AKİT MENÜ

Gündem

Bizden söylemesi gerisi savcılara kalmış! Sözcü'den Paris'teki saldırı sonrası dört dörtlük hainlik

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 15 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 15 Kasım 2015'teki 'Paris'i kana bulayan İŞİD'in 3 teröristi Türkiye'ye sızmış' başlıklı manşetini değerlendiren Karahasanoğlu, çarpıcı ifadeler kullandı.

2

Cumhuriyet, 15 Kasım 2012: “Ve faili meçhul kaldı” Sen kaçakçılık yaparken, teröristin güzergahından gizlice sınırı geçmeye kalkarsan, kazara vuran da olabilir, başka amaçlarla kasten de vuran olabilir.. Bu Erdoğan karşıtı kemalist tayfanın derdi ise birilerinin hayatını kaybetmesi falan değil, ortalığın karışması… Türkiye’de “sınır güvenliği” diye bir şey olmasın diye nasıl da çırpındılar… Hatta, “Sınıra baraj yapacaklar, teröristler geçemeyecek” diye açlık grevine vardırdılar işi… Ama hiçbiri çıkıp da, “Şu sınırı kimsenin geçemeyeceği bir hale getirelim de böyle işler yaşanmasın” demedi… Neyse ki, bu işlerin amamı, FETÖ'cülerin TSK'dan tasfiyesi ile birlikte, sıfırlandı diyemeyiz belki ama.. Artık asgarinin asgarisine indi..

3

Taraf, 15 Kasım 2012: “Söylemimiz farklı, bakış açım geniş” 2007'de tüm muhalefet ayağa kalktığı dönemde, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığını altın tepsi içinde kendisine sunduğu Abdullah Gül'ün bakış açısına maşallah… "Söylemimiz farklı, bakış açım geniş" diyor.. Hemen FETÖ'cü Taraf'a manşet oluyor.. Erdoğan'a rakip aday olabilir altyapısı keşfediliyor.. Ve kullanılmaya başlanıyor.. Gül'ün bakışı açısı o kadar geniş ki, hükümeti devirmeye çalışanları bile hoş karşılayabiliyor… O kadar geniş ki, kendisine edilmedik hakaret bırakmayanlarla, eşini sırf başörtülü olduğu için aşağılayanlarla bugün ortaklık hayalleri kuruyor… Bu kadar geniş bir bakış açısına Türk dilinde de, kültüründe de başka isimler verilir ya, beyefendinin yüzü yine batıya dönük, “Bakış açım geniş” deyip sıyrılıyor…

4

Sözcü, 15 Kasım 2012: “Polisten paket servis!” Fotoğrafına konuşma balonu açıp “Ne olur yapmayın!..” dedirttikleri kız, sanırsınız ki hiçbir şey yapmadan dururken, yere yatırılıp dövülmek isteniyor.. Yalanın bini bir para.. O kız, o sırada bir yandan slogan atıyor, sloganların arasında da kendisini susturmaya çalışan polise küfrediyordu… Girin arayın internette, videoları hâlâ duruyor… “Neden bu kadar yalan söylemek zorunda kalıyoruz” diye bir düşünseler, Türkiye’deki problemlerin çoğu çözülüyor…

5

Zaman, 15 Kasım 2013: “Böyle bir yasa darbe döneminde bile uygulanmadı” Çünkü “Darbeciler isterse okulların anahtarını veririz” diyen terör elebaşısı Fetullah Gülen, bu millet daha fazla sömürülmesin diye “Dershaneleri okula çevirin” dedi diye, Erdoğan’ı devirmeye kalktı… Bugün dershaneler kapalı, ne oldu? İddia ettiğiniz gibi dağa mı çıktı insanlar, yoksa haketmeyenler üniversiteye mi alınıyor? Tek zararı Pensilvanyacılara oldu, eh, onlar da fazlasıyla haketti…

6

Cumhuriyet, 15 Kasım 2014: “Fransa gaz bombasını kısıtlıyor” Yanlış olmasın, kısıtlanan bizdeki “biber gazı” değil… Bayağı sersemletici bir bomba… Bizim biber gazımızdan bile endişeli olduğu söylenen Fransa, sokak gösterilerinde çok daha şiddetlisini kullanıyormuş, demek ki.. Ne diyelim, gözünüz medeniyet, hoşgörü görsün

