AKİT MENÜ

Medya

'Kırmızı halı seriliyor' algısından 'Yeni Anayasa' taslaklarına

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 18 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 18 Kasım 2013 tarihli ve "PAŞA AYAĞINA ÇAĞIRMIŞTI!- TAYYİP KIRMIZI HALI SERDİ!" başlıklı haberi yorumlayan Karahasanoğlu, “1992'de Eşref Bitlis, 2013'deki çözüm sürecinin bir benzeri için, bölgedeki bilinen isimlerle fotoğraf veriyor.. O tarihteki derin yapı, bu fotoğrafın üzerinden 3 ay geçmeden, şaibeli bir uçak kazası ile, Eşref Bitlis'i şehid ediyor.. Kemalist Sözcü, o olayı hiç hatırlatmadan, 2013'e geliyor.. Yeni bir çözüm süreci için, daha doğrusu, asker ve polislerimiz şehid olmasın diye.. Geçmişteki Eşref Bitlis'in, Turgut Özal'ın şehadet haberleri önümüzde durur iken.. Tayyip Erdoğan, canını da riske atarak, o süreci başlatmaya çalışıyor. Sözcü "kırmızı halı serdi" diye başlık atıyor. Sanki Erdoğan, canını riske atmamış, sanki Barzani'den şahsi bir menfaati varmış gibi algı yapmaya çalışıyor. Bugün PKK'nın başına en sert balyoz iniyorsa, o çözüm sürecindeki yumuşak tavırı bile, o hainlerin istismar etmesinin verdiği cesarettendir.. Bugün açık yüreklilikle, "PKK, bu eli bile tersledi, şimdi biz de onun tepesine biniyoruz" diyoruz.. Peki, bu Sözcü ve desteklediği CHP ne yapıyor? O hainliği yapan PKK'lılara, HDP'lilere kırmızı halılar sermiyor mu? Onlarla anayasa taslakları hazırlamıyor mu? Söyle Sözcü.. Söyle..” dedi.

1

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 18 Kasımlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 18 Kasım 2013 tarihli ve "PAŞA AYAĞINA ÇAĞIRMIŞTI!- TAYYİP KIRMIZI HALI SERDİ!" başlıklı haberi yorumlayan Karahasanoğlu, “1992'de Eşref Bitlis, 2013'deki çözüm sürecinin bir benzeri için, bölgedeki bilinen isimlerle fotoğraf veriyor.. O tarihteki derin yapı, bu fotoğrafın üzerinden 3 ay geçmeden, şaibeli bir uçak kazası ile, Eşref Bitlis'i şehid ediyor.. Kemalist Sözcü, o olayı hiç hatırlatmadan, 2013'e geliyor.. Yeni bir çözüm süreci için, daha doğrusu, asker ve polislerimiz şehid olmasın diye.. Geçmişteki Eşref Bitlis'in, Turgut Özal'ın şehadet haberleri önümüzde durur iken.. Tayyip Erdoğan, canını da riske atarak, o süreci başlatmaya çalışıyor. Sözcü "kırmızı halı serdi" diye başlık atıyor. Sanki Erdoğan, canını riske atmamış, sanki Barzani'den şahsi bir menfaati varmış gibi algı yapmaya çalışıyor. Bugün PKK'nın başına en sert balyoz iniyorsa, o çözüm sürecindeki yumuşak tavırı bile, o hainlerin istismar etmesinin verdiği cesarettendir.. Bugün açık yüreklilikle, "PKK, bu eli bile tersledi, şimdi biz de onun tepesine biniyoruz" diyoruz.. Peki, bu Sözcü ve desteklediği CHP ne yapıyor? O hainliği yapan PKK'lılara, HDP'lilere kırmızı halılar sermiyor mu? Onlarla anayasa taslakları hazırlamıyor mu? Söyle Sözcü.. Söyle..” dedi.

