AKİT MENÜ

Aktüel

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 3 Ekimlerdeki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlui geçmiş 3 Ekimlerdeki gazete manşetlerini değerlendirdi. Cumhuriyet’in 3 Ekim 2015 tarihli “ALKIŞLAR ÖNÜNE KANSIZ ELLERLE ÇIKINIZ" başlıklı haberini değerlendiren Karahasanoğlu, “HDP seçim çalışmalarını başlatırken, Gandi'nin "Alkışlar önüne kansız elle çıkınız" sözünü alıp, Kandil'e mesaj olarak yolluyor. Kemalist Cumhuriyet gazetesi de, bunu çok beğenmiş, manşete taşıyor. Birisi de sormuyor, "Kandil'de kansız el var mı ki, alkışların önüne çıkabilsinler.. Yoksa yapmak istediğiniz, kanlı elleri, çaktırmadan alkışlatmak kı?" ifadelerini kullandı.

2

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlui geçmiş 3 Ekimlerdeki gazete manşetlerini değerlendirdi. Cumhuriyet’in 3 Ekim 2015 tarihli “ALKIŞLAR ÖNÜNE KANSIZ ELLERLE ÇIKINIZ" başlıklı haberini değerlendiren Karahasanoğlu, “HDP seçim çalışmalarını başlatırken, Gandi'nin "Alkışlar önüne kansız elle çıkınız" sözünü alıp, Kandil'e mesaj olarak yolluyor. Kemalist Cumhuriyet gazetesi de, bunu çok beğenmiş, manşete taşıyor. Birisi de sormuyor, "Kandil'de kansız el var mı ki, alkışların önüne çıkabilsinler.. Yoksa yapmak istediğiniz, kanlı elleri, çaktırmadan alkışlatmak kı?" ifadelerini kullandı.

3

TARAF, 3 Ekim 2012: “ADAMLARINI SUSTUR” O tarihde cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül, dirsek temasında olduğu FETÖ'cü gazetelere, "Gül aday olursa şu kadar oyla kesin cumhurbaşkanı seçilir" diye manşetler attırsın. Ama Erdoğan, adamlarını sustursun.. Ne güzel bir mantık bu! 3 Ekim 2012'den çok önce, FETÖ'cü gazete olan bu Taraf, sürmanşetten "Erdoğan'a karşı aday olursa cumhurbaşkanlığını Gül kazanıyor" diye masabaşı haber yapmamış mıydı? O başlığa sessiz kalan Gül, karşı cevabını alınca, şimdi "Adamlarını sustur" diyerek, yine Taraf gazetesi üzerinden, Erdoğan'a çıkışıyor.. Kimlerin kaç kuruşluk adam olduğu da, böylece ortaya çıkmış oluyor.. Aynı gazetede, Ahmet Altan'ın köşe yazısı "Akıllara bak akıllara" diye başlıkla çıkıyor. Hani FETÖ darbesinin taşlarını döşemekle görevli algı ajanı var ya.. Ahmet Altan var ya.. İşte o.. Meğer demokratmış da bizim haberimiz yokmuş… Sen demokratsın, birlikte hareket ettiğin darbeciler de demokrat, ama girdiği her seçimden birinci çıkan Tayyip Erdoğan faşist, diktatör, öyle mi Altan? Bir de utanmıyor, “Gittikçe Erbakan’ı andırıyor” diyor… Rahmetli Erbakan Hoca için de “Demokrat değildi” demeye getiriyor… Bu mantıkla 28 Şubat’ı demokrasi hareketi göreceği belli, eh, 15 Temmuz’da ne yapacağı da! “Ben niye yargılandım” minvalli soruyorsun ya, işte bu darbeci kafan yüzünden Altan!

4

SÖZCÜ, 3 Ekim 2012: “BU DEVİRDE KİMSE SULTAN DEĞİL PADİŞAH DEĞİL"Erdoğan sultan ya da padişah olsa, acaba Sözcü bu sürmanşetle çıkabilir, bu karikatürü yayınlayabilir miydi? Yıllardır aynı türküyü mırıldanıyorlar, ne tutarlılıkları kaldı ne karakterleri… Erdoğan 4-5 yılda bir seçime girip, halka hesap veriyor.. Ama kendilerinin hesap vermezlikleri o kadar açık ki, PKK diye diye AK Parti'nin tepesinde, çözüm sürecinde bile teindiler. Şimdi PKK'nın uzantısı HDP ile Sözcü gazetesi, işbirliği içinde, Erdoğan'ı devirmeye kalkıyorlar. Karakter bu kadar sakat, ilke bu kadar iflas etmiş durumda..

