AKİT MENÜ

Medya

Vay Deniz'in haline! Deniz Gezmiş’in mektuplarını anonslamak yalı sahibi Can Dündar’a kaldı

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 3 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Cumhuriyet’in 3 Kasım 2014 tarihli “DENİZ MEKTUPLARI" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Deniz Gezmiş'in mektuplarını yayınlayan Can Dündar'a bakın. Boğaz'da yalı aldı, daha oturamadan, Almanya'ya sığındı. Biz bir yalısı var sanıyorduk, o, Almanya'dan açıkladı, "Bodrum'daki villamı, kaçak eklemeleri sebebi ile soruşturuyorlar" diye.. Deniz Gezmiş'in mektuplarını, Almanya'ya sığınan, milyonlarca dolarlık yalılara sahip Can Dündar anonsluyor ise. Vay haline Deniz'in” ifadelerini kullandı.

2

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 3 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Cumhuriyet’in 3 Kasım 2014 tarihli “DENİZ MEKTUPLARI" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Deniz Gezmiş'in mektuplarını yayınlayan Can Dündar'a bakın. Boğaz'da yalı aldı, daha oturamadan, Almanya'ya sığındı. Biz bir yalısı var sanıyorduk, o, Almanya'dan açıkladı, "Bodrum'daki villamı, kaçak eklemeleri sebebi ile soruşturuyorlar" diye.. Deniz Gezmiş'in mektuplarını, Almanya'ya sığınan, milyonlarca dolarlık yalılara sahip Can Dündar anonsluyor ise. Vay haline Deniz'in” ifadelerini kullandı.

3

ZAMAN, 3 Kasım 2012: “DARBELERDE ARJANTİN MEDYASI ASKERLE İŞBİRLİĞİ YAPTI" Adamlar dört dörtlük anlatıyor o zamanlar, darbe yapmak için önce bir korku ortamı oluşturmak gerektiğini, bunun için de en başta medyanın kullanıldığını… Şimdi bütün bu görüşleri reddediyor, “Gazetecilik suç mu” diye darbeciliklerini gizlemeye kalkıyorlar…

4

CUMHURİYET, 3 Kasım 2013: “RABITA'NIN GİZLİ HASTANELERİ" Özgür Suriye Ordusu diyelim ki Türkiye’de yaralı tedavi ediyor, tedavi edilenler içinde teröristlerin olduğundan emin miyiz? Tamam, diyelim ki şüphesine bile gerek yok, terörist değillerse gelsinler devletin hastanesinde tedavi olsunlar… Haklısınız… Peki, aynı tepkiyi, mesela sayfanın alt köşesinde destek verdiğimiz o dönemin BDP’li, şimdinin HDP’lilerinin, üstelik “milletvekili” kimliğini kullanarak PKK’lı teröristleri tedavi ettirmelerinde niye göstermiyoruz? Kadın açık açık “Sınırı teröriste kapatmayın” diye ölüm orucu tutuyor, buna bir çift lafınız yok muydu? Bir de kalktınız, "Gökkan ölümüne direniyor" diye başlık attınız? Merak ettim, "Bu hanım bugünlerde ne yapar" diye.. Bir hafta önce, yine gözaltına alınmış.. "Ölümüne direnmemiş" yani, şov yapmış, şovu bitince, kimse haberini bile yapmamış. Ama o, insanları zehirlemeyi sürdürmüş ki, 2020 Ekim'inde yine gözaltına alınmış.

5

SÖZCÜ, 3 Kasım 2013: “TÜRBANLI VALİ GELİYOR" Kemalist Sözcü, 8 yıl öncesinden, istemeyerek de olsa müjdesini vermiş ama.. Sahi, sene oldu 2020, vekilimiz var, büyükelçimiz var da, niye bir tane bile başörtülü valimiz yok?

6

ZAMAN, 3 Kasım 2014: “DEMOKRASİ KALMADI Kİ ÇÖZÜM SÜRECİ DEVAM ETSİN" AK Parti'ye de bir ara yanaşmaya kalkışan Baskın Oran konuşuyor, FETÖ'nün gazetesi, birinci sayfaya taşıyor. "Demokrasi kalmamış ki, çözüm süreci devam etsin"miş.. PKK bomba patlatsın, ama çözüm sürecinin devam etmemesinin sebebi "Demokrasi kalmadı ki" olsun.. "Kalmadı kalmadı" diye de bitiremediniz şu demokrasiyi.. Yıllardır okuyoruz, "Özgürlük kalmadı, Para kalmadı, demokrasi kalmadı".. Bi bitmedi gitti, şu demokrasi.. Ha, şu da var.. Diyelim ki haklı… Diyelim ki demokrasi kalmadı… Bu durumda, “Demokrasi yok, biz de demokrasi dışı yollara sapanları desteklemeye başlayalım ama devlet aynıyla karşılık vermesin, demokrasiye dönsün” gibi bir mantık yürütülebilir mi? Türk solcusu yürütür…

