AKİT MENÜ

Medya

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 24 Eylüllerdeki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 24 Eylüllerdeki gazete manşetlerini yorumladı. Karahasanoğlu, Cumhuriyet’in 24 Eylül 2013’te servis ettiği, “İşte o tutanak” haberine ilişkin, “Eğer 28 Şubat kararları, gerçekten devlet için alınan kararlar ise, millet için alınan kararlar ise, herkes bunda hemfikir ise, TSK’dan hiçbir illegal baskı yok ise, MGK’da saatlerce konuşulan ve tartışılan o kararları, Erbakan niçin “bir inceleyelim” desin ki? MGK tarihinde, bunun ikinci bir örneği var mı? Açıkça belli ki, darbeciler başbakan Erbakan’ın başına silah dayamamışlar ama, silahı göstermişler..” değerlendirmesinde bulundu.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 24 Eylüllerdeki gazete manşetlerini yorumladı. Karahasanoğlu, Cumhuriyet’in 24 Eylül 2013’te servis ettiği, “İşte o tutanak” haberine ilişkin, “Eğer 28 Şubat kararları, gerçekten devlet için alınan kararlar ise, millet için alınan kararlar ise, herkes bunda hemfikir ise, TSK’dan hiçbir illegal baskı yok ise, MGK’da saatlerce konuşulan ve tartışılan o kararları, Erbakan niçin “bir inceleyelim” desin ki? MGK tarihinde, bunun ikinci bir örneği var mı? Açıkça belli ki, darbeciler başbakan Erbakan’ın başına silah dayamamışlar ama, silahı göstermişler..” değerlendirmesinde bulundu.

2

TARAF, 24 Eylül 2013: “TSK’DA İÇKİ İÇEN FİŞLENİYOR İSYANI.” Necmeddin Erbakan hoca başbakan olduğunda, daha ikinci ayında, YAŞ toplantısı sonrasında, Başbakanlık’ta verilen yemekte “Ben rakı istiyorum” diyerek, dışardan özel olarak içki getirten Deniz kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya’nın rezalet olayı akılları geldiğinde, CIA ile işbirliği içindeki Taraf gazetesinin “TSK’da içki içen fişleniyor iddiası” başlıklı haberi, bize “acaba?” dedirtiyor.. Kimbilir belki de, gizli bir şifreleme idi, o anket çalışması.. Gerçekten içki içenleri tespit amaçlı değildi. Yoksa, TSK’da içki içenleri kim fişleyecek? Kemalistler zaten içkiyi sorun görmüyor. Kemalistler fişlemezler. FETÖ’cüler ise, kendilerini gizlemek için içki de içmişler, eşlerine mayo da giydirmişler.. Niye fişlemeye kalksınlar ki?

3

CUMHURİYET, 24 Eylül 2013: “İŞTE O TUTANAK.” 28 Şubat’ta TSK’yı tahrik eden gazetelerin başında gelen Cumhuriyet, o süreçteki illegal baskılar iddianameye dönüşünce, tornistan etti. Mahkemeden istenilen 28 Şubat 1997 tarihli meşhur MGK toplantısının tutanağı, “İşte o tutanak” başlığı ile 2013’te haber olurken, Cumhuriyet içeriğinde ise şunlar yazdı: ”ZORLA MI İMZALANDI? Alınan kararların ardından Erbakan’ın ‘Bu kadar saat oldu, şimdi kararları önlerine koydular imzaladılar olmasın, biz bunları bir inceleyelim’ sözlerine Demirel hak veriyor.” Darbeci Cumhuriyet, MGK tutanağı için bu mühletin istenmesi ve mühletin verilmesini, “baskı olmaması” olarak yorumluyor.. Yok, bir de Başbakan’ın başına silah dayayıp, bunu da MGK tutacağına geçirseydiniz.. Eğer 28 Şubat kararları, gerçekten devlet için alınan kararlar ise, millet için alınan kararlar ise, herkes bunda hemfikir ise, TSK’dan hiçbir illegal baskı yok ise, MGK’da saatlerce konuşulan ve tartışılan o kararları, Erbakan niçin “bir inceleyelim” desin ki? MGK tarihinde, bunun ikinci bir örneği var mı? Açıkça belli ki, darbeciler başbakan Erbakan’ın başına silah dayamamışlar ama, silahı göstermişler..