5

CUMHURİYET, 3 Ekim 2012: “ALTAN: 28 ŞUBAT'TA YAZABİLİYORDUM”Bu da öbür Ahmet Altan'ın kardeşi Mehmet Altan… Beyefendi yazamıyormuş, durum 28 Şubat’tan daha kötüymüş yani… FETÖ’nün şakşakçılığından başka elinde avucunda bir şey mi vardı da, sana yazı yazdıracaklardı? Bunu söylediğinde, birilerinin havuz medyası diye suçladığı Star gazetesinden yarılalı daha birkaç ay olmuştu. Beyefendi hem Erdoğan'a küfredecek, hem de Erdoğan'ın gazetesi diye takdim edilen gazetede yazacak. Nasıl bir ahlaksızlıktır bu. Ve nitekim aynı adam, bu tarihden sonra bile, yıllarca, FETÖ'cü Samanyoluhaber'de, Mehtap Tv'de programlar yaptı.. Ama lafa gelince, "28 Şubat'ta yazıyordum, şimdi yazamıyorum"

6

SÖZCÜ, 3 Ekim 2013: “ANDIMIZ ÖFKESİ”Kemalist Sözcü gazetesinin manşete taşıdığı bu fotoğraftaki öfkeli ablaları biz iyi tanırız, müsamerelerde çarşaf yırtan ekiptir bu… Hani “Saygı duruşu istiyorum” diye bağıranlar… Yakındır, şunu bile der bu ablalar: “Hükümet, Danıştay’ın 'öğrenci andının okunmasının kaldırılması hukuka aykırıdır (2019 tarihli karar)' kararı sonrasında, öğrenci andını okutmamak için koronavirüsü çıkarıp okulları kapattılar!” Yakındır, bunu da diyeceklerdir. Bu vesile ile, Sözcü'nün manşetine koyduğu, "Türküm çalışkanım" diye başlayan öğrenci andının kaldırılması sonrasında, yeni andımız olarak ironik dille gösterilen metinde bakın ne var: ""Dindarım, kindarım" Kimin kindar olduğu belli oluyor. Dindar insanlara "kindar" diye hakaret edenlerin de, dinlerini bir sorgulamaları gerekir. En başta, bu gazetedeki birinci sayfa yazarlarının.. Mehmet türker şimdi zaten kabirde hesabını veriyor.. Dindar insanlara kindar diye hakaret etmek ne imiş, kendisine soruluyor.. Uğur Dündar, Emin Çölaşan, Rahmi Turan da, her biri 70'i çoktan aştı.. Onlar da bir düşünsünler, "Dindar insana kindar diye hakaret etmek, iftira değil midir"!

7

BUGÜN, 3 Ekim 2014: “YETİM HAKKI KORKUTMADI”Soru çalıp memuriyete adam sokan, adamlarını yükseltmek için başkalarının memuriyetini yakan, başkalarını iftiralarla hapse attıranlar utanmamış, yetim hakkından bahsetmiş… Üstelik o derneğin, iki yılda sadece 33 kişi üzerinden 9.5 milyon dolar para transferi yaptığı, o paraların daha hesaplardan çıkmadan Somali’de harcanmış gibi gösterildiği ortaya çıktı, iyi mi? Bir de, tolanan zekatlarla, yahudi vakıflarına yapılan bağışlar var ki, bu başlığı atanların da, korumaya çalışılanların da, "yatacak yerleri yok" desek, doğrudur..

