AKİT MENÜ

Gündem

Erdoğan elini kurtarıp tepelerine bindi ama sizin kol gitti gidiyor

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 17 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 17 KASIM 2013 tarihli ve “BUGÜN ELİNİ VEREN YARIN KOLUNU KAPTIRIR” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Daha iki gün önce, Osman Baydemir, "HDP, AK Parti'ye 2015 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon teklifi götürdü" diyerek, İyi Parti'nin HDP ile anayasa çalışması yapmasının üzerini örtmeye çalıştı.. Oysa şu fotoğrafı gösterseydi, daha anlamlı olurdu. Tayyip Erdoğan'a, eğilerek elini uzatan Osman Baydemir fotoğrafı.. Erdoğan'ın asker ve polis kanı akmasın diye uzattığı eli, Baydemir o tarihte eğilerek tutmuş. Ama sonra hainlik ettiler.. PKK silah bırakma sözü verdiği halde, yapmadı.. Ondan sonra da devlet PKK'nın tepesine indi.. Bu gerçeklere rağmen, şimdi o HDP'lilere sanki daha önce hiç el uzatılmamış gibi, İyi Partililer sahneye çıkarıldı.. Oyun şu: "Erdoğan'ı başka türlü devirmeye gücümüz yetmiyor. Devirelim, sonra HDP'nin hakkından geliriz.." Başlığa da bir cevap verelim.. O başlığı, 2015 seçimlerinde HDP'ye oy verilmesi çağrısı yapan Sözcü yöneticilerine, yazarlarına hatırlatmak daha iyi olur.. Elinizi veriyorsunuz ama, belki de kolunuzu da kaptırırsınız. Herkes Erdoğan değil ki, elini kurtardığı gibi, onların tepesine de binmesini bilsin..” dedi.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 17 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 17 KASIM 2013 tarihli ve “BUGÜN ELİNİ VEREN YARIN KOLUNU KAPTIRIR” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Daha iki gün önce, Osman Baydemir, "HDP, AK Parti'ye 2015 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon teklifi götürdü" diyerek, İyi Parti'nin HDP ile anayasa çalışması yapmasının üzerini örtmeye çalıştı.. Oysa şu fotoğrafı gösterseydi, daha anlamlı olurdu. Tayyip Erdoğan'a, eğilerek elini uzatan Osman Baydemir fotoğrafı.. Erdoğan'ın asker ve polis kanı akmasın diye uzattığı eli, Baydemir o tarihte eğilerek tutmuş. Ama sonra hainlik ettiler.. PKK silah bırakma sözü verdiği halde, yapmadı.. Ondan sonra da devlet PKK'nın tepesine indi.. Bu gerçeklere rağmen, şimdi o HDP'lilere sanki daha önce hiç el uzatılmamış gibi, İyi Partililer sahneye çıkarıldı.. Oyun şu: "Erdoğan'ı başka türlü devirmeye gücümüz yetmiyor. Devirelim, sonra HDP'nin hakkından geliriz.." Başlığa da bir cevap verelim.. O başlığı, 2015 seçimlerinde HDP'ye oy verilmesi çağrısı yapan Sözcü yöneticilerine, yazarlarına hatırlatmak daha iyi olur.. Elinizi veriyorsunuz ama, belki de kolunuzu da kaptırırsınız. Herkes Erdoğan değil ki, elini kurtardığı gibi, onların tepesine de binmesini bilsin..” dedi.

