AKİT MENÜ

Medya

Kızlı erkekli evlerdeki intihar ve cinayetleri gördükçe bu haberi hatırlayın ve sorumlusunu görün

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 5 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Cumhuriyet’in 5 Kasım 2013 tarihli “AHLAK BEKÇİSİ VALİLER EKSİKTİ" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Bugünlerde sık sık duyduğumuz kadın cinayetlerinin çoğunda, dün "özel yaşama müdahale" denilerek uygulattırılmayan kuralların eksikliği yatıyor. Birçok ilimizde, üniversiteli kızlar ve erkeklerin aynı evlerde yaşadıkları, ve intihar-cinayetle sonlanan gençleri gördükçe, bu haberi hatırlayın ve sorumlunun kim olduğunu görün..” dedi.

3

Cumhuriyet, 5 Kasım 2012: “Gazeteciler ayağa kalkıyor” Şu gerçeği bilelim: Derin devletin kolları var. Ergenekon'u var, FETÖ'sü var.. Eski dönemde, derin devletin FETÖ'sü, diğer kol Ergenekon'u tasfiyeye çalışıyordu.. Dolayısı ile o tarihde içeride Ergenekon’cular vardı. Ergenekonculara ilaveten bir de sol terör örgütlerinin “Gazeteci” kılığına sokup eylem yaptırdığı adamlar vardı… Teröristler bugün de aynen içeride ama, şimdi “Gazeteci” sayılan Ergenekon’cular ya sürelerini dolduklarından ya da FETÖ daha ciddi tehlike olarak görüldüğünden cezaevinden çıktı, onları hapse atan ekibin gazetecileri onların yerini aldı… Cumhuriyet ve benzeri kafa şimdi ona da karşı… Amaç özgür basın değil ki, amaç gerekirse teröristi bile savunarak Erdoğan’a karşı algı yürütmek…

4

Sözcü, 5 Kasım 2013: “Karışma ve karıştırma” Kemalist Sözcü, 2013'de, kızlı-erkekli evlerin yaygınlaşması ve sonrasında muhtemel cinayetlerin artmasının hazırlığı içinde. O gün itibari ile "Karışma ve karıştırma" diyerek, cinayetlerin artmaması için alınan gelişigüzel isteyenin istediği kızla evlilik olmaksızın kaldığı evlerin önüne geçilmesini özgürlüğün kısıtlanması olarak yorumluyorlar.. Apart açıp, yurt açıp da kız ve erkek öğrencileri karma bir şekilde barındırmanın önünü açmaya çalışan Sözcü bugünlerde, özgürlük bahanesi ile istediği karma yurtların, kızlı-erkekli evlerin doğruduğu cinayetler üzerinden yine Erdoğan'a saldırıyor.. Muğla'daki bu, İsparta'daki bu, İzmir'deki bu, Ankara'daki bu dram.. Üniversitede okuduğu sanılan kızlar, ya sınıf arkadaşlarının ya da, civardaki kafelerin sahipleri- part time çalışmak istedikleri işyerlerinin patronları tarafından aldatılıp, cinsel istismara maruz kalıyorlar, sonunda da ya cinayet, ya intihar ile sonuçlanan dramlar yaşanıyor.. Denizli’deki apartta da, o tarihde benzer bir olay yaşanmış, Erdoğan bunu söylüyor ama, kemalist Sözcü, hemen "karışma" diyerek, cinayetlerin önünü açmaya çalışıyor.

5

CUMHURİYET, 5 Kasım 2013: AHLAK BEKÇİSİ VALİLER EKSİKTİ" Bugünlerde sık sık duyduğumuz kadın cinayetlerinin çoğunda, dün "özel yaşama müdahale" denilerek uygulattırılmayan kuralların eksikliği yatıyor. Birçok ilimizde, üniversiteli kızlar ve erkeklerin aynı evlerde yaşadıkları, ve intihar-cinayetle sonlanan gençleri gördükçe, bu haberi hatırlayın ve sorumlunun kim olduğunu görün..

6

Taraf, 5 Kasım 2013: “Duvarı bu halka layık görmüyorum” FETÖ'cü Taraf'ta, PKK uzantısının propagandası yapılıyor.. Bugünlerde yine gözaltına alınan Ayşe Gökkan'ın, açlık grevine yattığı anlatılıp, "Duvarı bu halka layık görmüyorum" dedirtiliyor.. Soralım bu kadına, sınırı kaçak geçmeyi mi bu halka layık görüyorsun? Yoksa derdiniz halk falan değil de, teröristlerin sınırda elini kolunu sallaya sallaya gezmesi mi? Şimdi bu haberi böyle veren Taraf’çılar, “Barıştan yanayız” dediklerinde inanmayan biz mi suçluyuz?

