AKİT MENÜ

Medya

Bakmayın siz bunların böyle ‘ah Atam ah’ etmelerine

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 11 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 11 Kasım 2012 tarihli ve "AH ATAM AH!" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Bakmayın siz bunların, böyle ah vah etmelerine.. Dertleri, TSK'daki FETÖ'yü kalıcı hale getirmek.. Onun için, halkı siyasi iktidara düşmanlığa tahrik ediyorlar.. FETÖ tasfiye edildikten sonra, şimdi "Ah Atam ah!" diye, düşen helikopterler, şehid olan 10'arlı askerlerden bahsedebiliyorlar mı? Yaşanmıyor ki, bahsetsinler.. Ama ulusalcı Sözcü, dün yaptığı bu fitnecilikten bir adım geri atmadan, bugün yine Erdoğan düşmanlığına devam ediyor..” dedi.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 11 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 11 Kasım 2012 tarihli ve "AH ATAM AH!" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Bakmayın siz bunların, böyle ah vah etmelerine.. Dertleri, TSK'daki FETÖ'yü kalıcı hale getirmek.. Onun için, halkı siyasi iktidara düşmanlığa tahrik ediyorlar.. FETÖ tasfiye edildikten sonra, şimdi "Ah Atam ah!" diye, düşen helikopterler, şehid olan 10'arlı askerlerden bahsedebiliyorlar mı? Yaşanmıyor ki, bahsetsinler.. Ama ulusalcı Sözcü, dün yaptığı bu fitnecilikten bir adım geri atmadan, bugün yine Erdoğan düşmanlığına devam ediyor..” dedi.

2

Taraf, 11 Kasım 2012: “Bizim gibi münafıklar.” Onur Öymen, “Atatürk muhalif partı kurdu, kız kardeşine de o partiye üye olması için ısrar etti, diktatör olabilir mi” diyor… Bu adamların Mustafa Kemal’e verdiği zararı da kimse vermiyor işte… Şimdi biri çıksa, “Madem muhalif parti kurması bir kişinin diktatör olmadığının kanıtıdır, üç ay sonra o partiyi kapattırması durumunda o kanıt hâlâ geçerli olur mu” diye sorsa, ne cevap vereceksin? Veya, "Kurulmuş olan muhalif partiye kızkardeşi üye olunca, o parti de onun kontrolünde olmaz mı?" diye kimse sormuyor.. Selahattin Demirtaş'ın, PKK'lılar lehine açlık grevi muhabbeti de FETÖ'cü Taraf'ta manşete taşınmış. "Ölümler sizi bekler mi" diye, Erdoğan'a soruyorlar. Nato kafa, nato mermer diye buna denir işte.. Açlık grevi yapma, ölüm de seni beklemesin.. Hem kendi istekleri ile açlık grevi yapıyorlar, hem de "Ölmeyelim" diyorlar. Amaç ne? Eli kanlı PKK'lıları serbest bıraktırmak.. Ne güzel bir iş bu.. Bütün mahkumlar, açlık grevine yatıp, serbest kalsın o zaman.. Nerde bu yoğurtun bolluğu?

3

SÖZCÜ, 11 Kasım 2012: "AH ATAM AH!" Bakmayın siz bunların, böyle ah vah etmelerine.. Dertleri, TSK'daki FETÖ'yü kalıcı hale getirmek.. Onun için, halkı siyasi iktidara düşmanlığa tahrik ediyorlar.. FETÖ tasfiye edildikten sonra, şimdi "Ah Atam ah!" diye, düşen helikopterler, şehid olan 10'arlı askerlerden bahsedebiliyorlar mı? Yaşanmıyor ki, bahsetsinler.. Ama ulusalcı Sözcü, dün yaptığı bu fitnecilikten bir adım geri atmadan, bugün yine Erdoğan düşmanlığına devam ediyor..

4

CUMHURİYET, 11 Kasım 2013: "İLKOKULA FUHUŞ MİSYONU." Kemalist Cumhuriyet, bir yandan başörtü yasağının sürmesini isterken, bir yandan da sözümona özgürlükte zirve yaparak, "İsteyen, istediği gibi, Kızlı-erkekli evlerde kalsınlar" propagandası yapıyor.. Aynı günlerde devlet, ilkokullarda bile, fuhuşa karşı çocukları bilgilendirme çalışması ile, sorunun ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.. Sandıklar açıldığında, binde bir oy bile alamadığı görünen ÖDP'liler ise, "Sana ne Tayyip" diyerek, her iki seçmenden birisinin oyunu alan Tayyip Erdoğan'a saygısızca hitaplarla, Türkiye'deki demokrasi tiyatrosunu gözümüzün içine sokuyorlar..