2

CUMHURİYET, 18 Kasım 2012: "SINIRI KÜRTLERE BIRAKTIK" Arşiv, bir manşetle, gerçekleri yüzümüze böyle haykırır işte.. CHP'li vekiller, taaa 2012'de, diktatör Esad'ın ayağına gidiyor.. Kendi ülkesinin cumhurbaşkanının ayağına gitmeyenler, yıllarca PKK'ya kol kanat geren bir yönetimin başındaki diktatörün ayağına gidiyorlar ve şu cevabı alıyorlar: "Sınırı Kürtlere bıraktık". Kürtlere nufus kağıdı bile vermeyen diktatör, aslında ne demek istiyor: "Köşeye sıkıştım. Türkiye'yi sıkıştırmak için, PKK'yı tekrar piyasaya süreceğim.. Siz de bana hoparlör görevi görün.." Gerçekten de, sonrasında PYD, o bölgede nerede ise devlet kurmaya kalktı.. Bu gelişmelerde CHP milletvekillerinin katkısını ispat açısından, bu manşeti değerlendirmek ve saklamak gerek.

3

TARAF, 18 Kasım 2012: "İSRAİL'DEN BUNUN HESABI SORULACAK" yakın tarihimizde neler yaşamış ve unutmuşuz. Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı, Mısır Cumhurbaşkanı Mursi ile görüşme yapıyor ve "İsrail'den bunun hesabı sorulacak" diyor.. Tabii ki bu sözü söyleyenden bu İsrail intikam alacaktır. Almaya çalıştı da.. Hem Mısır'da, hem Türkiye'de, aynı tarihlerde, 2013'ün Mayıs ayındaki gezi ve Tahrir gösterileri eşzamanlı başlatıldı.. İsrail, Mısır'da başarılı oldu, Mursi'yi devirdiler. Sonrasında da şehid ettiler.. Türkiye'de başaramadılar. Ama hala Türkiye'deki üç tane aklı kıt adam, gezi isyanını, "yeşil duyarlılığı" diye izah etmeye kalkıyor..

4

BUGÜN, 18 Kasım 2013: "MIZRAKLARA KARŞI, İĞNE BİLE KULLANMA" 1999'da, kalp kontrolü için ABD'ye giden ve o tarihden sonra ne annesi, ne kardeşinin cenazesine bile gelmeyen Fetullah Gülen, riyakarlığın zirvesinde bir açıklama ile, diyor ki: "Mızraklara karşı, iğne bile kullanma". Gördük bombaları insanların tepesine nasıl indirdiğini. Gördük, tankların altında insanları nasıl parçalattırdığını.. Çıkıp da, bir açıklama yapabildi mi: "Ben bunların hepsinden uzağım" diye.. Adil Öksüz'ünden, Kemal Batmaz'ına kadar hepsi bu adamın tezgahından geçmiş. Adam hala "Darbe tiyatrodur" diyor.. Tiyatronun kendisi sizsiniz.. "Mızraklara karşı iğne bile kullanma" derken bile, tiyatro oynuyorsunuz..

5

SÖZCÜ, 18 Kasım 2013: "PAŞA AYAĞINA ÇAĞIRMIŞTI!- TAYYİP KIRMIZI HALI SERDİ!" 1992'de Eşref Bitlis, 2003'deki çözüm sürecinin bir benzeri için, bölgedeki bilinen isimlerle fotoğraf veriyor.. O tarihdeki derin yapı, bu fotoğrafın üzerinden 3 ay geçmeden, şaibeli bir uçak kazası ile, Eşref Bitlis'i şehid ediyor.. Kemalist Sözcü, o olayı hiç hatırlatmadan, 2013'e geliyor.. Yeni bir çözüm süreci için, daha doğrusu, asker ve polislerimiz şehid olmasın diye.. Geçmişteki Eşref Bitlis'in, Turgut Özal'ın şehadet haberleri önümüzde durur iken.. Tayyip Erdoğan, canını da riske atarak, o süreci başlatmaya çalışıyor. Sözcü "kırmızı halı serdi" diye başlık atıyor. Sanki Erdoğan, canını riske atmamış, sanki Barzani'den şahsi bir menfaati varmış gibi algı yapmaya çalışıyor. Bugün PKK'nın başına en sert balyoz iniyorsa, o çözüm sürecindeki yumuşak tavırı bile, o hainlerin istismar etmesinin verdiği cesarettendir.. Bugün açık yüreklilikle, "PKK, bu eli bile tersledi, şimdi biz de onun tepesine biniyoruz" diyoruz.. Peki, bu Sözcü ve desteklediği CHP ne yapıyor? O hainliği yapan PKK'lılara, HDP'lilere kırmızı halılar sermiyor mu? Onlarla anayasa taslakları hazırlamıyor mu? Söyle Sözcü.. Söyle..

