüldü.

6

CUMHURİYET, 11 Eylül 2015 "CİZRE'DE 20'DEN FAZLA ÖLÜ VAR" Olayların sıcaklığı içinde, bu başlıklar atılıyor, sonra unutuyoruz.. Ama devletin, bu yalan balıkları atanları takip edip, hesap sorması gerekmez mi? Kemalist geçinen ama PKK'nın değirmenine su taşıyan Cumhuriyet gazetesi, bugün o doktoru da alıp, 20 den fazla ölünün isimlerini açıklayabilir mi? Açıklayamaz.. Hiç sivil ölmedi mi? Öldü. Ama bunun hesabını, PKK'nın vermesi gerekmez mi? Bugün devlet aynı devlet. Cizre'de insan ölüyor mu? Hayır. O gün öldüğüne göre, o gün bölgeye hakim olmak isteyen PKK'dır, sorumlusu.. "BAŞBAKAN GİTTİ GELDİ" Aynı gazetenin sürmanşetinde, Ahmet Davutoğlu'nun, daha başbakanlığının 1. yılında ne numaralar çektiği anlatılıyor.. Hazır konduğu mirasta, partinin esas kurucusuna ne ayak oyunları yapmaya kalkmış. Ve sonra nasıl geri adım atmış, okuyup, öğrenelim...

8

TARAF, 11 Eylül 2015 "CHP: CENAZELER BUZDOLABINDA" Cizre'de PKK'lılar, güvenlik güçlerini ilçede engellemeye kalkışıyor.. CIA işbirlikçisi Taraf gazetesi de, PKK'nın avukatlığını yapan Sezgin Tanrıkulu'yu konuşturup "Cenazeler buzdolabında" dedirtiyor, devlete düşmanlığını kusturuyor, "Cizre yanıyor" diye de manşet atıyor.. İyi de, devlet ne yapmalı idi, söyler misiniz? PKK, Cizre'de hakimiyet kurmak için, ilçeyi silahlarla doldurmuş, güvenlik güçleri de bu duruma son vermek için operasyon başlatmış.. Ne yapmalıydı devlet? PKK'ya boyun mu eğmeliydi? "PKK burda silahlı olarak kalabilir" mi demeliydi! Devlet operasyon yaptığında, orda ölümler yaşanıyor ise, bunun sorumlusu devlet midir, yoksa terör örgütü mü? PKK'nın o gün sözcülüğüne soyunan herkes, Sezgin Tanrıkulu ve Kemal Kılıçdaroğlu dahil herkes, cevap versin bu soruya..

9

CUMHURİYET, 11 Eylül 2016 "BÜYÜK GÖZALTI" 15 Temmuz hain darbe girişimi olmuş, Kemalist Cumhuriyet'in, "Atatürkçülüğün yılmaz savunucusu olarak gösterdiği TSK'daki 300 generalin yarısı FETÖ'cü çıkmış.. Devlet, darbecileri tasfiye ederken, kemalist Cumhuriyet mızıkçılık yapıyor, "Büyük gözaltı" diyerek, hainlerin takip edilmesini önlemeye çalışıyor. "Darbecilere karşı başlatılan mücadele, hükümete muhalif tüm kesimlere açılan savaşla sürüyor" diyor.. Cumhuriyet'in kafası ile hareket etsek, TSK'daki generallerin hiçbirisine toz kondurmazlardı zaten. "Atatürkçü subaylar tasfiye ediliyor" derlerdi. Ama halkın üzerine nasıl bombalar atıldığını birebir yaşadık, gördük.. Aynı Cumhuriyet,FETÖ'cü Altan kardeşler ile, sonradan pişmanlığını bildiren Nazlı Ilıcak'a bile bakın "Savcı subliminal gerekçe buldu" başlığı ile nasıl sahip çıkmışlar..

10

SÖZCÜ, 11 Eylül 2016 "DEVLET, ÖRGÜTÜN MERKEZİYLE UĞRAŞSIN" Kemalist geçinen Sözcü, FETÖ'yü kurtarmak için çırpınıp duruyor. Nasıl olsa, merkezdekileri ABD vermez diye düşünerek, burdakileri de "önemsiz" gibi gösterip, kurtarmaya çalışıyorlar.. Alttaki haberde ise, "Mağdur olanlar CHP'ye koşuyorlar" diyerek, FETÖ'cülere kimin sahip çıktığını, bir defa daha ispatlıyorlar.