AKİT MENÜ

Medya

Abdülhamid Han'ın bir tertibi mi? Damat Ferit Paşa mı, yoksa Selim Paşa mı gerçek mason?

Payitaht Abdülhamid’de herkesin merakla beklediği mason paşanın kim olduğu ortaya çıktı. Peki gerçek tarihte Selim Paşa mason mu? Yoksa Sadrazam Damat Ferit Paşa mı mason? Selim Paşa'nın dizide mason çıkması bir tertip mi?

1

Payitaht Abdülhamid’de herkesin merakla beklediği mason paşanın kim olduğu ortaya çıktı. Peki gerçek tarihte Selim Paşa mason mu? Yoksa Sadrazam Damat Ferit Paşa mı mason? Selim Paşa'nın dizide mason çıkması bir tertip mi?

2

Tarihte İttihatçılara göre mason olduğuna dair bir bilgi yok ama Selim Melhame Paşa hakkında öyle iddialar var ki...

3

Bilgiler güvenli değil çünkü o zamanın basını ittihatçıların görüşü dışında yazı yazmadığı bilinmektedir. Üstelik 2'nci Abdülhamid son zamanına kadar Selim Paşa'yı yanından ayırmamıştır.

4

2.Abdülhamid’in çok iyi bir istihbarat ağı vardı, Selim Paşa’nın rüşvetçi veya mason birisi olduğunu bilmemesi mümkün değil ve böyle birisini de o görevde hayatta tutmaz.

5

Payitaht Abdülhamid dizisinde, Abdülhamid Han'ın paşaları toplayıp mason paşayı açıklaması diğer düşündüğü Sadrazam Damat Ferit Paşa’yı daha rahat takip etmek için de olabilir. Yani bu olayın, bir tertip olması da muhtemel.

6

Sadrazam Damat Ferit Paşa’nın gerçek tarihte İskoç mason locasına kayıtlı olduğuna dair bilgiler var. Selim Paşa ile ilgili tarihçilerimizin daha detaylı bir araştırma yapmaları gerekmektedir. Peki Selim Melhame Paşa kimdir?

7

Selim Paşa Beyrut’taki Hristiyan Katolik Cemaatine mensup Marunî bir sarrafın oğlu olan Selim Melhame 14 Haziran 1851 Beyrut’ta doğdu. Beyrut’ta Hristiyan lisesinde okurken İstanbul’a gelerek Mektebi Sultani yani bugünkü Galatasaray Lisesi’nde lise eğitimini tamamladı. Selim Paşa, gençken geldiği İstanbul’da birçok devlet kuruluşunun alt kademelerinde çalışmıştı. Akıllı, hırslı ve vicdansız olan Selim Paşa, yükselmenin en emin yolunun Saray’dan geçtiğini çok geçmeden keşfetmiş ve kendini Saray hafiyeleri kadrosuna aldırmakta zaman kaybetmemişti. Üstün zekâsıyla, Ziraat, Maadin ve Orman Nazırlığı görevinde on beş yıl kalmış ve bu sürede Türkiye’nin tüm maden zenginliğini neredeyse bütünüyle kendi kontrolü altına almıştı.

8

‘Ülkenin doğal kaynaklarını korumak’ bahanesiyle, ülkenin madenî zenginliklerinin gelişmesini durdurmuş, bu sırada hatırı sayılır bir serveti kendisinin ve kendisiyle çıkar birliği içinde hareket eden az sayıdaki insanın hesabına aktarmıştı. Yabancı şirketlere tanınmasına aracı olduğu ayrıcalıklardan aldığı komisyonların toplamının otuz milyon Frank’tan fazla olduğu sanılıyordu.

9

1 Ağustos’ta ise beraberinde Saray Başkâtibi Tahsin Paşa tarafından imzalanmış ve resmî görevde olduğunu belirten -ve dolayısıyla tutuklanıp gemiden indirilmesini engelleyen- bir belgeyle İngiliz bayrağı taşıyan bir Mısır gemisine binmiş ve yanında milyonlarca Franlık nakit parayla Osmanlı'dan kaçmayı başarmıştı.

10

Selim Melhameînin kardeşi Necib Melhame trenle yurtdışına kaçmak üzereyken üzerinde nakit olarak altmış üç bin altın Lira ve birçok gizli evrakla Edirne’de sınırdaki Mustafa Paşa İstasyonu’nda yakalanarak 31 Temmuz’da İstanbul’a getirilmişti. O tarihten beri de ev hapsinde tutuluyordu.” Eski rejimdeki resmî görevi yalnızca Nafia Nezareti Müsteşarlığı olan Necib Melhame, daha çok Saray hafiyelerin gayr-ı resmî başkanı ve Sultan’ın özel siyasal danışmanı olarak biliniyordu, işadamı olarak bulunduğu Tunus’ta sayısız defa yargı önüne çıkarılmış, üç kez fiilî tecavüzle suçlanmış ve ticarete hile karıştırmak suçundan hapse düşmekten zorlukla kurtulmuştu.

11

Tunus’u terk etmeye mecbur bırakılan Necip Melhame, Temmuz 1897’de İstanbul’a, kardeşi Selim Melhame’nin yanına gelmiş ve Sultan Abdülhamid’le görüşerek. Fransa’daki Jön Türk direnişiyle başa çıkmakta kendisinin Büyükelçi Salih Münir [Esenbel] Paşa’dan daha başarılı olacağı yönünde Sultan’ı ikna etmiş ve kendisinin Paris’e Maslahatgüzar olarak atanmasını sağlamıştı,

12

Peki Damat Ferit Paşa tarihte kimdir?