7

ZAMAN, 18 Kasım 2014: "YOLSUZLUKLA MÜCADELE ETMEYEN ÜLKE AB'YE GİREMEZ" Uyanıkları görüyor musunuz? Çarpıtılmış bilgilerle, emniyetteki, yargıdaki adamları vasıtası ile, yolsuzluk var izlenimi oluşturdular. AB'dan bile destek alıp, "Yolsuzlukla mücadele etmeyen, AB'ye giremez" manşetleri attılar. Sonra, emniyete, yargıya nasıl sızdıkları ortaya çıkıp, zekatlarla kurdukları okullara, şirketle el konulunca, yani gerçek yolsuzlukla gerçek mücadele başlatılınca, yine AB'dakileri konuşturup, "Ticaret özgürlüğüne müdahale eden ülkeler AB'a giremez" dedirttiler. İlkesizliği, riyakarlığı görün ve tükürün bunların yüzüne.

8

SÖZCÜ, 18 Kasım 2014: "İŞTE DİN SÖMÜRÜSÜ" İlçedeki kadınlar, Muharrem ayı vesilesi ile, aşure dağıtılması ve dini bilgiler verilmesi için camide toplanmışlar.. Bir otel salonu tutulsa, gereksiz harcama yapılacak.. Toplantı camide yapılmış. Resmi görevliler var. Siyasetin uzağından yakınından hiçbir iddia bile yok.. Ama Sözcü, "Din sömürüsü" diyor.. Ekrem İmamoğlu, Eyüp Sultan'da Yasin okuduğunda ise, "Ne de güzel okuyor" diyordu bu likesizler..

9

ZAMAN, 18 Kasım 2015: "BİR DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMENİNİN FERYADI" Henüz 15 Temmuz darbe girişimi yaşanmadan önce, FETÖ'cüler böyle masuma yatıyorlardı.. Darbe sırasında halkın üzerine bomba yağdıran pilot, daha önce gözaltına alınsaydı, o da muhtemelen, "PKK ile mücadeleden başka hiçbir suçum yok" diyecekti.. Ama 15 Temmuz'da, bunların ne kadar hain olduklarını gördük. Onun için, bu Din Kültürü öğretmeninin, "Hırsızlık yapmadım, rüşvet yemedi" ifadesi ibel, aslında örgütsel bir propaganda idi ama. Geç anladı, Türkiye bu gerçeği. FETÖ'cüler mi, bu ülkede rüşvete düşman? Tam aksine, işadamlarından şantajla para alan kimdi? Veya şöyle soralım.. FETÖ'cüler tasfiye edildi.. Rüşvet bugün serbest mi? İlkesizler, böyle yalanlarla, Türkiye'yi zehirlemeye kalktılar. Başaramadılar.

10

SÖZCÜ, 18 Kasım 2016: "ORUÇ TUTARDIK AMA ELİMİZDE SU DOLU ŞİŞEYLE GEZERDİK" kemalist zulüme, FETÖ'cü takıyye ile karşılık vermişler. Kemalistler oruç tutma yasağı getirmiş, FETÖ'cüler de bunu kullanarak, dindar bir hava ile insanları safına katmış, sonrasında da devleti ele geçirmeye kalkışmış. Al birini, vur ötekine.. Ne oruç yasak olsun, ne de insanlar takıyye yapmasın.. Ki, böyle derin örgütler, ülkeye hakim olmaya kalkışmasın..