Trafik ve Yol Güvenliği uzmanı Suat Sarı, “Bakanlık da yan camlara film uygulamasını ulusal güvenlik açısından uygun görmüyor. Araçların içlerinin görünmesi lazım. Şüpheli durumların tespit edilmesini zorlaştırdığı sebebiyle yan camlara bu film uygulaması yapılmaması lazım" dedi. “Genellikle emniyet tarafından hem aracın güvenliği için hem de trafik güvenliği için filmler çok çok önem arz ediyor." diyen Suat Sarı, şöyle konuştu: "Normalde araç sürücüsünün 180 derece ön görüş alanı içerisinde sağ ve solunda kalan yan emniyet camlarında ışık geçirgenliği en az yüze 70 olması lazım, en fazla yüzde 30 yapabilir. Ama bu da aracın trafik güvenliği ve sürüşü için yapılabilecek bir şeydir. Ön cam ve ön camın yan tarafları olabilir. Ancak yan camlarda ise hem emniyet açısından, asayiş açısından hem de trafik güvenliği açısından Karayolu Trafik Yönetmeliğine göre normal değil. Bu tip araçlar muayeneye gittiği zaman da 'hafif kusurlu' olarak değerlendiriliyorlar. Bu zaten Avrupa Birliği standartlarında da bu şekilde uygulanıyor. Daha fazla bu filmler uygulanırsa da ' ağır kusurlu' olarak da değerlendirilebiliyor. Cezası 288 lira da olabiliyor, üzerine muayene sonrası 'hafif kusurlu' olarak yazılabiliyor. Bu şekilde uygulamalar yapılabiliyor. Bakanlık yan camlara film uygulamasını ulusal güvenlik açısından uygun görmüyor. Araçların içlerinin görünmesi lazım. Şüpheli durumların tespit edilmesini zorlaştırdığı sebebiyle yan camlara bu film uygulaması yapılmaması lazım. Bazen fabrikasyon olarak hatalı yapılan bu tip filmli araçların birçoğu muayenede geçemediği ya da kontrollerde problem yarattığı için bir çok servis aracı, öğrenci, personel servis aracı ya da minibüslerin birçoğu o camlarını değiştirmek zorunda kaldı. Bu şekilde araçların seyretmeleri kendileri için bir risk. Zamanı gelip muayeneye gittiği zaman da ikinci bir risk almış oluyorlar. Kuralları uygulamaları lazım.