4

TARAF, 24 Eylül 2014: “10 YAŞINDA BAŞÖRTÜSÜ.” Takiyyenin nasıl bir hastalık olduğu, imansızlığa davetiye çıkardığı bu başlıktan belli değil mi? Ortaöğretim kurumlarında kıyafet serbestisi gelmiş. Yıllarca bize dindar bir grup diye tanıtılan Gülen grubunun destek çıktığı Taraf gazetesi, “10 yaşında başörtüsü” diyerek ateistlerin attığı başlıkla çıkıyor. Rahatsızlığınız nedir, FETÖ? Başörtüden niye rahatsız olmuştunuz? Allah’ın emrinin uygulanabilir olmasından, niye şikayetçi olmuştunuz? AK Parti’yi Kemalistlere niye hedef göstermiştiniz? FETÖ’nün tabanında bugün hala samimi insanlar var ise, bu başlığa bakıp, bu grubun nasıl bir hain olduğunu tekrar görsünler.. Bu grup ile yollarını ayırsınlar.. Ve aynı Taraf’da, “Mezhepçi eğitime isyan” başlıklı din dersine karşı çıkılmasını öven bir haber. Diğer yediğiniz haltların her biri ayrı ayrı büyük günah da.. Belki sadece bu haber bile, FETÖ’cüleri cehennemlik edecek vahimlikte..

5

SÖZCÜ, 24 Eylül 2014: “HEDEF 2023.” Kemalist Sözcü, başörtü okullarda serbest bırakıldığında, aklı sıra TSK’yı tahrik etmek için, “Bunlar, bu gidişle doğmamış çocuğa bile türban takacak” diyor. Ve anne karnında bir cenine, fotoşopla türban takıyor.. Kendileri açık kıyafet zorbalığına imza atıyorlar, kıyafet serbestliği geldiğinde ise, bunu mecburiyet gibi gösteriyorlar. Ahlaksızlığı görüyor musunuz!

6

CUMHURİYET, 24 Eylül 2014: “HÜKÜMET İLK RAUNDU KAYBETTİ.” FETÖ”nun Taraf gazetesi’ndeki “10 yaşında başörtüsü” başlıklı, sanki 10 yaşındaki kızlara mecburen başörtü taktırılacakmış gibi yapılan ahlaksız haberin aynısının kemalist Cumhuriyet’te “türban 10 yaşa indi” şeklinde verilmesi bir yana.. “Hükümet ilk raundu kaybetti” başlıklı haberde, Cumhuriyet bu ülkeye nasıl ihanet ettiğinin belgesini vermiş. 17-25 Aralık darbesi yapılmış, FETÖ’nün hainliği ortaya çıkmış. Cumhuriyet gazetesi “yıllardır biz bunların hain olduğunu söylüyoruz” dediği bir ortamda, solcular hükümete karşı, Gülen grubu ile ittifak yapıp, iktidarın desteklediği tarafsız üyeleri diskalifiye ederek, Yargıtay seçimlerini kazanmışlar.. Bu unutulur, unutturulur.. Ama işte belgesi.. Cumhuriyet de, Yargıtay’daki solcularla FETÖ’cülerin ittifakını, böyle sevinerek başlığa çıkartmış. Cumhuriyet, FETÖ’cülerin kazanmasından niye sevinsin, diyeceksiniz. FETÖ’cüler de, Ergenekoncular da, Balyozcular da, kapının arkasında aynı kişilerdir. Tek amaçları vardır: “Milletin temsilcileri, bu ülkede tam hakimiyet kuramasınlar”