7

CUMHURİYET, 3 Kasım 2014: DENİZ MEKTUPLARI" Deniz Gezmiş'in mektuplarını yayınlayan Can Dündar'a bakın. Boğaz'da yalı aldı, daha oturamadan, Almanya'ya sığındı. Biz bir yalısı var sanıyorduk, o, Almanya'dan açıkladı, "Bodrum'daki villamı, kaçak eklemeleri sebebi ile soruşturuyorlar" diye.. Deniz Gezmiş'in mektuplarını, Almanya'ya sığınan, milyonlarca dolarlık yalılara sahip Can Dündar anonsluyor ise. Vay haline Deniz'in.

8

SÖZCÜ, 3 Kasım 2014: “DEVLET, MEMURUNU İŞTE BÖYLE TAŞIR!" Adam hem “Güneydoğu’da terör var” diyor, hem “Barış yapılmasın” diyor, hem “Şehit veriyoruz” diyor, hem de şehit vermemek için alınan önlemleri zaafiyet gibi gösteriyor… Hani Sözcü'deki bu kemalistlere “Şizofren” diyeceğim ama, o nihayetinde bir rahatsızlık, masum bir durum, bunlarınki başka bir şey…

9

CUMHURİYET, 3 Kasım 2015: “MUHALEFET ÇIKIŞ ARIYOR" Anamuhalefetin başında Kılıçdaroğlu olduğu sürece, o aranan çıkış bulunamaz… Üzerinden kaç seçim geçti, bir geçen belediye seçiminde biraz kıpırdandılar, yine AK Parti birinci parti, yine milletin tercihi Erdoğan’dan yana… İmamoğlu, geçen bir senede, seçimden önce ne söylediysek hepsini haklı çıkardı, biz daha uzun sürer bekliyorduk ama, bir sene bile yetti… Şimdi Kılıçdaroğlu yine bir oyun oynar, ne yapar eder, partinin başında kalır… Bu arada daha önce Sarıgül’ü ya da Muharrem İnce’yi yaktığı gibi, bu sefer de İmamoğlu’nu yakar mı, yakmaz mı, o da kendi aralarındaki mesele!

10

TARAF, 3 Kasım 2015: "AKP VE PKK, HDP'NİN BURNUNU SÜRTTÜ" FETÖ'cü Taraf, MazlumDer'den çıkıp, HDP'ye kaçan Ayhan Bilgen.. Ve solcu Murat Belge. Bir araya gelince böyle saçma sapan yorumlar gazete manşetlerini süsler işte. O gün, PKK bombaları patlatıyor, HDP, teröristleri savunuyor.. Ama adı, "AKP ile PKK birlikte hareket etti" oluyor.. bunu söyleyen de HDP'li Ayhan Bilgen oluyor.. Sonra, 2018'de, 2019'da PKK emrediyor, HDP bazı yerlerde aday bile göstermiyor.. Sırf AK Partililer kazanmasın diye.. Ayhan Bilgen de bu arada HDP'den belediye başkanı seçiliyor. Ama iki hafta önce ne dedi bu Bilgen: "HDP, PKK'dan kurtulmalı". Bu kadar zigzaglı hareketle, motor yakarsın Ayhan bey. Biraz dün söylediklerini unutma, biraz da sukunet..

11

CUMHURİYET, 3 Kasım 2016: “SORUŞTURMA ÜÇ GÜNDE ÇÖKTÜ" Kemalist gazete, kendisini böyle savunuyor ama.. O soruşturma bugün bile hâlâ çökmedi… Size kimse “FETÖ üyesi” demiyor zaten, siz Erdoğan’ı devirme ihtimali olan her illegal yapıya destek verecek tıynette insanlarsınız… Kurduğunuz oligarşi yıkılmasın diye, işi vatan hainliğine kadar vardıracak riyakarlarsınız… Nerede Hikmet Çetinkaya? nerede Aydın Engin? Nerede Can Dündar? Açıklayanı da, öğrenelim, iddianamenin çöküp çökmediğini.. Ve, var mısınız, bir anket yapalım, soralım millete, “Erdoğan’ı devireceğine inansa, Cumhuriyet gazetesi IŞİD’e destek verir mi” diye… Ne cevap çıkar acaba?

12

SÖZCÜ, 3 Kasım 2016: “KOMUTAN SİVİL DARBECİYE SELAM DURUYOR” Manşetin üstünde “FETÖ’nün şanlı ordumuzu düşürdüğü hale bak” diyor, aşağıda Rahmi Turan “Ya yine aldanırsa!” diye yazıyor ama kimse, “Yahu bu Emin Çölaşan, ‘Şimdi cemaati savunma zamanı’ diye yazı döşendi, bundan âlâ FETÖ’cülük mü var” diye sormadı… Yazık…