AKİT MENÜ

Gündem

Görün ve not edin bu Atatürkçü geçinenleri... CHP ve İP PKK’lılara sıcak yemek götürenlerle kol kola, Sözcü uykuda!

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 19 Kasımlardaki gazete manşetlerini yorumladı. Sözcü’nün 19 Kasım 2013 tarihli ve "HALKIN PARASIYLA PKK'YA ZİYAFET" başlıklı haberini değerlendiren Karahasanoğlu, “Bu adamlar, Kemalist geçiniyorlar. Atatürkçüyüz diyorlar.. AK Parti'yi devirmek için, HDP ile kol kola giriyorlar.. Alın, daha 2013'de yaptıkları habere bakın: "BDP'li belediye, Şırnak Cudi Dağı'ndaki PKK kampına resmi araçla her gün sıcak yemek götürdü, devlet uyudu!" Şimdi ise, o sıcak yemeği teröristlere götürenlerle, CHP ve İyi Parti kol kola, PKK'yı bitirmek isteyen Tayyip Erdoğan'ı devirmeye çalışıyorlar.. Sözcü de, onlara destek çıkıyor. Görün ve not edin, bu hainlikleri..” dedi.

1

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 19 Kasımlardaki gazete manşetlerini yorumladı. Sözcü’nün 19 Kasım 2013 tarihli ve "HALKIN PARASIYLA PKK'YA ZİYAFET" başlıklı haberini değerlendiren Karahasanoğlu, “Bu adamlar, Kemalist geçiniyorlar. Atatürkçüyüz diyorlar.. AK Parti'yi devirmek için, HDP ile kol kola giriyorlar.. Alın, daha 2013'de yaptıkları habere bakın: "BDP'li belediye, Şırnak Cudi Dağı'ndaki PKK kampına resmi araçla her gün sıcak yemek götürdü, devlet uyudu!" Şimdi ise, o sıcak yemeği teröristlere götürenlerle, CHP ve İyi Parti kol kola, PKK'yı bitirmek isteyen Tayyip Erdoğan'ı devirmeye çalışıyorlar.. Sözcü de, onlara destek çıkıyor. Görün ve not edin, bu hainlikleri..” dedi.

2

SÖZCÜ, 19 Kasım 2012: “SEN ÖNCE PKK'DAN HESAP SOR TAYYİP" Kemalist Sözcü, ulusalcı generaller TSK'da olduğu müddetçe, PKK'nın bitirilemeyeceğini düşünerek, Tayyip Erdoğan'a efeleniyor: Sen önce PKK'dan hesap sor Tayyip". Sanki AK Parti'den önce PKK diye bir şey yoktu, binlerce askerimizi şehid etmemişlerdi.. AK Parti iktidara geldikten sonra böyle bir belaya muzdarip olmuşuz gibi ahkam kesiyorlar. Bugün itibari ile, o PKK dize getirildi.. Hem de FETÖ ile eşzamanlı olarak dize getirildi.. İki bela birden tasfiye edildi.. Aynı Sözcü'de "MİLLİ İRADEYE ENGEL OLDULAR” manşeti atılmış. Aynı şeyi, yani çıkarılan kanun aleyhine bir lokal sandık çalışmasını CHP'li Sarıgül değil de, HDP yapmaya kalksa, Güneydoğu’da HDP’li belediye başkanlarından herhangi biri, herhangi bir iradi işleme karşı böyle illegal sandık kursa, Sözcü yine böyle manşet atacak mıydı? Memleketin kanununda, böyle bir kanuna karşı mahallede sandık kurma diye bir düzenleme var mı? Yok. Ama olsun, “Başkasına haram da olsa bize hak” tavrı, kemalistlerin vazgeçilmez ilkelerindendir..

3

TARAF, 19 Kasım 2012: “GREVİN İZİ KALMASIN” PKK'lılar teröristlerin cezaevinden çıkarılması için açlık grevi başlattığında, "Bunları dinleyin, kulak verin" diyenler, şimdi açlık grevi bittikten sonra, bu sefer de "izleri kalmasın" diye manşet atıyorlar.. Türk Tabipleri Birliği, açlık grevi bittikten sonra, “Yanlış ve eksik tedavi Korsakoff sendromuna sebep olabilir” demiş… Biz öncesinde ve sonrasında, hiç “Yanlış tedavi edildiği için Wernicke Korsakoff oldu” denilen duymadık ama, açlık grevi yüzünden bu illete yakalananı çok duyduk… Peki Tabipler Birliği’nin aklına bu meret niye grev başlarken değil de bitince geldi? Hani bu adamlar, ölmeyi göze almışlardı, hastalık ne ki? Veya, devlet ne yapsın, ölümü göze alanlar, hastalandı diye, bu sefer de onun için mi tahliye kararı verilsin?