8

SÖZCÜ, 3 Ekim 2014: “IŞİD BAHANE HEDEF ESADBugün geldiğimiz noktada, IŞİD bitirildikten sonra, Esad koltukta oturduğu halde, Suriye'de ciddi bir operasyonumuz var mı? Yok. Demek ki, bu manşet çöp imiş. Hükümetimizin maksadı gerçekten IŞİD imiş, o tarihde Suriye'ye girip, IŞİD ve PYD'yi sınırımızdan uzaklaştırmışız. Esad koltukta oturduğu halde, operasyona devam edilmemiş. Hedefin aslında Esad olmadığı ispatlanmış. Yalancısın Sözcü. Müfterisin Sözcü! Aynı Sözcü'de, HDP'li belediyelerin araçlarına teröristbaşı Apo'nun posterinin giydirilmesi eleştirilmiş. Ama aynı Sözcü, bugün o HDP'li belediyelere kayyım atandığında, kıyameti kopartıyor. “Diktatörlük” naraları atıyor? Diyoruz ya, bunlarda ne tutarlılık var ne de karakter!

9

CUMHURİYET, 3 Ekim 2014: “SAVAŞ CEPHESİ”Dikkat edin, 6-8 Ekim olaylarına 3 gün kalmış. Türkiye, IŞİD'i müdahale etmek için TBMM'den yetki istiyor, alıyor. HDP, o gün oylamada "ret" oyu veriyor.. İki gün sonra Kobani'de PKK'lılar zora düşünce, HDP'liler daha üç gün önce tezkereye hayır oyu verdiklerini unutup, AK Parti'ye yalvarıyorlar, "Kobani'ye yardım edin" diye.. Bu işin bir yanı.. Diğer yanı ise, PKK'ya devlet kurdurmamak için TSK'ye verilen yetkinin, kemalist Cumhuriyet tarafından manşetten "savaş" olarak nitelendirilmesi.. “Barış” dedikleri ne? PKK’ya Suriye’de devlet kurdurmak… PKK’lılar IŞİD’in karşısında tutunamayınca “Müdahale edelim” diye bağıranlar, “IŞİD’i de PKK’yı da kazıma” gibi bir ihtimal belirince bu hale geldi… Klasik Cumhuriyet, klasik “Benim teröristim iyidir” kafası…

10

CUMHURİYET, 3 Ekim 2015: “ALKIŞLAR ÖNÜNE KANSIZ ELLERLE ÇIKINIZ"HDP seçim çalışmalarını başlatırken, Gandi'nin "Alkışlar önüne kansız elle çıkınız" sözünü alıp, Kandil'e mesaj olarak yolluyor. Kemalist Cumhuriyet gazetesi de, bunu çok beğenmiş, manşete taşıyor. Birisi de sormuyor, "Kandil'de kansız el var mı ki, alkışların önüne çıkabilsinler.. Yoksa yapmak istediğiniz, kanlı elleri, çaktırmadan alkışlatmak kı?"

11

TARAF, 3 Ekim 2015: “SENİ DİKTATÖR YAPMAYACAĞIZ"FETÖ'cü Taraf gazetesinin ahlaksızlığına bakar mısınız. Sürmanşetten "Seni diktatör yaptırmayacağız" diyerek, HDP'nin seçim beyannamesini yarım sayfa reklam ediyorlar.. Sözümona kanın akmasını durduracağını iddia eden HDP'nin propagandasını yapıyorlar.. Hemen altta ise, "Türkiye evlatlarına ağlıyor" diyerek, üstteki HDP'lilerin heykelini dikmeye çalıştıkları PKK'lıların kurşunları ile şehid olan askerlerimize, Türkiye'nin ağladığını yazıyorlar. nasıl bir ahlaksızlık bu. Nasıl bir riyakarlık, nasıl bir utanmazlık bu?

12

SÖZCÜ, 3 Ekim 2015: "ÇÖZÜM SÜRECİNİN BEDELİNİ DÜYORUZ"Man kafa darbeci Ahmet Yavuz konuşmuş, man kafa Sözcü de manşete taşımış. "Çözüm sürecinin bedelini ödüyormuşuz. Açılan hendekler, sokaklara çıkan tanklar, çözüm sürecinin bedeli imiş. Bre mankafa Yavuz, o tarihde FETÖ'cülerin TSK'da cirit attığını niye söylemiyorsun? PKK'lılara yardım ettiklerini niye söylemiyorsun? PKK'lılara yardım ettikleri için, hendeklerin kazıldığını niye söylemiyorsun? FETÖ'cüleri TSK'dan temizledik. Şimdi hendek kazsınlar da görelim.. PKK'lılar şimdi, değil hendek kazmak, girecek delik arıyorlar, bulamıyorlar..

13