7

BUGÜN, 24 Eylül 2014: “IŞİD’İ BIRAKTI CEMAAT’İ KONUŞTU.” FETÖ hain yüzünü göstermiş. Hatta aynı günkü Cumhuriyet gazetesinde, solcularla işbirliği yapıp, Yargıtay seçimlerini kazanacak kadar ihanetini açıktan tescillemiş.. Bu bilgiyi de, hain Bugün gazetesi “Yargıtay’da sağduyu kazandı” başlığı ile, ahlaksızca vermiş. Solcularla anlayıp, Yargıtay’daki muhafazakarların altını oymak için yaptıkları ihaneti, “sağduyu” gibi göstermişler.. Böylesine ahlaksızlığın zirve yaptığı bir süreçte, Tayyip Erdoğan ABD’de Gülen grubu ile ilgili uyarılarda bulunuyor. Şimdi ABD’ye kaçan Adem Yavuz Arslan ise, İngiltere’ye kaçan patronu Akın İpek’in gazetesi Bugün’de, “IŞİD’i bıraktı Cemaat’i konuştu” diye haber yazıyor. Erdoğan haksız mıymış, hain Arslan.. IŞİD’in bir üfürüklük canı vardı. Üfürdük, bitti. Ama sizin gibi hainleri, bu ülkeden temizleye temizleye, hala bitiremedik.

8

CUMHURİYET, 24 Eylül 2015: “KÖLE DÜZENİ.” İlkesizliğe bakar mısınız. Bir yandan “Suriyeli göçmenlerin burada ne işi var” diyen Cumhuriyet, zaman zaman hümanistliği aklına getirip, suriyeli göçmenlerin ucuz işgücü olarak görüldüğünü haberleştiriyor. Suriyeliler, “can güvenliğimiz olsun da, biz gerekirse ucuza çalışırız. Allah Türkiye’den razı olsun” diyorlar.. Kemalist zorbalığın zirve yaptığı Cumhuriyet ise, “Yok yok, siz hayatınızdan memnun değilsinizdir. Biz sizin toptan Suriye’ye geri gönderilmenizi istiyoruz ama.. Şimdi işimize böyle geliyor, AK Parti’ye karşı, sizi istismar etmek için, ucuz işgücü olduğunuzu yazıyoruz” diyorlar.

9

SÖZCÜ, 24 Eylül 2016: “SAYGISIZLIK!” Bu ülkede, milletin verdiği silahlarla, millete karşı darbe yapılmış.. Darbenin üzerinden daha 2 ay geçmiş..Sözcü’nün derdi, Anıtkabir’e gelecek olan anne-babaların çocuklarını oynatabilecekleri çocuk parkı! Binlerce m2’lik Anıtkabir’de, 100 m2’lik bir alanda çocuk parkı olması, “saygısızlık” imiş. Bizim için farketmez. Ne kendimiz gidiyoruz,. Ne de çocuklarımız gidiyor.. Ama bu vesile ile, Sözcü taifesinin zorbalığı ortaya çıkmış oluyor.. Çocuk parkı açıldı, “saygısızlık”.. “Atatürk” demedin, saygısızlık.. Alma aynı Anıtkabir’de, gazlı içecek satışına, itiraz etmezler.. Böyle riyakardır, bunlar..

10

CUMHURİYET, 24 Eylül 2016: “600 HAFATLIK DİRENİŞ.” Cumhuriyet’in FETÖ darbesine destek verip vermediği, “600 haftalık direniş” haberinden de ortaya çıkıyor. 15 Temmuz hain darbe girişimi olalı, o gün itibari ile 2 ay daha yeni bitmiş., FETÖ’cülerin tamamı devletten henüz tasfiye edilememiş. Böyle bir süreçte, Cumhuriyet gazetesi, 600 haftadır devam ettirilen, ve 12 Eylül darbesinde kaybedilen insanların hesabını sürmanşetten sormaya kalkıyor. Sizin derdiniz darbecilere karşı çıkmak ise, buyrun son darbe ile ilgili sayfanızda bir tane haberi gösterin. Yok, seçilmiş hükümetle kavganız var ise, “Darbelere karşıyız” demeyin. 12 Eylül darbesinin kaybettiği insanların hesabını, seçilmiş hükümetten sormaya, hiç kalkışmayın!