5

ZAMAN, 11 Kasım 2014: “YENİ TÜRKİYE'DE FİŞLEME AİLE BOYU." 17-25 Aralık öncesinde, başbakanı, bakanları dinleyen illegal örgüt şimdi çıkmış "Yeni Türkiye'de fişleme aile boyu" manşeti atıyor.. Adamlar holdingleri fişlemişler, siyasetçileri fişlemişler, sivil toplum örgütlerini fişlemişler, bir de bu bilgileri CIA ile ortaklaşa kullanmışlar.. Utanmadan, bu başlığı atıyorlar.. Söyledikleri de bir şey olsa.. Devlete polis alınacak, güvenlik soruşturması yapılıyor, detaylı inceleme yapılıyor… Bu FETÖ'cüler de kuduruyor. O inceleme hakkıyla yapılmasa, 17-25 Aralık'tan sonra bile askeriyeye sızdığı gibi emniyete de sızmaya devam edecekti.. Darbeyi engelleyecek bir tek halk kalacaktı… İşte o “Fişleme” dedikleri güvenlik soruşturmaları sayesinde, bugün FETÖ belasını defettik…

6

TARAF, 11 Kasım 2014: “VALİDEBAĞ'DA ÖNCE GAZ, SONRA BETON." FETÖ'cü Taraf, diğer derin devletin yayın organları gibi, Polisin gaz sıkması edebiyatı ile her gün yayın yapıyorlardı.. Validebağ camii yapılmasını engellemeye çalışıyorlar. İstiyorlar ki, devlet kuzu kuzu, bunları dinlesin.. Dinlemeyince "Validebağ'da önce gaz, sonra beton" diye başlık atıyorlar.. Bugün polis kimseye gaz sıkıyor mu? Sıkmıyor. Demek ki, sorun poliste değil, göstericilerde imiş..

7

CUMHURİYET 11 Kasım 2014: "ERDOĞAN'A PROTESTO." Utanmazları görüyor musunuz? Anıtkabir'de, bu ülkenin cumhurbaşkanı protesto edilmiş. "Böyle rezillik olur mu, o kişi, halkın seçtiği cumhurbaşkanı" diyeceklerine, ballandıra ballandıra, "Ankara'da onbinlerce yurttaş Anıtkabir'e koştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anıtkabir'de protesto edildi" diye yazıyorlar.. Ve bunların kemalistliğinin de dandik olduğunun delili anlamında, bir başka haberin başlığı da şöyle: "AKP'de Öz için ince plan". Bunda ne deniliyor? FETÖ savcısı Zekeriya Öz'ün yararlanamaması için, AK Parti iktidarı, hakim-savcı için çıkardığı afın tarihini özel olarak düzenlemiş. Kemalist Cumhuriyet, Zekeriya Öz adına üzülmüş olmalı ki, "İnce plan" diyerek, ağlaşıyor. Tanıyın bu ilkesizleri. Tanıyın bu "FETÖ'ye karşıyız" diyenleri..

8

BUGÜN, 11 Kasım 2014: “TESADÜF MÜ?” Hakkari’de, kendisi dahil 5 tane FETÖ’cü müdür olduğunu itiraf ediyor, Taner Aydın… İsimleri bugün araştırmaya koyuluyoruz.. İlk isimde bile öyle işler çıkıyor ki, burada yazı dizisi olur… Şimdi biz soralım, bir terör örgütünün üyelerinin emniyette müdürlük yaptığı ülkede, başka bir terör örgütünün yıllarca bitirilememesi tesadüf mü? Onlar, kendilerini çok iyi kamufle ederek, "5 müdür birden suç işlemiş olamaz" algısı ile manşet atıyorlar, "Tesadüf mü?" diyorlar aslında "Haksızlık yapılıyor" izlenimi vermek istiyorlar ama.. Biz bugün, darbeyi yaşadıktan sonra rahatlıkla sorabiliyoruz, "TSK'da iki generalden birisinin FETÖ'cü olması tesadüf mü." Ve Bugün gazetesindeki o başörtülü bacılarımıza soralım, "Bugün hangi ABD eyaletindesiniz? Hz. Peygamber'e hakaret eden hangi ülkenin kanatları altında, Türkiye düşmanlığı yapıyorsunuz? Söyleyin, bilelim."

9

TARAF, 11 Kasım 2015: “TÜRKİYE'NİN ÜYELİK DEFTERİ KAPANDI.” Çok bilmiş “AB uzmanı” Cengiz Aktar, acaba gidip “Ermeni Soykırımı Anıtı” önünde diz çökerek poz vermekten vakit bulur da, Türkiye’nin AB’ye üyelik defterinin açılır gibi olduğu herhangi bir zamanı bize hatırlatabilir mi? Her gün bir başka bahane uydurdular. Son bahaneleri de, FETÖ'cü medya organlarına el konulması imiş. Az bile yaptık.. İyi ki yaptık.. İyi ki, bu hainlere fırsat vermedik.. Bu yolda, AB'ı da gözümüz görmez, ABD'yi de gözümüz görmez.

10

SÖZCÜ, 11 Kasım 2015: “İÇERİDE YASAKÇI DIŞARIDA DEMOKRAT.” Küçücük bir soru, iki yıl sonra G-20 zirvesi Almanya’da yapıldı, sadece Türkiye’den en az dört, toplamda 30 küsur gazeteciye akreditasyon verilmedi… Hadi ona da laf et de görelim yiğitliğini, Sözcü.. "Almanya için de aynı başlığı at da görelim, kime dost, kime düşman olduğunuzu..

11

SÖZCÜ, 11 Kasım 2016: “ÖĞRETMENDEN T.C. DERSİ.” Koskoca “Türkiye Cumhuriyeti”nin kısaltmasını, sosyal medya etiketine çevirdiler… “Kocaeli Valiliği” ibaresinin önüne onu koymayınca anlayamıyorlar sanki, “Kimin valiliği bu” diye… Şaka bir yana, “Kamplaşma, ötekileştirme var” diye ağlayıp duranlar, öyle kamplaştılar, öyle ötekiler ürettiler ki, herhangi bir yere “Türkiye Cumhuriyeti” yazsan, onu silip yerine yine “T.C.” yazacak zihniyete geldiler…