2

TARAF, 17 Kasım 2012: “İLİŞKİLERİ AB DEĞİL TÜRKİYE DONDURDU” Kadının ne söylediği haber değeri taşımıyor da, CIA işbirliği ile çıkan Taraf’ın buna inanması, okurlarını da inandıracağını zannetmesi bayağı bir haber… Bu haber yayınlandığında, Türkiye’nin AB’ye üyelik başvurusunun üzerinden 53 yıl geçmişti… Sahi, bu tiyatroya ne zaman bir son vereceğiz de, tam da bu kadının dediği gibi gerçekten “Girmiyoruz” diyeceğiz?.. Aynı gazetenin manşeti "Bırakın ölsünler diyemeyiz" şeklinde.. PKK'lılar açlık grevine yatıyorlar.. O grev üzerinden, devletten taviz koparmaya çalışılıyor. Böyle ahlaksız bir talebe, medya da alet ediliyor.. Düşünün, yarın tecavüzcüler açlık grevine başlasa, medya organları da böyle destek verseler, ahlaki olur mu?

3

CUMHURİYET, 17 Kasım 2012: “YEŞİL, MUMCU'NUN EVİNDE” Bombalı saldırı ile öldürülen Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu anlatıyor: "Mayız 1996'da bir adam bizim eve geldi.. Biraz aksanlı.." diye başlıyor ve gelenin anlattıklarını aktarıyor. Anı defterine yazdıklarını aktarıyor ve o anı defterinin bir gün içinde yok edildiğini, gelenin isminin o yıllarda çok bilinmeyen faili meçhullerden sorumlu Mahmut Yıldırım olduğunu hatırlatıyor.. Ses ver CHP.. Kendi iktidarınızda işlenen Mumcu cinayetini niçin örtbas ettiniz.. Maktülün ailesi ile alay edercesine gerçekleştirilen bu muhabbetlerin üstünü niye örttünüz?

4

BUGÜN, 17 Kasım 2013: "YASAKÇI ANLAYIŞLA DERSHANELER KAPATILAMAZ" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün dershanelerinin önüne yatarak, nasıl kapatılmasına engel olmaya çalışmış, görün.. Bir de bugün, "FETÖ'nün siyasi ayağı araştırılmadı" diyor. Senden daha yakın siyasi ayak mı olur, Kemal bey.. Siyasi iktidar kapatmaya çalışıyor.. FETÖ karşıtı olsan, hemen sen de destek verirdin.. Karşı çıktığına göre, FETÖ'nün siyasi ayağı da sensin demektir. Aynı gazetede, “İşte dershane gerçeği" diye bir haber daha var.. “Neden bu ülkede velilerin yüzde 61’i okuldan başka bir yere para ödemek zorunda kalıyor” diye düşünülmüyor da… 12. sınıf öğrencilerinin dershaneye gitmesi üzerinden, "Serbest olmalı" algısı oluşturuluyor.. Böylece, devlet eğitiminin zaten parasız olduğu Türkiye’de, sol örgütlere adam toplamak için üniversitelerde “parasız eğitim” diye kuduranlara destek olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, bir yandan parasız eğitim derken, bir yandan "dershaneler devam etsin" söylemindeki çelişkiyi de görmüş oluyoruz.…

5

CUMHURİYET, 17 KASIM 2013: “TÜRKİYE’YE ÖFKE” Adam Suriyeli.. Ordaki gazeteye konuşuyor. Türk gazetesi olmadığı için rahat rahat atıyorlar "Türkiye'ye öfke" başlığını.. Hiç PYD’yi destekleyen "ABD’ye, Fransa’ya öfke” diye başlık attıklarını gördünüz mü? Ama varlığının bile gerçek olup olmadığı belli olmayan bir Suriyeli muhalifin iddialarıyla kemalist Cumhuriyet, "Türkiye'ye öfke" başlığını atıyor işte… Gazetenin "Cezaevleri boşalacak" başlığı da ilginç. PKK'ya af geliyormuş gibi algı oluşturuyorlar. Oldu mu o başlıkta söylenilen? Olmadı. Cumhuriyet özür diledi mi? Dilemedi.

