AKİT MENÜ

Medya

Baldır bacak fotoğrafları ile gazetecilik yaptığını sanan Rahmi Turan yönetimindeki Sözcü’ye de bu yakışır

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlui geçmiş 6 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 6 Kasım 2013 tarihli ve "ELİN HİNTLİSİ MARS'A ÇIKIYOR, BİZİM TAYYİP UÇKURLA UĞRAŞIYOR" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Baldır bacak fotoğraflarının altına ilgisiz resimaltı yazarak, gazetecilik yaptığını sanan Rahmi Turan yönetimindeki Sözcü'ye de, işte bu başlık yakışır.. "Ne olursun.. Kaşıma, kaşındırma" diye de üst başlık atmışlar.. O günden bu yana, kaç üniversiteli kız, genç yaşta cinayete maruz kaldı. Kaç genç kızımız, çalıştıkları işyerinin yetkilileri tarafından tecavüze uğradı, sayısını verebilen var mı. Ama "Kaşıma, kaşındırma" diyenler, o cinayetlerin de faili olarak, yine Erdoğan'ı gösterdiler.. Bunlarda utanma yok ki, "karışma" dedikten sonra yaşananların sorumluluğunu da kendileri üstlensin.. Hem karışa derler, hem de sonrasında cinayetlerden, Erdoğan'ı suçlarlar..” dedi.

1

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlui geçmiş 6 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 6 Kasım 2013 tarihli ve "ELİN HİNTLİSİ MARS'A ÇIKIYOR, BİZİM TAYYİP UÇKURLA UĞRAŞIYOR" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Baldır bacak fotoğraflarının altına ilgisiz resimaltı yazarak, gazetecilik yaptığını sanan Rahmi Turan yönetimindeki Sözcü'ye de, işte bu başlık yakışır.. "Ne olursun.. Kaşıma, kaşındırma" diye de üst başlık atmışlar.. O günden bu yana, kaç üniversiteli kız, genç yaşta cinayete maruz kaldı. Kaç genç kızımız, çalıştıkları işyerinin yetkilileri tarafından tecavüze uğradı, sayısını verebilen var mı. Ama "Kaşıma, kaşındırma" diyenler, o cinayetlerin de faili olarak, yine Erdoğan'ı gösterdiler.. Bunlarda utanma yok ki, "karışma" dedikten sonra yaşananların sorumluluğunu da kendileri üstlensin.. Hem karışa derler, hem de sonrasında cinayetlerden, Erdoğan'ı suçlarlar..” dedi.

2

SÖZCÜ, 6 Kasım 2012: “VAH EĞİTİM VAH!” Kemalist Sözcü gazetesi, sanki AK Parti öncesinde çadırlı eğitim olarak gösterdiği bölgede güzel bir okul varmış, AK Parti iktidara gelince onu yıkmış, öğrencileri çadırda eğitime mahkum etmiş gibi algı oluşturuyor.. Aslında ne o köyde, ne de o çadırda eğitim yok.. Öğrenim görecek olanlar, taşımalı sistem ile, en yakın ilçedeki okula götürülüyorlar. Ama maksat kıllık olsun. Onun için de, "Vah eğitim vah!" başlığı atıyorlar. "1500 polisin koruduğu Tayyip'in burnunun dibine kadar girip silahla ateş açtı" başlığı da ayrı bir algı çalışması.. "Silahla ateş açılması" haberi veriliyor gibi gösteriliyor ama, "1500 polis" denilerek, devasa bir koruma ordusu varmış gibi gösteriliyor. imdi sorsak bunlara Tayyip Erdoğan'ı koruyan 1500 polis var ise, fotoğrafını gösterdiğiniz o karede niye sadece 11 kişi var diye, ne cevap verecekler? Hiç! Dert ne? Söyledik ya, kıllık olsun.. Bir not daha, o kuru sıkı ile ateş eden var ya. Erdoğan'ın hemşehrisi Nuri Başkapan isimli birisi. İstanbul 2019 belediye seçimlerinde Ekrem İmamoğlu'na oy verme çağrısı yapan, dürüstlük edebiyatı ile AK Parti düşmanlığı yapan, ama şimdi Ekrem'e de saldıran biri.. Ekrem'e destek verip, AK Parti'ye saldırdığında, bu Sözcü gazetesi, o adama bile sahip çıkmıştı. Bunlardaki ilkesizlik böyle zirve yapmış durumdadır, sizin anlayacağınız.

3

TARAF, 6 Kasım 2013: "BAŞBAKAN ARTIK ANAYASAL SINIRI AŞTI." Ülkeyi yönetmek üzere seçime giren ve seçide en çok oyu alarak hükümeti kuran Başbakan'a, rol biçip, "Şunu yapamazsın, bunu yapamazsın, kızlı-erkekli evlere karışamazsın" diyorlar.. Sanki evli olmayan erkek ve kızların aynı dairede oturmaları normalmiş gibi göstererek, "Evde her şey oluyor" ara başlığı atarak, FETÖ'nün çıkarttığı Taraf gazetesi, bir de dini hassasiyetlerle ahlaksızca dalga geçmeye kalkıyor.. Sonra ne oluyor? Sonrasında kadın cinayetleri artıyor.. Aynı evde kalan erkekler, kızlara cinsel tacizlerde bulunuyorlar.. İtiraz edince veya bir gün razı olup, ertesi günü 'olmaz' deyince, cinayetler işleniyor.. Onun da hesabı aynı başbakandan soruluyor. Kemalist Sözcü ile, aynı gün, FETÖ'nün Taraf gazetesinin aynı gün benzer başlıkla bunu haberleştirmesi de hayli ilginç..