4

CUMHURİYET, 19 Kasım 2013: “DEVLET ÖĞRENCİNİN PEŞİNİ BIRAKMIYOR” Kemalist Cumhuriyet'teki "Devlet öğrencinin peşini bırakmıyor" başlığını görünce, sanırsınız ki, öğrenci kaçıyor, devlet de elinde tabanca, onu kovalıyor, vurmak için. Yok böyle bir şey.. İstenen, topu topu, "Öğrenci yurtları ve kalan öğrencilerin listesi".. Bu bilgiler, bu ülkenin İçişleri Bakanlığı'nda olmasın mı? Ülkede kaç öğrenci yurdu var, kaç öğrenci yurtta kalıyor bilinmesin mi? Bunu mu istiyor Cumhuriyet? Aslında amaç şu: DHKP-C’liler, PKK’lılar üniversitelerde cirit atsın. Yurtları ele geçirsin.. Karışıklıklar çıkartsın, bunun üzerinden hükümet köşeye sıkıştırılsın… Adam gitsin cinayet işlesin, hırsızlık yapsın, milletin ırzına geçsin, sonra da “Nasıl olsa beni burada kimse bulamaz” diye üniversite yurdunda kalsın.. İstenen bu.. Bu ülkede düne kadar, mahkemenin hakkında yakalama kararı verdiği insanlar, istedikleri gibi devlet dairelerini girip-çıkıyor, otellerde kalıyordu. Oteller, karakola, kalanların listesini verme mecburiyeti getirildiğinde, "Özel hayata müdahale, fişleniyoruz" dediler.. Fişlendik mi? hayır. Sadece kanun kaçakları yakalandı..

5

SÖZCÜ, 19 Kasım 2013: "HALKIN PARASIYLA PKK'YA ZİYAFET" Bu adamlar, kemalist geçiniyorlar. Atatürkçüyüz diyorlar.. AK Parti'yi devirmek için, HDP ile kolkola giriyorlar.. Alın, daha 2013'de yaptıkları habere bakın: "BDP'li belediye, Şırnak Cudi Dağı'ndaki PKK kampına resmi araçla her gün sıcak yemek götürdü, devlet uyudu!" Şimdi ise, o sıcak yemeği teröristlere götürenlerle, CHP ve İyi Parti kolkola, PKK'yı bitirmek isteyen Tayyip Erdoğan'ı devirmeye çalışıyorlar.. Sözcü de, onlara destek çıkıyor. Görün ve not edin, bu hainlikleri..

6

BUGÜN, 19 Kasım 2013: “İŞTE FIRSAT EŞİTLİĞİ” FETÖ'cü örgütün 17-25 Aralık'tan 28 gün önceki, algı çalışmasına bakın.. Siyasi iktidara nasıl isyan ediyorlar.. Nasıl tehditler, şantajlar yapılıyor. Dershaneleri kapatılmasın diye, ne yalanlar uyduruluyor.. “Dershane sayısı arttı, üniversite kazanan öğrenci sayısı da arttı” diye düz mantık yürütmek kolay da, bu bahsettiğiniz yerlerde mesela lise sayısı ne kadar arttı, liseyi bitiren öğrenci sayısı nereden nereye geldi, onlar niye yazılmıyor? Hem parası olmayan öğrencinin dershaneye yazılamadığı yerde, nasıl fırsat eşitliğinden bahsedilir ki? Aslında amaç ne? Dershanelerle çok daha fazla kitleye ulaşıp, onları mankurt olarak yetiştirip, devletin kılcal damarlarına kadar girmek. Aslında girdiler de. Ama orada boğuldular..

7

CUMHURİYET, 19 Kasım 2015: “SURİYE'DEN CANLI BOMBA İSTEDİLER" Daha bir hafta önce, Paris saldırısının failinin Türkiye'den geçtiği iddiasını ortaya atarak, sanki Türkiye de Paris olayının içinde imiş gibi haince bir haber üreten Cumhuriyet, şimdi de, aynı örgütün Türkiye'de yapacağı bir saldırının ortaya çıkarıldığını yazıyor. Kendi kendilerini yalanlıyorlar. Türkiye, IŞİD ile birlikte ise, IŞİD Türkiye'de niye saldırı düzenliyor? Bunlarda dürüstlük aramak da, boşuna.. Böyle iftiralarla, o günü kurtarmış oluyorlar.. Ertesi günü, "nerede kalmıştık" deyip, yalanlara devam ediyorlar.. Aynı sayfadaki "NE OLDU BİZE!” başlığı da ilginç. Türkiye’de savcı öldüren katilleri “Bizden” deyip kutsayan, ülkedeki her saldırıda faillerden önce dindar halka saldıran Cumhuriyet, Fransa’da ölenler için saygı duruşunda bulunulurken bir grubun ıslık çalmasından hicap duymuş… Biz de Fransa'nın Ermenistan işgaline destek veren tavrına rağmen, Macron'dan yana haberler üreten Cumhuriyet'ten hicap duyuyoruz ama, hayat bu, ne yaparsın?