9

SÖZCÜ, 15 Kasım 2015: "PARİS'İ KANA BULAYAN IŞİD'İN 3 TERÖRİSTİ TÜRKİYE'YE SIZMIŞ!" Kemalist Sözcü, allem ediyor, kallem ediyor, dünyanın neresinde bir terörist eylem varsa, onunla Türkiye arasında bir ilgi kuruyor ki, Erdoğan iktidarı zarar görsün. Hainlik bu boyuta taşınmış durumda.. Paris'teki saldırıdan sonra da Sözcü hemen bu hainliğini devreye sokmuş.. Eğer "Gazetecilik refleksi ile bu haberleri yapıyoruz" diyorlarsa.. PKK'lıların kullandıkları silahlar için de, her gün manşet atmaları gerekirdi, "Rusya'dan verilmiş, Fransa'dan yollanmış, ABD'den satılmış" diye.. Gördük mü böyle bir tane haber? Görmedik.. O halde.. Dört dörtlük, hainliktir, Paris'teki terörist saldırı için, Türkiye bağlantısı iftirasını manşete atmak.. Bizden söylemesi, Bizden not edilmesi.. Gerisi devlete kalmış, savcılara kalmış..

10

Cumhuriyet, 15 Kasım 2015: “Fransa çocuklarına ağlıyor” “Bunlar Türk gazetesi değil” deyince kızıyorsunuz, buyrun belgesi siz…Fransa’daki katliamda bu başlıkla çıkan Cumhuriyet, ceset fotoğraflarını da sansürlemişti… Ama Türkiye’de mesela Ankara gar saldırısı olduğunda ya da Sultanahmet’teki terör eylemi için “Katliam ülkesi” diye manşet atıp, bir de cenazelerin sansürsüz parçalanmış insan cesedi fotoğraflarını yayınlamıştı… Şimdi siz söyleyin, Cumhuriyet yerine gerçekten bir Fransız gazetesi sözkonusu olsa, o bile, böyle bir ikiyüzlülükten utanmaz mı?

11

Sözcü, 15 Kasım 2016: “Yüksek yargıcın itirafları” Kemalist ve CHP aşığı Sözcü gazetesi, yüksek yargıcın şu davadan şu kadar milyon dolar, bu davadan bu kadar milyon lira rüşvet aldığını yazamıyor.. Şu kadınla şu otelde basıldığını yazamıyor. Şu siyasi partinin adayını engellemek için, ona kasten ceza verdiğini yazamıyor. Ki bunların hepsi, başka yüksek yargıçların yaptıkları, hatta bu sebeble ceza aldıkları olaylardı.. Ya ne diye, bu hakime saldırıyorlar? Erbakan Hoca'yı sevdiği, Erdoğan'a saygı duyduğu için. Şimdi eğer Erbakan Hoca’yı veya Tayyip Erdoğan’a sevmek, AK Parti seçim kazandı diye sevinmek suçsa, bunlar bir hukukçuya yasaksa, emekli olunca kapağı CHP’ye atan yüksek yargı üyelerini ne yapacaksınız? Senin partinde yani CHP'de siyaset yapacak kadar militan olmasında sorun yok ama başka partiye seçmen olması bile suç, öyle mi?

12

Cumhuriyet, 15 Kasım 2016: “ByLock kalkanı” Kemalist Cumhuriyet'te, kemalist Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Bylock kalkanı" sözü manşete taşınmış. "FETÖ ile ilişkili siyasiler korunuyor" diye de devam etmiş. Yani demek istiyor ki, Bylock olan siyasiler var ve onlar gizleniyor.. İnsanda azıcık utanma olsa, “İşte isimler bunlar” deyip açıklardı… Ama yok, “Ben yuvarlayayım bir yalan, bir kişi bile inansa kârdır” diyor Kemal Bey… Kaç yılda kaç yüz iddia attı ortaya, altını doldurduğu bir tane iddia var mı?