7

Bugün, 5 Kasım 2014: “Türkiye Gazze’ye ambargo koydu” FETÖ'cülerin yurtdışına para kaçıracağı az çok belli olunca, devlet bunların hesaplarına bloke koymuş… FETÖ'cü gazete hemen algı operasyonuna soyunmuş ve "Türkiye Gazze'ye ambargo koydu" diye başlık atmış. Sizi gidi yalancılar sizi... Aslında bu karar ile, insanların “Gazze’ye gidecek” zannederek FETÖ'cülere para vermesinin önüne geçildi de, Filistinlilere yapılan yardımlar, gerçekten Gazze’ye ulaşmaya başladı…

8

Taraf, 5 Kasım 2014: “HDP kapatılacak” Bu başlığın üzerinden 6 yıl geçti. HDP kapatıldı mı? Hayır. Bunların hayatları budur.. Hep lagı, hep yalan, hep iftira.. PKK'nın da, yeri geldiğinde onlara sözcülük yapan FETÖ'nün de hayatı yalan.. O tarihde, PKK’dan emir alıp 6-8 Ekim olaylarını başlatmalarının, 54 kişiyi öldürmelerinin üzerinden daha bir ay geçmeden, el birliğiyle azmettiricileri mağdur göstermek için yapmadıkları kalmadı… Buna tepki gösterince de, “basın özgürlüğü” diye ortaya düşüyorlar… Görün Türkiye’de “Baskı altında” denilen gazeteciliğin halini… Yalan yazmak, özgürlük sayılsın istiyorlar.. Gerçi yine de, yazıyorlar ya.. O da ayrı bir mesele..

9

Sözcü, 5 Kasım 2015: “Yargıda yeni dönem” Yasakçı Sözcü, başörtülü hakimin fotoğrafını birinci sayfaya koyup, "Yargıda yeni dönem" başlığı atmış. Aradan geçen 5 senede, o hakimin bir tane hukuksuz kararını bulabildiler mi? Bulamadıysalar, çıkıp da “Biz edepsizlik etmişiz, meğer başörtüsü takmanın hiçbir kötülükle alakası yokmuş, kimseye bir zararı olmazmış” diyebildiler mi? O gün de yalanları yazıyorlardı, bugün de devam ediyorlar. Aynı günkü gazetede, "Erdoğan'ın yeni planı" dedikleri de yalan değil miydi? Erdoğan, HDP ile yeniden çözüm süreci başlatma karşılığında başkanlıkta anlaşma sağladı mı? Hayır. HDP, CHP ile ittifak yaptı, belediyelerde bile AK Parti'ye kaybettirmek için, aday bile çıkartmadı.. Bu sözcü gazetesi de, HDP'nin aday çıkardığı yerlerde onlara oy verilmesini istedi. Riyakarlığı, çarpıtmayı, yalanları gördünüz mü?

10

Taraf, 5 Kasım 2015: “Sansürsüz milli geliri açıklıyoruz” FETÖ'nün çıkarttığı Taraf gazetesindeki her rüzgarın yelkeni Süleyman Yaşar, AK Parti’nin kişi başına geliri 9 bin 82 dolara düşürdüğünü yazmış… Yazmış da, yalan… Bugün dönüp bakıyoruz rakamlara, bu yazının yazıldığı 2015 yılının rakamı, 11 bin 19 dolar… Hadi o tutmadı diyelim, AK Parti iş başına gelmeden önce o rakam 3 bin 500 dolarmış, desenki Süleyman Yaşar’ın rakamı doğru, yine “AK Parti milli geliri üçe katladı” diye yazması lazım değil mi?!

11

Cumhuriyet, 5 Kasım 2016: “Tarih önünde utanacaksınız” Bu manşeti atan adamlar, yani Can Dündar'ın ekibi.. “Gazeteyi FETÖ’cülere teslim ettiniz” denilerek, Cumhuriyet gazetesini çıkaran vakıf tarafından tasfiye edildi… Yorumumuz bu kadar… Kim utandı görmüş olduk..

12

Karar, 5 Kasım 2016: “Hendek siyaseti buraya kadar” Davutoğlu’nun adamları, o tarihlerde bu manşeti attıkları gazetede, bugün ne yazıyorlar? Yalan ama.. Kendi menfaatleri doğrultusunda gerçekleri çarptıyorlar ama.. Hadi diyelim ki iddiaları doğru, o tarihden sonra Erdoğan değişti… Tarih de mi değişti? Şimdi o hendek siyaseti yürütenlerle ittifakınız niye? Ne uğruna?