13

Şûrâ-yı Devlet üyelerinden "Gülistan" mütercimi Hasan İzzet Efendi'nin oğlu olan Ferit Paşa. İstanbul'da 1853 yılında doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra Hariciye teşkilatında görev aldı. Paris, Berlin, Petersburg ve Londra elçilikleri kâtipliklerinde bulundu. 1885'te Sultan Abdülmecid'in kızı Mediha Sultan'la evlendirildi. Üç yıl sonra vezir rütbesine yükseltilerek "paşa" unvanını aldı. Londra Büyükelçiliği'ne atanma isteği II. Abdülhamid tarafından reddedilince kamu görevlerinden uzaklaşıp eşinin Baltalimanı'ndaki konağında özel yaşamına çekildi.

14

Meşrutiyet'in ilanından sonra Ayan Meclisi'ne atanan Ferit Paşa İttihat ve Terakkî Cemiyeti'ne karşı muhalefetin yükseldiği 1911-12 döneminde içte liberalizm fikrini ve Osmanlı toplumunu oluşturan unsurlar arasında uyum ve beraberliği, dışta ise İngiltere yanlısı bir politikayı savunan Hürriyet ve İtilâf Fırkası'nın kurucuları arasında bulundu. 11 Kasım 1911 günü kurulan fırkanın ilk başkanlık görevini 25 Kasım 1911'den Haziran 1912'ye kadar Ferit Paşa üstlendi.

15

Ferit Paşa'nın siyâsî kariyeri, kayınbiraderi olan VI. Mehmet Vahideddin'in saltanatında parladı. İttihat ve Terakkî iktidarının devrilmesinden sonra Vahdeddin, 24 Ekim 1918'de Mondros'ta yapılacak mütareke görüşmelerine Ferit Paşa'nın murahhas olarak gönderilmesini önerdiyse de bu öneri İzzet Paşa kabinesince reddedildi. Rauf Orbay'a göre padişahın bu teklifinin nedeni, mütareke anlaşmasının Bulgaristan, Avusturya ve Almanya'da olduğu gibi bir saltanat değişikliğiyle sonuçlanmasından çekinmesi ve Ferit Paşa'nın kendisine sadık olacağına inanmasıydı.

16

Ferit Paşa, Tevfik Paşa kabinesinin 3 Mart 1919'da istifası üzerine ilk defa sadarete getirildi. Ferit Paşa hükûmeti, İzmir'in Yunanlarca işgali üzerine 15 Mayıs'ta istifa etti. Ancak aynı gün Ferit Paşa tekrar kabineyi kurmakla görevlendirildi. Paris Barış Konferansı'nda Türk delegasyonunun uğradığı şiddetli muamele üzerine 20 Temmuz'da tekrar istifa eden paşa, ertesi gün üçüncü kez başbakanlığa getirildi. Nihayet Sivas Kongresi'nde Müdafaa-yı Hukuk hareketinin Anadolu'da yönetimi ele geçirmesi üzerine 30 Eylül'de Ferit Paşa kabinesi üçüncü kez istifa etti. Ertesi gün işbaşına gelen Ali Rıza Paşa hükûmeti, Sivas Kongresi'nin isteği doğrultusunda genel seçimlerin yapılmasına karar verdi.

17

Ferit Paşa, yaklaşık yedi ay süren ilk üç hükûmeti döneminde bir yandan İstanbul'u işgal altında tutan İtilaf Devletleri'ni memnun edip yatıştırmaya, diğer yandan içte İttihat ve Terakkî rejiminin kalıntılarını temizlemeye yönelik bir politika izledi. İktidara gelir gelmez eski İttihat ve Terakkî liderlerinin birçoğu tutuklandı. Hemen ardından savaş suçları mahkemesi kurularak Ermeni tehcirindeki görevinden ötürü yargılanan Boğazlıyan kaymakamı Kemal Bey'in idamına karar verdi. İzmir'in işgaline karşı oluşan geniş ulusal tepki karşısında hükûmet mesafeli durmayı tercih etti.

18

16 Mart 1920'de Meclis-i Mebusan'ın işgal kuvvetlerince basılması ve iki gün sonra tatil edilmesiyle başlayan krizde Damat Ferit Paşa bir kez daha sadrazamlığa getirildi.

19

5 Nisan 1920'de kurulan ve 17 Ekim 1920'de sona eren bu son hükûmet döneminde Ferit Paşa, fiilen tükenmiş bir yönetime başkanlık etti.

20

Osmanlı hükûmetinin bu dönemde gücü, sadece İtilaf Devletleri işgalinde bulunan İstanbul ve çevresiyle sınırlıydı. Mart ayında yapılan San Remo Konferansı'ndan sonra Paris'teki barış görüşmelerinde de Osmanlı delegasyonunun söz hakkı kalmamıştı.

21

11 Nisan 1920'de Mustafa Kemal ve arkadaşları aleyhine çıkarılan idam fetvası ve 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması'nın imzalanması, Damat Ferit Paşa'nın altı buçuk ay süren son sadrazamlık döneminin belli başlı olaylarıdır.

22

Millî Mücadele liderleriyle anlaşmaktan başka çare kalmadığını düşünen İtilaf Devletleri temsilcilerinin saraya giderek Ferit Paşa'nın çekilmesini istemeleri üzerine Ferit Paşa kabinesi 17 Ekim 1920'de istifa etti.

23

Ferit Paşa, Millî Mücadele'nin zafere ulaşması üzerine 21 Eylül 1922'de Avrupa'ya kaçtı. 6 Ekim 1923'te Fransa'nın Nice şehrinde öldü.