6

SÖZCÜ, 17 KASIM 2013: “BUGÜN ELİNİ VEREN YARIN KOLUNU KAPTIRIR” Daha iki gün önce, Osman Baydemir, "HDP, AK Parti'ye 2015 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon teklifi götürdü" diyerek, İyi Parti'nin HDP iele anayasa çalışması yapmasının üzerini örtmeye çalıştı.. Oysa şu fotoğrafı gösterseydi, daha anlamlı olurdu. Tayyip Erdoğan'a, eğilerek elini uzatan Osman Baydemir fotoğrafı.. Erdoğan'ın asker ve polis kanı akmasın diye uzattığı eli, Baydemir o tarihde eğilerek tutmuş. Ama sonra hainlik ettiler.. PKK silah bırakma sözü verdiği halde, yapmadı.. Ondan sonra da devlet PKK'nın tepesine indi.. Bu gerçeklere rağmen, şimdi o HDP'lilere sanki daha önce hiç el uzatılmamış gibi, İyi Partililer sahneye çıkarıldı.. Oyun şu: "Erdoğan'ı aşka türlü devirmeye gücümüz yetmiyor. Devirelim, sonra HDP'nin hakkından geliriz.." Başlığa da bir cevap verelim.. O başlığı, 2015 seçimlerinde HDP'ye oy verilmesi çağrısı yapan Sözcü yöneticilerine, yazarlarına hatırlatmak daha iyi olur.. Elinizi veriyorsunuz ama, belki de kolunuzu da kaptırırsınız. Herkes Erdoğan değil ki, elini kurtardığı gibi, onların tepesine de binmesini bilsin..

7

ZAMAN, 17 Kasım 2014: “ÖRGÜT HA!” Zaman'ın başındaki Ekrem Dumanlı yazıyor. Bugün ABD'ye kaçan, sözde gazeteci. Emniyetteki, askeriyedeki adamları deşifre olmadığı dönemde, onlara güvenerek, "Biz burdan hiçbir yere gitmeyiz" deyip, deliler ortaya çıkınca, emniyetteki adamları da tasfiyeye başlanılınca, toz olan Ekrem Dumanlı.. Yazısının başlığı, "Örgüt ha!" Kandırdığınız iki üç tane samimi Müslümanı öne sürüp de, “Bakın biz örgüt değiliz” numaralarına yatıp adam kandıracağınızı zannedecek kadar ileri gitti kibiriniz, onun için bu haldesiniz Dumanlı… Hainlik ettiniz.. Kaçtınız.. Şimdi "Örgüt ha!" başlıklı yazılar kaleme alamıyorsunuz.. "Ne örgütü, bunlar haşhaşi demek bile lütuf olur" sözlerine muhatap oluyorsunuz..

8

CUMHURİYET, 17 Kasım 2015: “ÇÖZÜMÜ CANLANDIRIN” Kemalist geçinen Cumhuriyet'in manşeti, "Buzdolabındaki süreç de gündeme geldi: Çözümü canlandırın" şeklinde. Çözüm varken PKK’ya “Niye silah bırakıyorsunuz ki?” diyen bu adamlar, PKK'nın silaha başvurmasa ile çözümden vazgeçildikten sonra “Çözüm de çözüm” diye tutturuyor…

9

SÖZCÜ, 17 KASIM 2016: “BÖYLE AKP’Lİ OLUR MU?” AK Parti'ye sızan adamı, Genel Merkez iki hafta önce görevden almış. Ama bunun üzerinden Sözcü kavga çıkartıyor.. "74 kişiyle istifa etti" haberi üretiyor.… İyi de, başkalarına bu sözde uyarıları yapan Sözcü, niye hiç kendisine bakmıyor? “Şimdi Cemaati savunma zamanı” diye yazı yazan Emin Çölaşan, başka gazetede mi yazıyor hâlâ? Bugün PKK ile kolkola olan HDP'liler, CHP-İP ittifakı içinde güzellemelere muhatap olmuyor mu? İstanbul'u kazanmak için, HDP ile işbirliği yapmadı mı, CHP.. O CHP'yi ölümüne savunmuyor mu, Sözcü? cevap bekleyeceğim ama, geleceğini sanmam..