8

SÖZCÜ, 19 Kasım 2015: “CUMHURBAŞKANI HOŞGÖRÜLÜ OLMALI” VE “UÇAKTA NAMAZ” Abdullah Gül hastanede tedavi görüyor. Bunu gösteren fotoğrafın altına bir kemalist, "Ya insanda biraz utanma olacak. Gerçi bu yüzle de çok utanılır ya.. Artık millet anladı sizin nasıl bir yaratık olduğunuzu" diye yazmış. Cumhurbaşkanı Gül şikayetçi olmuş.. Mahkeme de beraat kararı vermiş. Şimdi o Gül, “Kamusal alanda başörtülünün yeri yok” diyen Ahmet Necdet Sezer'i sevenlerle işbirliğine soyunuyor. Halkının bir kısmına “Gidip Arabistan’da yaşasınlar” diyen Süleyman Demirel'in izinden gidenlerle kolkola yürüyor. Kendisine, "utanma yok" diyen, "yaratık" diyen adamlarla, sırf Erdoğan'ı devirmek için, birlikte yol yürüyor. Sözcü'deki ikinci haberde de, bazı yolcular namaz kılınca, diğer yolcuların eylem yapılacak zannettiği yazılı… Algının güzelliğine bak, namaz varsa uçakta eylem var… Bir de aklınca kılçık atıyor, “Uçakta kıbleyi nasıl buldular” diye… Kılmaya niyetlen, öğretiriz…

9

CUMHURİYET, 19 Kasım 2016: “BU UTANÇ SİZİN” Elli defa denildi ki, “Tecavüzcüye af çıkmasın. Ama erken yaşta, bütün tarafların rızasıyla evlenenlere de tecavüzcü muamelesi yapılmasın”. Yıllar geçti, o teklif yasalaştırılamadı. Bugün dahi âlâ aynı terane… Samimi olsalar, “18 yaşından küçüklerin evlenmeleri suçsa, rızaya dayalı birliktelikleri de suç olmalı” demeleri lazım ama, dert aile kurumuyla olunca akla bile gelmiyor…

10

KARAR, 19 Kasım 2016: "NEREDEN ÇIKTI BU YASA" Muhafazakar geçinen Karar gazetesi, erken yaşta evlenenler için çıkartılacak bir defalık cezalarının askıda bırakılması teklifine böyle karşı çıkmış.. Tanıyın, hafız olduğunu iddia edenler, dindarlıkları üzerinden söylem geliştirenler, bakın üç tane feministin dümenine nasıl girmişler. Nasıl, laikçilerin yalakalığına soyunmuşlar. Aynı gazetede, 2016 yılından bir Bellini haberi. Erem İmamoğlu'na, Bellini'nin diye, Fatih portresine 10 milyon lirayı ödettirenler, yoksa bu Karar'cılar mı?

11

SÖZCÜ, 19 Kasım 2016: "VİCDANLARIMIZI SIZLATAN TEKLİF" 15 yaşında kızın evlenmesi yasak, ama kendi rızası ile birisi ile gizli gizli evlilik hayatı yaşaması serbest.. 15 yaşından bir gün küçük ise, kendisi, ailesi, herkesin rızası ile ve dini nikah yaparak dahi evlilik hayatı yaşaması yasak. Ve karşı tarafa tecavüzcü muamelesi yapılıyor.. Aileler biliyormuş, evlenmişler, çocukları olmuş, hiçbir şey dinlenmiyor.. Bu yanlış uygulama düzeltilmek isteniyor. Kemalist Sözcü, utanmadan, "AKP, 18'inden küçük kız çocuklarına tecavüz edenlerin" diye başlayarak, bile bile yalan yazıyor. Ahlaksızca, AK Parti'yi suçluyor.. Ama o AK Partililer, "sen kime, tecavüzcüyü koruyor diye iftira ediyorsun" diyemediler..