4

SÖZCÜ, 6 Kasım 2013: "ELİN HİNTLİSİ MARS'A ÇIKIYOR, BİZİM TAYYİP UÇKURLA UĞRAŞIYOR." Baldır bacak fotoğraflarının altına ilgisiz resimaltı yazarak, gazetecilik yaptığını sanan Rahmi Turan yönetimindeki Sözcü'ye de, işte bu başlık yakışır.. "Ne olursun.. Kaşıma, kaşındırma" diye de üst başlık atmışlar.. O günden bu yana, kaç üniversiteli kız, genç yaşta cinayete maruz kaldı. Kaç genç kızımız, çalıştıkları işyerinin yetkilileri tarafından tecavüze öğredi, sayısını verebilen var mı. Ama "Kaşıma, kaşındırma" diyenler, o cinayetlerin de faili olarak, yine Erdoğan'ı gösterdiler.. Bunlarda utanma yok ki, "karışma" dedikten sonra yaşananların sorumluluğunu da kendileri üstlensin.. Hem karışa derler, hem de sonrasında cinayetlerden, Erdoğan'ı suçlarlar.. Karikatüre de dikkat edin.. Gençlerin ilkeli, ahlaklı yetişmesini isteyen Erdoğan'ı, "ahlak bekçisi" ilan etmişler. Siz ne istiyorsunuz peki, ahlaksız mı olsun gençler. Onu mu istiyorsunuz, güçlü olan, zavallı gençlere tecavüz etsinler, öldürsünler, sonra da "intihar etti" desinler. Bunu mu istiyorsunuz?

6

CUMHURİYET, 6 Kasım 2014: "DENİZ VE MAHİR'İ BULUŞTURAN İLK EYLEM." Bizim solcular böyle ilkesizdir.. Deniz Gezmiş üzerinden güzellemeler yaparlar. "Emek dostuyuz" derler. "Fakirlerin hakları" derler. "Emperyalizm karşıtlığı" derler. Sonra gider emperyalistlere sığınırlar.. Can Dündar'ın Alman istihbarat teşkilatına sığındığı gibi.. Cumhuriyet'in ortasına yerleştirilen domuz da ayrı bir rezalet.. İstanbul trafiğini rahatlatmak için yapılan 3. köprüyü itibarsızlaştırmak için, "Evi yıkılınca şehre geldi" diye domuz fotoğrafı koymuşlar.. İnsan hayatını rahatlatmak için geceli gündüzlü çalışanlara, "domuzluk" ancak böyle yapılır, işte!

8

SÖZCÜ, 6 Kasım 2015: "GÖZÜN AYDIN TÜRKİYE APO EVDEN ÇIKIYOR." Nasıl algı oluşturuyorlar, görüyor musunuz? Yıllardır Tayyip erdoğan'a vurmak için, "Apo çıktı, çıkıyor" diyorlar.. Bunun üzerinden milliyetçi insanları tahrik ediyorlar ki, Erdoğan'a oy vermesinler.. Kemalist Sözcü'nün dediği çıktı mı? Hayır.. Apo halen cezaevinde mi? Evet.. Bu durumda Sözcü ne olur: "Yalancı! İftiracı!" olur.. Aynı gazetede, "başkanlık için destek Yüzde 31" başlığına ne diyelim? halka gidilip soruldu. Kaç çıktı? % 51.5. Arada ne kadar fark var? Tam % 20. Bu bir hata mı, yoksa bunların yalancılıklarının tescili mi? Siz karar verin.

10

CUMHURİYET, 6 Kasım 2015: "GÖBELS REJİMİ BAŞLADI." CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanyana fotoğraf verdiği kişi kim? Can Dündar. Nerede o Can, şimdi? Alman istihbaratının koruma ve kollaması altında! Kemal bey, Can Dündar'la bu kadar yakın idiyse, şimdi açıklayabilir mi, bu hainin şimdi Almanya'da ne işi olduğunu?

11

SÖZCÜ, 6 Kasım 2016: "BASINA KELEPÇE." Kemalist Sözcü'nün manşetine taşıdığı Cumhuriyet yöneticilerinin içinde bugün hangisi, o gazetede çalışmaya devam ediyor? Cezaevine girdiler, çıktılar. Ama Cumhuriyet'in kendi vakıf yöneticileri, "Bunlar gazeteyi ele geçirmişlerdi" diyerek bu isimleri suçlamışlar, üstelik FETÖ iması bile yapmışlardı.. Sözcü buyursun açıklasın, bu kirli ilişkiyi? Cumhuriyet'in başına 2014'lerde geçirilen o ekip kimdi? Onları kim getirmişti? Aynı Sözcü'deki Yılmaz Özdil'in "Son manşeti daima özür basın atar" sözünü de not ettik. Bunların özgür basın dedikleri de, "Bodrum'da kaçak villası olan Yılmaz Özdil!" Hey gidi utanmazlık.. Hey!

13

YENİÇAĞ, 6 Kasım 2016: KAÇAK HDP'LİLER PKK MİTİNGİNDE." Zaman nasıl bir turnusol kağıdı, görüyor musunuz? 2016'da HDP'lileri böyle suçlaşan Yeniçağ gazetesi, şimdi HDP'lilerle iş kotarıyor.. Milliyetçilik de, ülkücülük de, vatanperverlik de lafta kalmış..